Kadınlar: Hükümet kadını değil aileyi esas alıyor

12:08

 


JINHA


ANKARA - Kadına yönelik şiddete karşı dünya kadınlarının hep birlikte Dünya Kadın Yürüyüşü startını Nusaybin'de vermesinin ardından, kadına yine aileyi gösteren, yasaların değiştirilmesine dönük herhangi bir adım atmayan Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı ‘Eylem Planı’na kadınlardan tepki geldi. Kadınlar,  “Birçok şiddet biçiminin ve şiddetin yeniden üretilmesinin merkezi aileyken, bunca hakikate rağmen hala kadını değil aile esas alınarak politikalar geliştirilmesini samimiyetsiz buluyoruz” dedi.


Dünya Kadın Yürüyüşü (DKY) 4. Eylem Yılı'nın startının verildiği Mardin'de, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde hükümetin, "Kadına yönelik şiddete karşı eylem planı" açıklandı. Toplam 13 maddeden oluşan "Seferberlik planı"nı değerlendiren kadın örgütleri, açıklanan planın kadına dönük şiddet olaylarında olumlu anlamda ciddi bir dönüşümü sağlayamayacağı görüşünde. Kadınlar, hükümeti kadına dönük politikalarında samimi olmamakla eleştirdi. Kadın Dayanışma Vakfı Üyesi Gülser Ülker, açıklanan plan kapsamında dile getirilen unsurların önceki eylem planlarında da yer aldığını hatırlatarak, farklı olarak "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Çalışmalar" isimli ek bir maddenin oluşturulduğunu kaydetti.


‘Başbakanın açıklamaları karamsarlık getiriyor’


Gülser, "Bu durum sadece eylem planı için geçerli değil, hem merkezi hem de il bazında kurulacağı söylenen izleme komiteleri, il eylem planları zaten önceki yasal düzenlemeler gereği yapılmış olması beklenen çalışmalardı. Aslında bu birimlerin kurulduğu, çalıştığı iller bile var. 140 bin polis ve 35 bin sağlık personelinin kısa süre içinde eğitime alınacağı söyleniyor ki bu eğitimler daha önce verilmişti. Eğitim veren kurumlarla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı arasında imzalanmış protokoller var. Bütün bunları göz ardı etmeden bakınca yapılan açıklamayı ciddiye almak ve güven duymak mümkün değil" dedi. Gülser ayrıca, Başbakan'ın açıklamaları içinde yer alan hususların karamsarlık getirdiğini vurgulayarak, şiddeti ve şiddet uygulayanları "bir anlık fevri davranış" ya da "hastalıklı" olarak görme anlayışının devam ettiğini, bu anlayışla yürütülecek olan çalışmaların etkili olamayacağını söyledi.


'Hükümet kadını değil aileyi esas alıyor'


AKP'nin kadını özgür, özerk ve insan olmaktan hakları olan bir birey olarak görmediğini söyleyen Ankara Kadın Platformu üyesi Sevim Özdemir ise eylem planını şöyle değerlendirdi: "Birçok şiddet biçiminin ve şiddetin yeniden üretilmesinin merkezi aileyken, bunca hakikate rağmen hala kadını değil aile esas alınarak politikalar geliştirilmesini samimiyetsiz buluyorum. Sözü edilen zihniyet devrimini AKP hükümeti önce kendisinde yapsın." Sevim, ŞÖNİM'lerde görevlendirenlerin ise kadın düşmanı olduğunu söyleyerek, hükümetin ve devletin tüm mekanizmalarının erkeklerin arkasını kollamak üzerine kurulu olduğunu ifade etti.


'Toplantının Mardin'de olması manidar'


Sosyalist Feminist Kolektif (SFK) Üyesi Hatice Erbay da açıklanan planı, Özgecan ile birlikte daha da yükselmekte olan isyanın karşısındaki bir acizlik hali olarak değerlendirdi. Hatice, Dünya Kadın Yürüyüşü'nün başladığı Mardin ilinde böyle bir açıklama yapılmasını "manidar" bulduğunu belirtti. Hatice, planın içeriğinde AKP'nin şu ana kadar söylediklerinin dışında yeni bir şey bulunmadığını belirterek, "Bu açıklamada hiç bir hukuksal düzenlemeden bahsedilmiyor. Şiddet uygulayan erkeği hala sapık olarak, hasta olarak gördüğünü söylüyor, şimdi bu anlayışla nasıl düzenlemeler ve düzeltmeler yapacaklar. Kadın konuk evleri demiş, evet şu anki sığınma evleri yetersiz, bu evlerin koşulları kötü, olanaklar çok sınırlı ve idare anlayışı çok sorunlu, nasıl düzeltilecek? Davutoğlu ve Erdoğan'ın anlayışıyla mı olacak? Mazallah diyelim" ifadelerinde bulundu.


Hatice son olarak, Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu'nun kadına dönük şiddete karşı yapmış oldukları açıklamalar ile kadın hareketinin geldiği noktayı kabul ettiklerini gösterdiğini vurgulayarak, "Samimiyetsiz de olsalar, bazı açıklamaları yapmak durumunda kaldılar" dedi.


'Eğitimi önce tacizci çalışanlarına versinler'


HDP PM Üyesi Nur Aytemur ise, "Davutoğlu'nun karşısına geçip 8 Mart gibi bu kadar önemli bir günde susmanız gerektiğini öğrendiğiniz gün, sizi ciddiye alacağız demek isterdik. Bu davranışları kadın mücadelesini basitleştirmek, hafife almaktır. Bu eylem planına güvenmiyorum. Bir erkeğin sözüne ve erkeklerden oluşan bir araştırma ekibine güvenmiyorum. 140 bin emniyet personeline bu konuda eğitim verileceğine, tüm kolluk kuvvetine toplumsal cinsiyet eğitimi versinler. Çünkü biz en büyük tacizleri, devletin kolluk kuvvetlerinden görüyoruz. Asıl devletin kendisidir şiddeti kullanan ve tacizci olan" diye belirtti.


(zd/mg)