Cumartesi Anneleri, kaybedilen kadınların akıbetini sordu
13:33
JINHA
İSTANBUL - Bu haftaki eyleminde gözaltındayken kaybedilen ve katledilen kadınların akıbetini soran Cumartesi Anneleri, "Onlar, kadın haklarını savundukları, sosyalist, Kürt, kadın oldukları için gözaltında kaybedildiler. Makbule Ökdem, Ayten Öztürek, Rıdda Yavuz, Hamide Şarlı, Hatun Işık, Yeter Işık, Elif Işık, Gülizar Serin 3 yaşındaki kızı Dilek Serin, Lütfiye Kaçar, Ayşenur Şimşek, Hatice Şimşek, Fahriye Mordeniz, Zozan Eren, Neslihan Uslu ve Konca Kuriş'in akibeti açıklansın ve sorumlular yargılansın" dedi.
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri adalet arayışının 519'uncu haftasında da Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. "Failler belli, kayıplar nerede?" yazılı pankartı açan Cumartesi Anneleri, kayıplarının fotoğrafları ile kırmızı karanfiller taşıdı. Bu haftaki eylemde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle gözaltında kaybedilen ve katledilen kadınların akıbeti soruldu. Eylemde ilk olarak, gözaltında kaybedilen Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız konuştu. Cezaevindeki kadın tutsakları ve gözaltında kaybedilen kadınları anarak konuşmasına başlayan Hanife, "35 yıl önceki acımız neyse bugün acımız hala taze" dedi.
'Devlet kadından neden korkuyor?'
Geçtiğimiz hafta yaşamını yitiren Cumartesi Annesi Kiraz Şahin'i de anan Hanife, "Kiraz,eşini bulmak için 20 yıl mücadele etti, 'belki eşimi bulurum da öldüğümde onun yanına gömülürüm' demişti" diyerek eşini bulmadan yaşamını yitirdiğini söyledi. Hanife'nin ardından söz alan kayıp Nihat Aydoğan'ın eşi Halime Aydoğan da "Kadınlar günü, anneler günü, sevgililer günü bizim ne işimize yarıyor ki?" diye sorarak devletin kadınları öldürdüğünü, işkence ettiğini söyledi. "Devlet kadından neden korkuyor?" diye soran Halime, "Devlet, kadınların peşini bıraksın" dedi.
'Bizler erkek egemen sistemin adaletsizliğine isyan ettik'
Konuşmaların ardından bu haftanın basın açıklamasını Cumartesi İnsanları'ndan Leyla Kaya yaptı. "Bizler yıllardır erkek egemen sistemin baskılarına, zulmüne ve adaletsizliğine karşı isyan ettik" diyen Leyla, "Devlet kaynaklı şiddetin en vahşi uygulaması olan gözaltında kaybetme suçunun hedef aldığı kadınları anıyoruz" dedi. Gözaltında kaybedilen ya da katledilen kadınların erkek egemen sistemin kendilerine biçtiği rolü reddettiklerini dile getiren Leyla, "Onlar, kadın haklarını savundukları, sosyalist, Kürt, kadın oldukları için gözaltında kaybedildiler" diye konuştu. Devleti yönetenlere seslenen Leyla, gözaltındayken kaybedilen ya da katledilen Makbule Ökdem, Ayten Öztürek, Rıdda Yavuz, Hamide Şarlı, Hatun Işık, Yeter Işık, Elif Işık, Gülizar Serin ve 3 yaşındaki kızı Dilek Serin, Lütfiye Kaçar, Ayşenur Şimşek, Hatice Şimşek, Fahriye Mordeniz, Zozan Eren, Neslihan Uslu ve Konca Kuriş'in akıbetinin açıklanmasını istedi.
'Hesap sormaktan vazgeçmeyeceğiz'
Gözaltında kaybedilen ya da katledilen kadınların akıbetini açıklamak ve faillerinin cezalandırmanın devletin görevi olduğunun altını çizen Leyla, " Bu görevi yerine getirmeyen yetkililer suç işliyorlar. Devletin gözaltında kaybettiği kadınları unutmayacağız. Onları kaybedenlerden hesap sormaktan vazgeçmeyeceğiz" dedi.
(mt/fk)

