Cinsel istismara karşı 150 kurum imza kampanyası başlattı
13:37
JINHA
HABER MERKEZİ - Mahkemelerce de kanıtlanan Suriyeli çocukların cinsel sömürü için satılmasına karşı mücadele etmek adına 150'nin üzerinde kurum, Change.org'dan imza kampanyası başlattı. Kurumlar imzaları Adalet Bakanı, Sağlık Bakanı, Aile ve Sosyal Politika Bakanı, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığına iletecek.
Çocuklara yönelik cinsel istismarın son bulması ve konuya ilişkin denetimin aktifleşmesi için imza kampanyası başlatıldı. “Çocuğa Karşı Ticari Cinsel Sömürüyle Mücadele Ağı”, “Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek için Ortaklık Ağı” ve “Çocuk Gelinlere Hayır Platformu” başta olmak üzere 150'nin üstünde sivil toplum örgütü bir araya gelerek Change.org'da kampanyayı başlattı. Adalet Bakanı, Sağlık Bakanı, Aile ve Sosyal Politika Bakanı, Türkiye Barolar Birliği Başkanı gibi kurumlara imzalarını ulaştıracak olan kurumlar, mahkemelerce de kanıtlanmış olan bu suçun bir daha işlenmemesi, suçluların ve suça ortak olmuş kamu görevlilerinin adaletin önüne çıkarılmaları, silahlı çatışmalardan kaçarak gelmiş kız çocuklarının cinsel sömürüsünün modern kölelik olduğunu ve insanlığa karşı suç olarak da tanımlandığını hatırlatarak yetkililere çocuk koruma görevlerini yapmaya çağıracak.
'Bu çağrı, çocuk koruma sorumluluğumuzdur'
İmza kampanyasını başlatan kurumlar tarafından ortak yayınlanan açıklamada, "Hürriyet yazarı Dinçer Gökçe tarafından kaleme alınan ve Hürriyet'in internet gazetesinde 3 Mart Çarşamba günü 'IŞİD davasında fuhuş, bomba tozu, terörist geçirmek ve Türk polisi var' başlıklı yazı içerisinde yer verilen mahkeme dinleme kayıtlarının incelenmesi neticesinde bu suç bildirimini ve çağrıyı hazırlama sorumluluğumuzdur. Haberde kaynak olarak gösterilen dava dosyasının içerisinde yer alan dinlemeler gösteriyor ki Reyhanlı'da bulunan 18 yaşından küçük Suriyeli kız çocukları para karşılığında kamu görevlileri dahil bölgede faaliyet gösteren doktorlar ve diğer görevlilere satılmakta, fuhuşta yaptırılmaktadır. Söz konusu durum yargı dosyalarının dinleme kayıtlarında yer almaktadır, gerçekleri kontrol edilmemiş bir dedikodu değildir" denildi.
'Türkiye çocukların güvenliğinden sorumludur'
Açıklamada, BM Çocuk Haklarına dair Sözleşme'nin, Sözleşmeye ek Çocuk Satışı Fuhşu ve Pornografisi İhtiyarı Protokolü'nün ve Avrupa Konseyi Çocukları Cinsel Sömürü ve İstismardan Koruma Sözleşmesi'nin Türkiye'nin de imzacı olduğuna dikkat çekilerek, "Türkiye'nin tüm kurum ve kuruluşları ve tüm personeli başta olmak üzere, bölgede faaliyet gösteren tüm özel sektör ve çalışanlarının, sivil toplum örgütlerinin, ağlarının ve tek tek birey olarak tüm Türkiye vatandaşlarının hangi ülkeden olursa olsun, 18 yaşından küçük her bireyin temel haklarından yararlanmasını sağlayacak ve çocuklara koruma önlemleri alma, uygulama ve takip etme sorumluluğu var" diye belirtildi.
Çocuklara yönelik cinsel istismara karşı imza kampanyası başlatan kurumların yetkili kurumlardan talepleri şöyle:
"*Basın, Çocuk ve Cumhuriyet Savcılarını çıkan ve çıkacak ilgili tüm haberleri inceleyip çocukları koruma yükümlükleri gereği kamu davaları açmaları,
*Adalet Bakanlığı'nı, ilgili dava dahil olmak üzere Suriyeli çocukların ticari cinsel sömürüsünü içeren dava dosyalarında bilerek ya da rastlantı sonucu ortaya çıkmış tüm sanıkların tespit edilmesi ve yargılanması için gerekli adımların atması; Türk Ceza Kanunu'nun 98, 278 ve 280 maddeleri gereği çocuğa ticari cinsel sömürü suçunu bildirmeyen ve hatta bu suçu islemiş olan tüm yetkililer hakkında ceza davası açılması,
*Sağlık Bakanlığı'nı ve Türk Tabipler Birliği'ni, ilgili dava dosyasında belirlenen doktordan başlamak üzere davalarda çocuk cinsel sömürüsü yapmış olduğu anlaşılan tüm sağlık çalışanlarının görevden ihraç etmesini ve gerekli yasal işlemlerin başlatılmasını,
*Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın harekete geçerek söz konusu dava dosyasında belirtilen çocukları ve benzer durumda olanları tespit etmesini, gerekli koruma ve bakım tedbirlerini yerine getirmesini, ilgili yargı süreçlerini takip ve dahil olmasını,
*Türkiye Barolar Birliği ve üyesi baroların konuyla ilgili süreçte ihmal ve istismarı bulunan tüm kamu kurumlarının ve suçluların yargılanmasını sağlamak üzere ilgili davaları açmasını ve izlemesini;
Basın Konseyi'nin üyelerine bildirimde bulunarak bu ve benzeri haberlerin daha sonra çocuk cinsel sömürü ve istismarı haberlerinde ibarelerle gerçek suçun niteliğini vurgular şekilde yayın yapmasının çocuk koruma yükümlülüğü olduğunu bildirmesini,
*Türkiye Cumhuriyeti vatandaşların Türk Ceza Kanunu'nun 98 ve 278 maddeleri gereği iç savaş sebebiyle ülkesinden kaçıp Türkiye'ye sığınan Suriyeli çocukların her türlü ihmal ve istismarına ilişkin ihbar yükümlülüklerine dair duyarlı ve aktif olmasını talep ediyoruz."
(zd/mg)
