Halepçe'nin ardından 27 yıl geçmesine rağmen yaralar hala taze

11:11

 


Zeynep Ay/JINHA


HALEPÇE - İnsanlık tarihine kara bir leke olarak giren Halepçe katliamının üzerinden 27 yıl geçti. Baas rejimi tarafından beşbin Kürdün yaşamını yitirmesine neden olan katliamın ardından yaraların hala sarılmadığını söyleyen katliamdan sağ kurtulan ve bir çocuğunu kaybeden Şewnim Abdullah Mixemed, " Şuana kadar Halepçe'ye birçok araştırmacı geldi, bölgesel hükümet de hep katliamın adını anarak rant yapmaya çalıştı. Ama hiç biri bize gerçek anlamada yardımcı olmadı. Şu ana kadar hiçbir kuruluş dünyanın en büyük katliamlarından olan Halepçe'nin yarasını sarmak için kapımızı çalmadı" dedi.


27 yıl geçti ama…


İnsanlığın ve Kürtlerin tarihine acı bir gün olarak giren, 16 Mart 1988 yılında Baas Rejimine ait uçakların kimyasal bombaların atıldığı ve 5 bin kürdün yaşamını yitirmesine yol açan Halepçe katliamının üzerinden 27 yıl geçti. Halepçe katliamında çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan en az 5 bin Kürt yaşamını yitirirken 7 ile 10 bin arasında yurttaş ise yaralandı. Katliamdan sağ kurtulanlar birçok hastalığa maruz kaldı.  Binlerce insan deri, boğaz ve akciğer kanserine yakalanırken, bebeklerin çoğu fiziksel engelli olarak dünya geldi. Yapılan araştırmalara göre Halepçe'de 2000'li yıllara kadar doğan engelli çocuk sayısının Hiroşima ve Nagazaki'den birkaç kat daha fazla olduğu belirlendi.   Halepçe katliamı sonrası Güney Kürdistan'da yaşanan savaşlardan dolayı kurtulanların rehabilitasyonuna ilişkin ciddi bir çalışma yürütülemedi.


'Manevi desteğe ihtiyacımız var'


Kürtler için acı bir gün olan Halepçe katliamının yıldönümünde ajansımıza konuşan Şewnim Abdullah Mixemed, Halepçe katliamında sağ kurtulan bir kadın.  Halepçe katliamında onlarca akrabasını kaybeden Şewnim, katliamda dört çocuğunu yitirmiş ve kardeşlerini yitirmiş. Kimyasal gazların etkisinden dolayı kansere yakalana Şewnim, 8 yıl boyunca kanserle mücadele etti. Katliamda yitirdiği çocuklarının kayıp olduğunu dile getiren Şewnim,  Halepçeli vatandaşlara manevi desteğin sunulması gerektiğini söyledi. Şewnim, "Hükümet Halepçe'de katledilen insanların akrabalarına ya da katliamdan sağ kurtulan insanlara her hangi maddi ya da manevi destek sunmadı. Kendimde yıllarca kanserliydim fakat buna rağmen de hükümet isteklerimize cevap vermedi. Halepçeliler hükümetten rahatsız" dedi.


Halepçe katliamı üzerinden rant yapan siyasi yaklaşımı eleştiren Şewnim, varolan siyasi partilerin sözlerini tutmadıklarını söyledi.  "Halepçe kent oldu fakat şu ana kadar Halepçe'nin valisi bile belli olmuş değil. Partiler siyasi rant peşinde. Halka hizmetten çok kendi siyasi iktidarlarının peşindeler" değerlendirmesi yapan Şewnim, Halepçeli yurttaşlara maddi ve manevi desteğin sunulması gerektiğini belirtti.


'Katliam uluslararası alanda tanınsın'


Uluslararası arenada Halepçe katliamının halen soykırım olarak tanınmadığını  belirten Şewnim, "Yerel hükümet ırak hükümetine baskı kurup, halepçede yaşananları katliam olarak görüp, dünyaya duyurmalı. Siyasi partiler el ele verip birlik olmalı. Eğer birlik olamazsak Kürtler böylesi katliamlardan geçer"  şeklinde konuştu.   Şu ana kadar Halepçe'de kitlesel bir etkinliğin olmadığını söyleyen Şewnim, "Bu yıl da Halepçe'de geçen yıllarda olduğu gibi anma etkinlikleri yapmıyor. Bahaneleri de bütçenin ve bölgenin ekonomik durumunun iyi olmasıdır. Kendim bir şehit annesiyim. Bu güne kadar kimse gelip acılarımı paylaşmadı, sorunlarımı dinlemedi" dedi. Şewnim, Kürt kadınlardan manevi destek beklediğini sözlerine ekledi.


'Hizmet etmemek katliama karşı duyarsızlıktır'


Süleymaniye Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Talar Emin Ali,   Halepçe katliamının mağdurlarına yaşadığı maddi ve manevi sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  Talar, "Kürt halkı Osmanlılardan bu yana katliamlarla karşı karşıya kaldı. Halepçe de bu katliamlarından olduğu gibi Dünyanın en büyük katliamlarındandır. Ama maalesef gereken maddi ve manevi destek ne uluslararası alanda ne de bölgede hükümeti tarafından yapıldı" belirlemesinde bulundu.


'Halepçe katliamı unutulmamalı'


Kürtlerin Halepçe katliamı sayesinde bilgi sahibi olması gerektiğini dile getiren Talar, katliamın unutulmaması gerektiğine vurgu yaptı. Talar, "Eğer Halepçe katliamını unutursak başka katliamların önünü açmış oluruz. Bir daha Dêrsîm, Halepçe, Roboski gibi katliamların olmasına izin vermemeliyiz. Kürtlerin katliamlarına karşı sessiz kalmamalıyız. Bütün dünyaya sesimizi duyurmalıyız. Öncelikle Kürtler olarak bu katliamı unutmamalıyız" ifadelerine yer verdi.


Projeler çok icraat az


Talar, "Şehit kenti olan Halepçe'nin kent olmasının üzerinden uzun bir zaman geçmedi. Fakat halen ile bir vali seçilmiş değil. Halepçe'de sadece 'ilimize hoş geldiniz'  yazılı bir pankart var. Kâğıt üzerinde Halepçe'nin kent olduğundan bahsedebilirsiniz, fakat hizmet gitmeyen bir yerin kent olması çok anlam ifade etmiyor. Önemli olan hükümetin Halepçe halkına, kadınlarına ne kadar hizmet ettiğidir" diye belirterek Halepçe'ye hükümetin herhangi bir hizmette bulunmadığını söyledi. Katliamda yaşamını yitiren Halepçelilerin halen netleştirilemediğine  dikkat çeken Talar, "Yirmi beş yıldır Kürtler burada iktidar olmasına rağmen şu ana kadar Halepçe katliamında kimlikleri tespit edilmeyen insanlar var. Bu da hükümetin katliam karşısında duyarsız kaldığının bir göstergesidir" diye konuştu.   


'Katliamda kaybolan çocuklar bulunmalı'


Halepçe katliamında yüzlerce çocuğun kayıp olduğunun altını çizen Talar, hükümetin bu konuda bir çalışma yürütmesi gerektiğini söyledi. Talar, "Şu ana kadar birkaç kişi dışında kimse bulunmadı. Bunlardan bir tanesi sadece kendi imkanlarıyla Halepçe'ye geri dönmüş" dedi.  Halepçe katliamının sadece anılmaması gerektiğini belirten Talar, "Kürtlere yapılan katliamları sürekli hatırlamalı ve ileri kuşaklara anlatmalıyız ki bir daha böylesi katliamlar yaşanmasın" diye konuştu.


(zd/fk)