Nuran Ağırnaslı: Yüreklerin verdiği yakınlıkla birbirimizi anlıyoruz
10:03
Cahide Harputlu/JINHA
KOBANÊ - Kobanê'de yaşamını yitiren enternasyonalist devrimci Suphi Nejat Ağırnaslı'nın annesi Nuran Ağırnaslı, özgürleştirilen kenti ziyaret etti. Nuran, "Nejat'ın yoldaşlarının gözünde o inancı, gördüm. Eğer böylesi güçlü bir inanç varsa her şey çözülür diye düşünüyorum. O nedenle şehirdeki tahribat, yıkıntılar ikinci planda kalıyor. Buradaki kadınlarla aynı dili konuşmasak da yüreklerin verdiği yakınlıkla birbirimizi anlıyoruz" dedi.
Kobanê direnişinde yaşamını yitiren enternasyonalist devrimci Suphi Nejat Ağırnaslı'nın (Paramaz Kızılbaş) annesi Nuran Ağırnaslı 8 Mart öncesi Kobanê'ye yaptığı ziyareti ve "ona söz verdim" diyerek, kızıl bayrağı Miştenur Tepesi'ne diktiği ana ilişkin duygu ve düşüncelerini paylaştı. Uzun bir zamandır Rojava'ya gelerek devrimi yerinde görmek, tanımak istediğini belirten Nuran, Nejat'ın yaşamını yitirmesinden sonra çeşitli sebeplerden dolayı özellikle de sağlık sorunlarından kaynaklı Kobanê'ye gelemediğini dile getirdi. Nuran, ''İlk gelişte gördüğüm, herkesinde dikkatini çekebilecek biçimde harabeye dönmüş bir şehirdi. Evet yıkıntılar var, şehirde büyük bir tahribat yaşanmış ama bunlardan çok daha önemli olan insanların istediği zaman çok şeyi başarabildiğini ve iradenin rolünü görebilmekti. O inancı, bunu insanların yüz ifadelerinde görmek mümkündü. Eğer böylesi güçlü bir inanç varsa her şey çözülür diye düşünüyorum. O nedenle şehirdeki tahribat, yıkıntılar ikinci planda kalıyor'' diye konuştu.
'Nejat'ın yoldaşlarıyla olmak iyi geldi'
8 Mart vesilesiyle Yekitiya Star öncülüğünde yapılan yürüyüşe de katılan Nuran, gittiği Miştenur Tepesi'ndeki yaşadıklarını ve duygularını paylaştı. Nuran, ''Bugün öncelikle kadınların düzenlemiş olduğu yürüyüşe katıldık. Farklı bir tecrübe oldu bizler için, özellikle de YPJ'li kadınları ziyaret etmek beni çok etkiledi ve duygulandırdı. Nejat'ın yoldaşlarıyla olmak güzel bir duygu elbette ayrıca Nejat'ın şehit düştüğü yere, Miştenur Tepesi'ne de gittik" dedi.
'Onlar insanlığa güzel bir miras bıraktı'
Nuran, konuşmasının şu sözlerle sürdürdü: ''Cenazeyi şu anda almak mümkün değil denildi bize çünkü DAİŞ katlettiği kişilerin üzerine bomba yerleştirdiği için daha önceki aramalarda bu bombaların patlaması yeni şahadetlerin yaşanmasına sebep olmuş. Bu riskten dolayı cenazeye henüz ulaşılamadı. Benim Nejat'a sözüm vardı çarpıştığı tepelere kızıl bayrak dikeceğiz diye. O nedenle bugün babası, dost ve yoldaşlarıyla beraber tepeye gittik ve kızıl bayrağı şehit düştüğü yere diktik, tekrar selamlaştık. Daha sonra kendi türkülerimizi onlara atfettik, marşlar söyledik. 'Kızıl bayrak dikeceğiz' marşını okuduk. Sonra arkadaşları 'Bir oğul büyütmelisin, kavgada yiğit olmalı' türküsünü ona armağan etti. Çok fazla etkileniyor insan duygusal olarak, elde olmadan. Ben de uzun zamandır yapmak istediğim şeyi, ona söz verdiğim biçimde yaptım. Buruk da olsa sevindirici bir duygu. Güzel şeyler her zaman bedel istiyor maalesef. Bu bedeli de en ağır biçimiyle, hep beraber ödedik. İspanya iç savaşında yaşanan dayanışmanın bir benzeriydi Kobanê'de yaşananlar. Orada yenilgi vardı belki; ama orda yaşanan enternasyonal dayanışma ruhu unutulmadı. Yakın bir zamanda genç bir Avustralyalı çocuğun haklı gördüğü bir savaş uğruna şahadetine tanık oldu bu topraklar. Bu anlamıyla insanlığa güzel bir miras bıraktılar. Biraz unutulmaya yüz tutmuş bir kültürü, dayanışma kültürünü yeniden canlandırdılar.''
'Sekülerizmin tek güvencesi kadınlar'
Kobanê' de yaşanan kadın devrimine de değinen Nuran, Kürt kadın hareketinden öğrenilecek çok şeyin olduğunu vurgulayarak, "Kadının 'berdelle' verildiği, erkeklerin kadınların elini sıkmadığı, kızların çocuk yaşta evlendirildiği, okutulmadığı bir coğrafyada böylesi bir kadın hareketinin oluşturulmasını müthiş bir şey olarak değerlendiriyorum. Buradaki devrimde kadın devrimcilerin rolünü, büyüklüğünü gördüm. O gözlerindeki ışıltıyı gördüm. YPJ'li kadınlarla, arkadaşlarla aynı dili konuşmuyorduk ama o yüreklerin bir olmasının verdiği bir yakınlıkla anlıyorduk birbirimizi. Bugün bölgede özellikle kendini çok aydın gören bir kesim için diyebilirim ki sekülerizmin tek güvencesi Kürt hareketi ve onun kadınlarıdır. O nedenle onların mücadelesinden çok şey öğreneceğimizi söylüyorum'' diye konuştu.
'Yapmamız gereken çok şey var'
Türkiye'de ciddi bir kadın mücadelesinin verilmesi gerektiğine vurgu yapan Nuran, kadınların mücadelesinin olması gereken düzeye henüz ulaşamadığına işaret ederek, "Mesela Türkiye'deki kadın cinayetlerinde müthiş bir artış var. 'namus' adı altında bu cinayetleri işleyenler mahkeme karşısında da hak ettiği cezayı almıyor. Türkiye'de bu nedenle çok ciddi bir kadın mücadelesinin verilmesi gerekiyor. Çünkü 'kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin' diyen zihniyet hala kendini yaşatabiliyor bu topraklarda. O nedenle işimiz çok kolay değil ve yapmamız gereken çok şey var" dedi. Nuran, son olarak 8 Mart vesilesiyle kadınların gününü kutladı.
(ns/fk)

