Kadın hukukçular: Tüm renklerimizle alanlarda olacağız
12:57
JINHA
AMED - Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Danışma ve Uygulama Merkezi'nin 8 Mart vesilesiyle düzenlediği toplantıda konuşan merkezi koordinatörü Avukat Serap Erkuş, 158 yıl önce New Yorklu dokuma işçisi kadınların üreten ellerinin yakılarak kömüre dönüştürüldüğü gün başlayan isyan ruhunun, bugün kadınlara dayanışma ve birlik olma günü olarak kaldığını söyledi.
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Danışma ve Uygulama Merkezi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne ilişkin basın toplantısı düzenledi. Diyarbakır Barosu Adli Yardım binasında yapılan toplantıya Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Danışma ve Uygulama Merkezi üyeleri ve Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi katıldı. Toplantıda konuşan Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Dayanışma ve Uygulama Merkezi Koordinatörü Serap Erkuş, 158 yıl önce New Yorklu dokuma işçisi kadınların, üreten ellerinin yakılarak kömüre dönüştürüldüğü gün başlayan isyan ruhunun, bugün kadınlara dayanışma ve birlik olma günü olarak kaldığına işaret etti.
'Her gün büyüyen isyanımızla mücadele edeceğiz'
Kadınların, yüzyıllardır şiddetin, ayrımcılığın, sömürünün her türlü biçimiyle ötekileştirildiğine dikkat çeken Serap, "Kadınları yok sayanlara karşı mücadele ediyoruz. Bu mücadele ve yaratmış olduğu irade birliği, biz kadınların özgür yaşamı inşaya başladığının bir göstergesidir. Bu mücadele sayesinde tüm renklerimizle yarın alanlarda olacağız" dedi. Serap, kadınların, kadın katliamlarını, nefret cinayetlerini, tacizi, tecavüzü ve kadına yönelik her türlü şiddetin sürmesini sağlayanlara karşı her gün büyüyen isyanla mücadele edeceğini dile getirdi.
'TCK'da düzenleme yapılmalı'
Kadına yönelik ayrımcılığın ve şiddetin önüne geçilmesinde, eğitim, sağlık, adalet, güvenlik ve sosyal hizmetler birimlerinin koordinasyon halinde çalışılması gerektiğine vurgu yapan Serap, TCK'da kadına yönelik şiddet ve kıyımların önüne geçilebilmesi adına bir an önce "Haksız tahrik", "Takdiri indirim sebepleri", "Af kapsamı" gibi hükümlerde düzenlemeler yapılması gerektiğini dile getirerek, kadına yönelik şiddetin cezalandırılmasında etkili bir suç ve ceza sistematiğinin oluşturması gerektiğine vurgu yaptı.
'Kadın cinayetleri yüzde 1400 artış gösterdi'
Her gün ortalama 5 kadının öldürüldüğü Türkiye'de, 2002 ile 2009 yılları arasında kadın cinayetlerinin yüzde bin 400 artış gösterdiğini hatırlatan Serap, "2009 yılından bu yana Adalet Bakanlığı tarafından istatistikler kamuoyu ile paylaşılmamıştır. Ancak sivil toplum kuruluşlarının yapmış oldukları istatistiklere göre 2014 yılında 294 kadın öldürüldüğü, 458 kadının yaralandığı, 142 kadının taciz ve tecavüze uğradığı tespit edilmiştir" dedi. Söz konusu verilerden hiç ders alınmadığına ve önlemlerin alınmadığına dikkat çeken Serap, 2015 yılının ilk 2 ayında 52 kadının katledildiğini dile getirdi.
'Savaşlarda kadınlar ve kız çocukları fiziksel ve cinsel şiddete uğradı'
Kadına yönelik şiddetin en yoğun yaşandığı süreçlerden biri olan savaşlarda, kadın ve kız çocuklarının sırf cinsiyetlerinden ötürü sayısız kez fiziksel ve cinsel şiddete uğradığının altını çizen Serap, Türkiye'de ise özelde Kürt kadınları olmak üzere kadınların uğradığı şiddeti sıraladı. Serap, "Türkiye'de bu durum özelde Kürt kadınları, genelde tüm kadınlar için işkence, tecavüz, göç, namus cinayetleri, yoksulluk anlamına gelmektedir. DAİŞ çeteleri tarafından Ortadoğu'da Kürt, Arap, Ezidi, Asuri, Türkmen ve son olarak Süryani bir çok kadın tecavüze uğramış, öldürülmüş veya kaçırılarak köle pazarlarında satılmıştır. Çatışmalardan kaçan kadınlar ise Türkiye'de çok zor şartlarda yaşam mücadelesi vermektedir" tespitlerini paylaştı.
'Tüm partiler aday listelerini cinsiyet eşitliğine göre düzenlemeli'
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Danışma ve Uygulama Merkezi olarak, 7 Haziran'da yapılacak seçimlerde tüm partilerin aday listelerinin cinsiyet eşitliğine göre düzenlenmesini istediklerini dile getiren Serap, 1 Ağustos 2014 tarihinde imzalanan İstanbul Sözleşmesi'nin bir an önce uygulamaya konulmasını istedi. Serap, Adalet Bakanlığı'na seslenerek, "Tüm şiddet mağdurlarının 'yeterli sayıda, uygun ve kolayca erişebileceği' ve buralarda kendi 'anlayabileceği dilde' hizmet alabileceği kadın danışma merkezleri, sığınaklar, ülke çapında 24 saat kesintisiz, ücretsiz telefon destek hattı ve mağdurlara yönelik tıbbi ve adli muayene, travma desteği ve danışmanlık sağlamak üzere, tecavüz veya cinsel şiddet kriz merkezleri oluşturulmasını, şiddet mağdurlarına ücretsiz hukuksal destek sağlanmasını ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ile ilişkili iltica talepleri ve geri göndermeme ilkesi uygulanmalısını Adalet Bakanlığı'ndan talep ediyoruz" taleplerini sıraladı.
(sg-tt/ns/fk)

