'50 milyon yurttaş açlık ve yoksulluk sınırında'
15:24
JINHA
ANKARA - Türkiye'de 50 milyon yurttaşın açlık ve yoksulluk sınırı altında olduğuna dikkat çeken HDP Bingöl Milletvekili ve HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Meclis'e Genel Görüşme Önergesi verdi.
HDP Bingöl Milletvekili ve HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, açlık ve yoksullukla ilgili TBMM'ye Genel Görüşme Önergesi sundu. 50 milyon yurttaşın açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşadığı belirtilen önergede, "Asgari ücret 949 TL, memur maaşı 2 bin 114 lira olarak belirlenmiştir. Emek sendikalarının verilerine göre, geçtiğimiz Şubat ayı itibariyle açlık sınırı 1.307 TL olup, yoksulluk sınırı 4.259 TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda; 19 milyon 482 bin aktif, 10 milyon 795 bin pasif sigortalı, 1 milyon 783 bin emekli, açlık sınırı altında yaşamaktadır. 3 milyon 196 bin memur ile 20 milyonu aşkın esnaf, çiftçi, yoksulluk sınırı altında yaşamlarını idame ettirmeye çalışmaktadır. TÜİK'e göre, Ocak ayı itibariyle yıllık enflasyon TÜFE'DE yüzde 7,24 olarak gerçeklemiştir. İşçiye/memura enflasyonun altında yüzde 3+3 zam ile yeni bir darbe daha vurulmuştur" ifadeleri yer aldı.
'Türkiye OECD üyeleri içinde sondan birinci sıradadır'
Türkiye'de işçilerin sendikalaşma oranının ilgili bakanlığa göre yüzde 9.68 dolayında olduğu kaydedilen önergede, "Yani,12 milyon 287 bin işçiden, sadece 1 milyon 189 bini sendikalı olup, bu oranla Türkiye OECD üyeleri içinde sondan birinci sıradadır. Emeğin örgütlenmesinin önüne konan engeller, üretimden aldıkları payın büyük oranlarda düşmesine neden olmuş ve bu durum bugün ki düşük gelir düzeyini ortaya çıkarmış ve insan onuruna yaraşır koşulları ortadan kaldırmıştır. Çalışanların örgütlenme hakkı, sosyal hakları, onurlu ücret alabilmeleri konusunda ayrımcılık yapılmıştır. Muhalif sendikalara, sivil toplum örgütlerine, odalara, karşı; demokratik ifade hakkını kullanırken, TOMA ve gazla saldırılar sınır tanımamış, bu demokratik gösteriler sırasında çok sayıda yurttaş hayatını kaybetmiş, binlerce kişi de yaralanmıştır. Bu antidemokratik müdahaleler sonucunda Türkiye AİHM'de defalarca mahkum olmuştur" denildi.
'İnsan onuruna yakışır bir sosyal destek sistemi kurulamamıştır'
Önergenin devamında şunlar ifade edildi: "Sürekli küçülen kırsal alanda yaşayan yurttaşlar tarım ve hayvancılık üzerinden geçimlerini sağlayamamaktadır. Bir çok tarım ürününün üreticiden çıkan fiyatları ile market fiyatları arasında yüzde 400'lere ulaşan farklar oluşmuş, üreticiler ürünlerini yok pahasına tüccarlara verirken, tüketiciler ise fiyatı 4-5 misli oranında artmış tarım ürünleri satın almak zorunda bırakılmaktadır. Sosyal yardım harcamalarıyla ayakta kalmaya çalışan bir toplum gerçekliğiyle karşı karşıyayız. Sosyal devlet ilkesine uygun, insan onuruna yakışır bir sosyal destek sistemi de kurulamamıştır. Yapılan yardımlara ilişkin bilgiler dahi usulüne göre kamuoyuyla paylaşılmamaktadır.
Hükümet, sosyal yardım harcamaları için 2015 Yılı Bütçesinde 32,9 milyar TL kaynak ayırdıklarını belirtmiştir. Ancak bu kaynağın detaylarına bakıldığında bunun; 11 milyar TL'yi aşan kısmının Milli Eğitim Bakanlığı'nın bütçesinde yer alan ve 'Öğrencilere eğitim harç ve burs desteği, Fatih Projesi ve Taşımalı eğitime' ayrılan ödeneklerden oluştuğu; 5 milyar TL'ye yaklaşan bir kısmın Sağlık Bakanlığı bütçesinde yer alan 'Özürlü evde bakım desteği' gibi kalemlerden oluştuğu ve 10 milyar TL'yi biraz aşan bir kısmın ise Sosyal Güvenlik Bakanlığının bütçesinde yer alan 'Ödeme gücü olmayanlara prim desteği ve 65 Yaş üstü ve muhtaçlara yapılan maaş ödemelerine' ayrılan ödeneklerden oluştuğu görülecektir. Yani asıl olarak eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik harcamalarının birer parçaları olarak görülmesi gereken ve ilgili bakanlıkların bütçelerinde yer alan bazı harcamalar sanki ilave sosyal yardım harcamaları gibi sunulmaktadır. Bütün bu nedenlerle açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşayan milyonlarca yurttaşımız için, genel görüşme açılması elzem hale gelmiştir."
(mg)
