Kadın Hukukçular: İstanbul Sözleşmesi hayata geçirilsin

17:40

 


JINHA


ANTALYA - 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir araya gelen Antalya Barosu Kadın Hakları Kurulu üyeleri, , İstanbul Sözleşmesi'nin ön gördüğü tüm yükümlülüklerin biran önce hayata geçirilmesini, kadına yönelik şiddet davalarında uygulanan 'haksız tahrik' indirimleri kaldırılmasını ve 5237 sayılı TCK'nın 29'uncu maddesinin bu davalarda uygulanmamasını istedi.


Antalya Barosu Kadın Hakları Kurulu üyeleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle kadına yönelik şiddete karşı farkındalık yaratmak amacıyla Antalya Adliyesi binası içinde bir haftadır kurdukları masa anketinin sonuçlarını paylaşmak amacıyla adliye binası önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya Antalya Barosu'ndan avukat kadınlar katılım gösterdi. Açıklamada kadınlar adına konuşan Antalya Barosu Kadın Hakları Kurulu Üyesi Feden Şengün, amaçlarının avukat kadınların kadın sorunlarına yönelik bakış açılarını, kadın temsiliyetini ölçmek ve kadın avukatlarda farkındalık yaratmak olduğunu belirtti. Feden, "Tüm dünyada kadın sorunlarına çözüm önerilerinin, kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın kaldırılması ve kadına yönelik şiddete son verilmesi istemlerinin bir kez daha dile getirildiği bugün ülkemizde kadınlar, maruz bırakıldıkları cins kırımına isyanlarını haykırmaktadır. Mart ayının ilk dört gününde 4 kadın katledildi. Sakarya'dan İstanbul'dan, Adana'dan gelen haberler yetmedi, daha Canan'ın, Hüsne'nin katillerinin yargılaması başlamışken, Deniz öldürüldü. Bunun adı cins kırımıdır" diye konuştu.


'Devlet kadınların haklarını korumalı'


Türkiye'deki kadınların yaşamın her alanında şiddete maruz kaldığını belirten Feden, "8 Mart anneler ya da sevgililer günü değildir. Bu bağlamda, İstanbul Sözleşmesi'nin ön gördüğü tüm yükümlülüklerin biran önce hayata geçirilmesi gereklidir. Kadına yönelik şiddet davalarında uygulanan haksız tahrik indirimleri kaldırılmalı, 5237 sayılı TCK 'nın 29'uncu maddesi bu davalarda uygulanmamalıdır. 'Namus'  adı altında işlenen cihayetler uluslararası hukuk açısından yargısız infaz olarak kabul edilmektedir. Bu cinayetleri engellemek için farklı düzeylerde stratejiler geliştirilmelidir. Şiddet gören, ölümle tehdit edilen kadınlar tüm yasal haklarını öğrenmeleri ve kullanmaları sağlanmalıdır. Kadınların insan hakları, kadınları yok sayarak tesis edilemez. Kadınlara yönelik her tür düzenleme, kadınların ve kadın örgütlerinin görüşleri alınarak yapılmalıdır" dedi.


(hy/zd/mg)