Filmmor'un 13 yolculuğu 'sinemayla direnmek'

09:02

 


Rozerin Tekin/JINHA


İSTANBUL - Filmmor'un 13. yolculuğu "Kadınların Sineması, Kadınların Direnişi, Direnişin Sineması" temasıyla 13 Mart'ta başlıyor. 6 ilde 61 filmin gösterileceği kadın filmleri festivalde iki usta yönetmen Margarethe Von Trotta ve Nahid Persson Sarvestani toplu gösterimleri yapılacak. Festival ekibinden Ülkü Songül, "Kadınların bütün hayatı direnmektir. Hayatınız hep bir şeylere, birilerine direnmekle geçiyor. Bizim direnme aracımızda kamera ve sinemadır" dedi.


Filmmor Kadın Kooperatifi (Filmmor) tarafından 2003 yılında "kadınlarla kadınlar için" diyerek yola çıkan Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali'nin 13. yolculuğu 13 Mart'ta başlıyor.


Bu yıl ""Kadınların sineması, kadınların direnişi, direnişin sineması" diyen Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali, 13 Mart Cuma günü, İstanbul'da başlayacak. 27 Nisan'a kadar devam edecek olan gezici festival 13-22 Mart'ta İstanbul'da, 28-29 Mart'ta Denizli'de, 4-5 Nisan'da Muğla-Bodrum'da, 11-12 Nisan'da Diyarbakır'da, 18-19 Nisan'da Adana'da, 25-26 Nisan'da İzmir'de olacak. Kadınların deneyimlerini, düşlerini, gündemlerini, ürettiklerini, sinemayla ve sinemada buluşturmayı dileyen festivalde filmler, yine "Kadınların Sineması", "Kendine Ait Bir Cüzdan", "Cins-iyet-ler" ve "Bedenimiz Bizimdir" başlıklı bölümler altında gösterilecek. İki usta yönetmen, Margarethe Von Trotta ve Nahid Persson Sarvestani toplu gösterimlerinin de yapılacağı festival kapsamında 25 ülkeden 60'ın üzerinde film perdeye yansıyacak. Film gösterimlerinin yanı sıra atölye, forum ve yönetmenlerin de katılacağı özel söyleşiler gerçekleştirilecek.


Geliri Şengal ve Kobane'ye


13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali festival yürüyüşüyle başlayacak. Açılışta kadınların edilgen, geleneksel, cinsiyetçi olmayan temsillerine, öznelik, öznellik, direnç, eylem ve düşlerine alan açmak ve dayanışmak amacıyla verilen Mor Kamera Umut Veren Kadın Sinemacı Ödülü sahibini bulacak. Festival kapanışında ise her yıl olduğu gibi bu yıl da 'gelecek yıllar verilmemesi dileğiyle' 7. Altın Bamya Ödülleri dağıtılacak. Geliri Şengal ve Kobane kamplarındaki kadınlara ve çocuklara aktarılacak olan festivalin sloganı ise "En az üç bilet"


'Hayatımız direnmek'


Hazırlıklara ilişkin bilgi veren Filmmor ekibinden Ülkü Songül izleyicilerin bir hafta boyunca 24 ülkeden 61 film izleme fırsatı bulacaklarını belirtti. Filmlerin temasının direniş olduğunu söyleyen Ülkü, "Kadınların bütün hayatı direnmektir. Biz bu hayatta kadın olduğumuzu öğrendiğimiz andan itibaren direnmeyi de öğreniyoruz. Ve direnmek zorunda bırakılıyoruz. Hayatınız hep bir şeylere, birilerine direnmekle geçiyor" dedi. Kadınların sahip oldukları her şeyi direnerek ve mücadele ederek elde etmek zorunda olduğunu belirten Ülkü, "Bizim direnme aracımızda kamera ve sinemadır. Dolayısıyla böyle bir tema belirledik. Aslında biraz filmlerde bize temayı oluşturmada yardım ediyor. Bu sene gelen filmlerde direnişle ilgili belgesel filmlerdi. Bizde böyle bir çerçeve belirledik festival için" şeklinde konuştu.


Nahid ve Margarethe'nin filmleri toplu gösterimde


Bu yıl iki toplu gösteri hazırladıklarını belirten Ülkü, bu gösterilerden birinin Nahid Persson Sarvestani'nin filmleri olduğunu kaydetti. Ülkü, " Nahid Persson Sarvestani,  İran devrimi sırasında bir şekilde kaça bilmiş ve İsveç'e yerleşmiş bir kadın. Dolayısıyla yaptığı bütün belgeseller de biraz bununla ilgili. Bizim gösterdiğimiz belgesel filmleri, Kraliçe ve Ben, Çalınmış Devrimi ve Örtünün Altındaki Fahişelik" diye konuştu. Bir diğer toplu gösterimi yapılacak olan kadın yönetmenin Margarethe Von Trotta olduğunu aktaran Ülkü şöyle devam etti: "Margarethe'nin sınırlı sayıda filmlerini göstere biliyoruz. Bunlar; Kız Kardeşler, Mutluluğun Dengesi, Katharina Blum'un Çiğnenen Onuru, Marie ve Julien, Hannah Arendt ve Sevgili Roza."


'Sinemanın yüzüncü yılını kutlayacağız'


Bu yıl 'Kameraya Umut Veren Kadın Sinemacı' ödülünun Gezi direnişini belgeselleştiren İzmir Bağımsız Kadın İnisiyatifi Sineme Atölyesi ekibine verileceğini söyleyen Ülkü, geleneksel hale gelen sinemada cinsiyetçiliğe verilen ödülün adaylarının ise Yeşilçam'ın yüzüncü yılı nedeniyle, Türkiye sinemasının cinsiyetçilik sembolü olmuş film ve karakterleri olacağına dikkat çekti.


(fk)