PKK’li erkek gerillalar 8 Mart'ı değerlendirdi
12:09
Devrîm Amed/ JINHA
BEHDİNAN – 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü değerlendiren PKK’li erkek gerillalar, 8 Mart’ın bir direniş günü olduğunu belirterek, “Bu gün erkeğin kendisini sorgulaması ve ataerkilliğinden utanması gerekiyor. Bu gün ataerkillikten utanma günüdür. Erkek, duruşunu gözden geçirmeli ve özgürlük ölçülerinde yükselmelidir. Bu gün özgürlük, eşitlik günüdür” dedi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle dünyanın birçok yerinde kadınlar alanlara çıkarken, PKK saflarında bulunan erkek gerillalar da 8 Mart’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 23 yıldır PKK saflarında bulunan gerillalardan Rêdan Bagok, PKK ve Kürt halkı içerisinde kadının gelişimini değerlendirerek, "Kadın hareketi, Kürt halkı ve hareketimiz içinde yeni bir milattır. İnsanlık tarihinde hiçbir kimse ya da tarihte adı geçen Önder Apo kadar kadın özgürlük konusuyla ilgilenmemişler, kadın ve toplum için bu kadar umut olmamışlar. Önder Apo ahlaki ve politik toplum ve toplumsal mücadelenin düzeyini yükseltmek için kadına öncü ve temel bir rol verdi” dedi.
'Tüm günler kadın günü oldu'
Rêdan Bagok, kadının özünün egemenlerin tarihi içerisinde kaybedildiğini ve bununla da toplumun düşürüldüğünü belirterek, “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve PKK'nin çıkışıyla, kadının özü gerçek anlamıyla bir daha ortaya çıktı. Çünkü sorun tüm toplumun ve tüm erkeklerin sorunu olmuştu. Önderlik kendisi de ‘kadının sorunu aynı zamanda erkeklerin sorunudur’ dedi ve aynı zamanda kadının ve erkeğin sorunu üzerinde eşit bir şekilde durdu. Ve çözümü erkek kişiliğini sorgulamak istedi" diye belirtti. Rêdan konuşmasını şöyle sürdürdü: "PKK ve PAJK'ın inşasıyla tüm günler kadın günü oldu. 8 Mart her ne kadar sembolik olarak kutsansa da, tüm Kürdistan kadının yüzyılının yaşanmasından kadınların ulaştığı düzey bellidir. Önder Apo da bu yüzyılı kadınların yüzyılı olarak değerlendirdi. Kadınlar özgürlük mücadelelerini yücelttiler."
'Ataerkillikten utanma günüdür'
PKK saflarına 24 yıldır katılan Osman Aslan da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne ilişkin konuşarak, “8 Mart sadece kutlanılacak bir gün değil, 8 Mart bir direniş günüdür. Bu gün erkeğin kendisini sorgulaması ve ataerkilliğinden utanması gerekiyor. Bu gün ataerkillikten utanma günüdür. Erkek duruşunu gözden geçirmeli ve özgürlük ölçülerinde yükselmelidir. Bu gün özgürlük, eşitlik günüdür. Önder Apo ‘kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez’ demiştir. Bugün kadınlar kadar erkeklerinde özgür bir toplumun yaratılmasında rollerini oynaması gerekiyor. Kürt kadınları verdiği bedellerle bu günü daha anlamlı kılmıştır. Sema arkadaşın şehadeti büyük miras oluşturmuştur. Toplumun özgürlük mücadelesini veren PKK'liler olarak eğer biz kendimizi kurtarmazsak, hiçbir zaman toplumu da özgürleştiremeyiz. Kadının ulaştığı özgürlük düzeyiyle kendimizi de özgürleştirebiliriz. Erkeğin; toplum, doğa ve yaşamı tanıyabilmesi için ataerkilliğin gericiliğini ve gelenekselliğini aşması gerekir. Bunun için de zihinsel değişim gerekiyor."
‘Kadın paradigmasıyla hareket ediyoruz’
Tüm özgürlük emekçisi ve mücadeleci kadınların 8 Mart’ını kutlayan PKK’li Çeko Şimal de 8 Mart’a ilişkin duygu ve düşüncelerini şöyle ifade etti: "Ben 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü tüm özgürlük emekçisi kadınlara ve tüm direnişçi kadınlara kutluyorum. Toplumun tüm kesimleri ve kendi düşünceleri ve ideolojileriyle bu günü ele alıyor, değerlendiriyorlar. Kürt Özgürlük Hareketi PKK de 8 Mart'ı değerlendiriyor. Her şeyden önce PKK paradigması kadın eksenli oluşturulmuş. Yaşamı, felsefesi ve bakışı kadın eksenlidir. Bu anlamda PKK Kürt halkı içinde büyük bir değişim de yarattı. Özellikle Kürt toplumu ve psikolojisindeki farklılıklar ortadadır. Kadınlar ne kadar bilinçlenirse özgürlük düzeyi de o kadar kesinleşiyor. Eğer Kadın Özgürlük Hareketi'ni değerlendirecek olursak, bunu kadının devrimiyle değerlendirmemiz gerekiyor. Çünkü kadının değiştirme gücü çok fazla ve toplumu da bu şekilde özgürlük arayışı içine koyuyor. Bu Rojava devrimiyle daha fazla ispatlandı. Eğer YPJ olmasaydı Rojava halkının hepsi katliamla yüz yüze kalacaktı. Şimdiye kadar görülmeyen bu güçle bir devrim gerçekleştirildi. Kadının öncülüğü ve gücüyle heybetli bir devrim gelişti."
'Sistem güçsüz kadın yaratmak istiyor'
Çeko, sistemin güçsüz kadın yaratmak istediğini belirterek, "Çünkü kadının köleliğiyle kadın boğulmak isteniyor. Yine sistem özgürlüğe doğru giden kadından intikam almak istiyor. Kötü erkekler yoldan çıkmalarını şiddetle, tecavüzle gösteriyor. Buda temelini devletten alıyor. Kadının olmadığı yerde sertlik, dogmatizm ve vicdansızlık vardır. Dogmatizm ve tekçilik temelini erkek egemen zihniyetten almaktadır. Kadın çok yönlü bakmakta, yöntemleri zengin ve çözüm getiriyor. PKK içinde kadının varlığı, erkekleri tüm egemen yaklaşımlardan ve hiyerarşiden kurtarıyor" dedi.
(şg/mg)

