Diyadin'den dağlara Leyla ve Zelal'in özgürlük düşü...
09:02
Gülşen Koçuk / JINHA
AGIRÎ - Diyadin'de 23 yıl önce iki kız kardeş Halime (Leyla) ve Hatice Vural'ın (Zelal Serhat) toplumsal geleneklere başkaldırarak aileleri onlar için çeyiz sandığı hazırlarken, özgürlük hayalleri ile dağın yolunu tuttu. Halime bir yıl sonra ilçeye çok yakın bir noktada çıkan çatışmada yaşamını yitirdi. "Kızıma atılan kurşunların sayısını bile gördüm" diyen anne Fatma Vural, hastaneye getirilen çocuğunun cenazesini son kez görebilmek için "Cenaze yıkayıcısıyım" dedi ve elleriyle defnetti.
Kürdistan'da 1990'larla birlikte yönünü dağlara dönen kadınlar geriye yazılmamış birer kahramanlık destanı bıraktı. Ağrı'nın Diyadin ilçesinden aynı tarihte PKK'ye katılan üç genç kadın da ilçeye güçlü bir miras bıraktı. İlçede 1992 yılında 3 genç kadın birlikte yönünü dağlara döndü ve PKK'ye katıldı. Ailelerinin evlendirmek için çeyiz hazırladıkları, ancak sandıklara özgürlük hayallerini hatıra olarak bırakıp giden kadınlar, ilçedeki kadınların hafızalarına kazındı. 3 genç kadından ikisi Halime (Leyla) ve Hatice Vural (Zelal Serhat) kardeşti. Leyla ile Zelal'in annesi Fatma Vural, 20 yılı aşkın bir süredir çocuklarının acısını ve mücadelesini yüreğinde taşıyor.
İlçeden PKK'ye katılan ilk kadınlardan oldu Halime
Kızlarını anlatırken, PKK saflarına katılmalarının ardından onları geri almak istediğini, ancak dönmediklerini anımsayan Fatma, "Kızlarım bu yolu sevmişler, ben de ancak bu yolda canımı veririm" dedi. Halime'nin yaşamını yitirdiği haberini almadan önce onlar için çok üzüldüğünü dile getiren Fatma, "Bazen ekmek pişirirken, kızımın bana çay getirdiğini görüyordum ve bayılıyordum. Fakat kimse yanıma gelmiyordu" diye anlattı. "Kızım bir kahramandı" diyen Fatma, "Halime arkadaşları katledildikten sonra 5 saat tek başına çatışıyor ve son kurşununu sıktıktan sonra şehit düşüyor" dedi.
'Kızımın cenazesini panzerle ezdiler'
Halime'nin yaşamını yitirdiği günü anlatan Fatma, cenazeye dahi tahümmülün olmadığını ve üzerinden panzerlerle geçerek bedeninin paramparça edildiğini söyledi. Fatma, "Kızıma gelen bütün kurşunları gördüm. Kendi ellerimle yıkadım kızımı. Düşman yasımızı dahi bırakmıyordu, ajanlar sık sık evime geliyordu. Taziyemizde astığımız sarı, kırmızı, yeşile dahi karışılıyordu. Ben kızımın acısını çok çektim. Kızım ilk şehit düştüğü zamanlar, elim yemek yapmaya gitmiyordu. Çocuklarım eve geldiklerinde 'Ne yaptın' diye sorduklarında elimin yemeğe gitmediğini söylüyordum. Halime makarna ve sarımsaklı yoğurdu bir arada çok severdi. Ben de bir gün makarna yaptım, komşudan sarımsak aldım ve yoğurt sarımsakladım. Hemen o sırada evimin önü kalabalıklaştı. 'Halime şehit düştü' dediler. Hastaneye gittiğimizde bizim kim olduğumuzu sordular, oğlum, cenazeyi yıkamaya geldiğimi söyledi askerlere. Ben kızımı yıkadım. Onun kanını bağrıma bastım. Onlar benden almadan ben onun kıyafetlerini alarak hemen eve getirdim. Onun bir kısım eşyalarını da cenazesi ile defnettim" şeklinde konuştu.
'Fotoğraflar yok edilmesin diye toprağın altında sakladım'
Kendi geçimini yorgan yaparak, çorap örerek sağladığını dile getiren Fatma, kızlarından taraf başının dik olduğunu dile getirdi. Kızı Halime ve yanında yaşamını yitiren arkadaşlarının fotoğraflarını saklayan Fatma, bütün fotoğrafları çerçeveleterek duvara asacağını ifade etti. Evlerine yapılan baskınlarda alınmasın diye çok sayıda fotoğrafı da toprağın altında sakladığını belirten Fatma, aramalarda dedektör ile bulunur diye kavanozların ağzını demir kapaklarla kapatmadığını ve bu nedenle birçok mektubun, fotoğrafın fareler tarafından kemirildiğini dile getirdi. Kızları PKK'ye katıldığında akrabalarının kendisine "terörist" dediğini söyleyen Fatma, "Benim eşim de partiye destek verirdi. Kızlarım da bu uğurda gitti. İnsanlar bana 'terörist' dediklerinde, ben de onlara 'Bir gün gelecek siz benim teröristliğim ile güzel günler göreceksiniz' diyordum. Artık onlarda 'terörist' oldu" diye anlattı.
'Çocuklarımızın acısını kaldıramıyorum'
Kızı Hatice'nin ise 24 yıldır sesini dahi duymadığını sözlerine ekleyen Fatma, kızının yaşadığını, birçok defa ise televizyonda izlediğini kaydetti. Çocuklarının acısını kaldıramadığını belirten Fatma, "Şu an da sakinleştirici alarak röportaj veriyorum. Artık taziyelere gidemiyorum. Gittiğimde kendimden geçiyorum ve kan akışım duruyor. Kolay değil... Kızınız Kürdistan topraklarını kurtarmaya gidiyor, çocuklarınız küçük. İnsan nasıl dayanır" dedi. Son olarak PKK'lilerin ihbar edilerek katledilmesine ilişkin de konuşan Fatma, "Kürt halkı birbirinin yanında olursa ülkemiz kazanır, gerillalarımız, tutsaklarımız, Önderimiz gelir" dedi.
(gk/fk)

