Kadınlar: Samimiyseniz İstanbul Sözleşmesi'ni hayata geçirin

09:05

 


Eylem Daş/JINHA


İSTANBUL - Başbakan Ahmet Davutoğlu, kadına yönelik şiddeti önlemek için hazırladıkları "Seferberlik Planı"nı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde Mardin'de açıklamıştı. Kadınlar, şiddetle ilgili bütüncül politikalar uygulanılması gerektiğini belirterek bu politikaların da hükümetin öncelikli görevlerinden biri olduğunu vurguladı ve "Samimiyseniz İstanbul Sözleşmesi'ni hayata geçirin" dedi.


Başbakan Ahmet Davutoğlu, kadına yönelik şiddeti önlemek için 13 maddeden oluşan "Seferberlik Planı"nı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde Mardin'de açıklamıştı. Başbakanın açıkladığı plana ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mor Çatı Kadın Sığınakları Vakfı gönüllüsü Avukat Ceren Kaya, şiddet ile ilgili bütüncül politika yürütmenin şart olduğunu belirterek bu politikaların hükümetin öncelikli görevlerinden biri olduğunu söyledi. "Özellikle, mağduru takip eden elektronik sistemlerin (panik butonu elektronik kelepçe vb) şiddeti önlemede işe yarayacağını düşünmediğinin altını çizen Ceren, "Hükümet ısrarla şiddet uygulayan üzerinden hareket etmekten söz ediyor. Bunun yerine kadın ve çocukların başvurabileceği etkili koruma mekanizmalarını işletmek, sığınak sayısını ve başvuru merkezlerini artırmak, tüm buralara bilinçli sosyal çalışmacılar yerleştirmek, kadınları güçlendirme çalışmaları yapmak öncelikli olmalıdır" dedi.


'İstanbul Sözleşmesi uygulanmalı'


"Mücadelenin bir diğer ayağı da yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi ve uygulanabilirliğinin arttırılması" diyen Ceren, hükümet yetkililerinin sürekli olarak 6284'ün araştırma verilerinden bahsettiklerine işaret ederek "Kanunun yeterli koruma sağlamadığı ortada ancak kanunun kazanımlarını artırarak etkili koruma sağlamak ve özellikle İstanbul Sözleşmesi'ne uygun hale getirmek şart. Kadın örgütleri olarak İstanbul Sözleşmesi uygulamalarının takipçisi olacağız. Her gün kadın üzerinden beyanlar veren siyasetçilerle karşılaşıyoruz. Tüm bu uygulamalar hükümetin kadına karşı şiddet ile mücadelede ne kadar samimi olduğunu gösterecektir" diye konuştu.


'İktidar kadına yönelik şiddetin artmasına güç veriyor'


Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Düriye Sezgin, "Özgecan'ın katledilmesiyle sokaklara çıkan kadınların isyanı karşısında, 'karımla birlikte bir kampanya başlatıyoruz' sözlerini hala unutmadıklarının altını çizerek "Oysa, Özgecan'dan sonra 20'den fazla kadın katledildi. Söylenen sözler, alınacak önlemler, başlatılacak kampanyalar, seferberlik planları karşılıksız ve anlamsız kalıyor. 'Seferberlik Planı' olarak ifade edilenlere bakıldığında da yeni olan hiçbir şey yok. Daha önce sarf edilen sözler ısıtılıp ısıtılıp önümüze konuyor" ifadelerini kullandı.


'Kadını yine annelikle sınırlandırıyorlar'


"Seferberlik Planı"nda da, kadını annelikle eşdeğer gören, zayıf ve güçsüz olarak niteleyen zihniyetin bir kez daha yansıdığına işaret eden Düriye, "Dolayısıyla kadın korunup kollanmalı. Çünkü onlara göre kadın "zerafettir, nezakettir" ve de de korunmaya muhtaç birisidir. Kadını eşit görmeyen bir zihniyetin, kadına yönelik şiddete karşı Seferberlik ilan etmesinin inandırıcılığı olamaz, olmadı da" vurgusu yaparak kadın bedenini kontrol eden erkek devletin, "annelik en kutsal görevdir", "doğum kontrol hapları vatana ihanettir", "kadının evi erkeğin yanıdır" söylemlerinin kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasına güç verdiğini dile getirdi.


'En başta kolluk güçlerinden şiddet görüyoruz'


"Bu nedenle, açıklanan "Seferberlik Planı" her şeyden önce samimiyetsiz ve bizlere hiç de güven vermiyor. Yıllardır kadın hareketi olarak, kadına yönelik şiddete karşı yasal ve önleyici tedbirlerin bir an önce alınmasını dillendirdik, bu doğrultuda mücadele yürüttük" şeklinde konuşan Düriye, taleplerinin başında, Kadın Bakanlığı'nın kurulmasının yer aldığını belirterek "Yerel yönetimlerin kadın sığınma evleri açması için imza kampanyaları dahil mücadele yürüttük. Nüfusu 50 bin olan her ilçelerde bir sığınma evi açılması yönetmelikte yer almasına karşın bu sayı 100 bine çıkarıldı.140 bin emniyet personelini eğitimden geçirilecekmiş. Hangi eğitim acaba. En demokratik hakkımız için sokaklara çıktığımızda en başta kolluk güçlerinden şiddet görüyoruz" vurgusu yaptı.


'Kadına dönük her türlü ayırımcı politikadan vazgeçilmeli'


Kadın katliamlarına ve şiddete karşı mecliste geçici değil sürekli bir komisyon oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Düriye, bu komisyona kadın örgütlerinin de müdahil olmasının elzem olduğuna işaret etti. Düriye, kadın örgütlerinin ortaklaştığı İstanbul Sözleşmesi'nin hemen uygulanması gerektiğini de dile getirerek "Kadına dönük her türlü erkek egemen söylemlerden vazgeçilmelidir. Kadınları aşağılayan, toplumsal cinsiyetçiliği körükleyen ayrımcı politika yapan vekiller, bakanlar derhal görevden alınmalıdır" sözlerine yer verdi.


(fk)