Popüler-piyasa dergilerine alternatif: Roza
09:05
Asiye Tekin/JINHA
ANKARA - Ankara Üniversitesi'nde öğrenci olan bir grup Kürt kadını tarafından hazırlanan Roza Dergisi 4 Nisan'da 1'inci yaşını dolduruyor. 1990'larda çıkan ilk Kürt kadın dergisi Roza'dan adını alan dergi, kadınların komünal emeği ile hazırlanıyor ve özellikle cezaevindeki kadınlara ulaştırılıyor. Roza'nın çalışanları, "Özgürlük mücadelesinde bir zerre, bir damla olabilirsek ne mutlu bize" diyor.
1996'da yayınlanan ilk Kürt kadın dergisi Roza'nın ismini alan ve 4 Nisan 2014 yılında Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde (DTCF) okuyan bir grup kadın öğrenci tarafından çıkarılan Roza Dergisi birinci yaşını dolduruyor. Kadınların komünal üretimi ili hazırlanan dergi özellikle Kürt kadınlarının kültür sanat alanında sesi olmayı hedefliyor. 6. sayısında ağırlık olarak 8 Mart ve Newroz'u işleyecek olan derginin yayınlanış hikayesini Roza Dergisi çalışanı Ruveyda Tunç anlattı. İsmini aldıkları Roza Dergisi'ni hatırlatan Ruveyda, "1996'da feminist Kürt kadınların bir araya gelerek oluşturdukları Roza Dergisi fikirsel ayrılıklar sebebiyle bölünüyor ve dağılıyor. Bu yüzden Roza dergisinin ismi ortadan kalkıyor. Bizde bu ismi ve geleneği sürdürmek istedik onun için dergimizin ismini Roza yaptık" dedi.
Fatma ve Emel'in hayali gerçek oldu
Dergiyi çıkarmak için ilk fikri veren iki arkadaşlarının PKK'ye katıldığını ve ardından onların hayallerini gerçekleştirmek için yola çıktıklarını kaydeden Ruveyda, "DTCF'de dergi çıkarma fikrimiz yıllar öncesine dayanıyor. Yaptığımız iki girişim de çeşitli tutuklamalar yüzünden yarım kalmıştı. O vakitler bu çalışmayı beraber planladığımız arkadaşların çoğu, şimdi başka yerlerdeler. Bu arkadaşlardan özellikle ikisini anımsamakta fayda vardır. Emel ve Fatma arkadaşlar, ya da bizim Emelê ve Fatê'miz, şimdi bizden çok uzak yerdeler. İkisi de düşlerinin ardına düşen iki güzel insan. En iyilerimizdi onlar. Bu fakültenin duvarları arasına da, bu kente de sığmadılar. O çok sevdikleri güvercinlerinin kanadında uzakların yolunu tuttular… Duygusal yönüyle bakarsak bu dergi, daha çok onların yarım bıraktığı bir işi sürdürme çabasıdır…" dedi.
4 Nisan'ın anlamı ve Roza
Derginin isminin kendileri için anlamlı olduğunu belirten Ruveyda, "Roza ya da açarsak ro/gün,güneş - za/doğma, doğum… Roza Kürtçe bir sözcük ve daha çok "Gündoğumu", "Gündoğdu" olarak çevriliyor. Ama asıl anlamı güneşin doğum yapma eylemidir. Güneş, doğuşunu gerçekleştiriyor, içindeki ışığı, aydınlığı, enerjiyi salıveriyor. Bir bahar mevsiminde çıkıyoruz. Aylardan Nisan ve ilk doğuşumuz ayın dördüne denk geliyor. 4 Nisan Kürtler için kelimenin gerçek anlamıyla güneşin doğduğu gündür. Yılların karanlığından sonra, böylesine güzel bir günde güneş, tüm kızıllığıyla hüzmelerini Kürdistan topraklarına bırakıyor. Bu ışığın canlılığıyla doğan bir dağlı, yıllar sonra Kürtlerin Güneş'ine, Roj'una dönüşüyor. Ve şimdi Kürtler bu Adalı-Dağlı Güneşin aydınlığında özgürlüğe ve zafere doğru yürüyorlar. Evet, bir dört nisanda, bir kere Kürtler için Ro-Za/güneş-doğdu…" diye anlattı.
'Zindanlardan yazı bekliyoruz'
Yerelden başladıklarını ama amaçlarının herkese ulaşmak olduğunu söyleyen Ruveyda sözlerini şöyle sürdürdü: "Doğuşumuz DTCF'de gerçekleşti ama bu dergi salt DTCF dergisi değildir. Zindanlardaki hevallerden, yoldaşlardan özellikle yazı bekliyoruz. Burası onlarındır. Arkadaşların varsa eleştirileri bize iletebilirler, bundan memnun kalırız. Yerelden çıkış yaptık ama burayla sınırlı kalmayacağız. Dergimizi Kürdistan'ın ve Türkiye'nin her yerine ulaştırma çabasında olacağız…"
Popüler kültüre inat
"Roza, aynı vakitte sistem tarafından dayatılan ve kabul ettirilmek istenen hakim popüler sistem kültürüne bir karşı duruştur" diyen Ruveyda özellikle yozlaşmış-piyasalaşmış kültür sanat dergilerinin aksine belli bir çizgiyi koruyacaklarını söyledi. Ruveyda son olarak sözlerini şöyle tamamladı: "Piyasa dergileri çevresinde belli bir elit kesim yaratılıyor. Ve sanki, sadece o elit kesim kendini ifade etme hakkına sahipmiş gibi, yeni edebiyatçı adaylarına tüm kapılar kapatılıyor. Buna karşı, kültür-sanat alanında alternatif yayınlar oldukça sınırlı. Sol kesimlerce çıkarılan kültür-sanat dergilerinin çoğu da piyasa dergilerinin farklı bir versiyonu. Biz Kürtlerin durumu da ortada. Şu an yayın yapan dergilerin çoğu Roza ile aşağı yukarı aynı dönemde yayına başladılar… Roza ile genç kuşaktan arkadaşların kendileri ifade edebilecekleri bir alan yaratmak istedik. Elimizden geldikçe de genç arkadaşların ürünlerine yer verdik, veriyoruz. Dil olarak da önceliğimizi Kürtçeye veriyoruz. Ve mümkün olduğu ölçüde Roza'da Kürtçeyi hakim kılmaya çalışıyoruz."
(fk)

