Adı 'devrimci' öznesi erkek olan sendikalarda kadının adı yok

09:03

 


Eylem Daş/JINHA


İSTANBUL - Türkiye'deki sendikalarda kadının adeta yok sayıldığını belirten Petrol İş Kadın Dergisi editörü Necla Akgökçe, işçi sınıfının özelliklerinin değişmesine rağmen sendikaların bu özellikleri dikkate alarak politika yapmadığına dikkat çekti ve "Sendikaların tüzüğüne bakıldığında rezil bir durum var. Halen klasik öznesi erkek olan erkek işçinin taleplerinin peşinden koşan, politikalarını ona göre ayarlayan bir yapı üzerinden organize olmuşlar. Genel olarak kadına özel bir programları yok" dedi.


Yapılan araştırmalara göre; Türkiye'deki özellikle işçi sendikalarında kadın oranı yüzde 1'i dahi bulmuyor. Kadın emekçiler bu duruma karşı 2009 yılında "Sendikalar ve Meslek Odalarında Erkek Egemenliğine Karşı Kadın İnisiyatif"i kurarak sendikalardaki cinsiyetçiliği, ayırımcılığı, kadınların sendikalar içinde görünür olma mücadeleleri ve sendika içindeki erkek egemen zihniyeti eleştirmeye başladı. Bu çalışmanın sonucunda ise geçtiğimiz günlerde kadın sendikacıların kolektif emeği olarak "Sendikasız Kadınlar Kadınsız Sendikalar" araştırma kitabı ortaya çıktı. 20 yıldır sendikacılık yapan Petrol İş Kadın Dergisi editörü Necla Akgökçe, kadının sendikalarda görünür olma mücadelesini ve sendikaların erkek halini anlattı.


'Devrimci sendikalar ama...'


Necla, "Bizim 'sendikalarda ve meslek örgütlerinde cinsel tacize hayır'' adlı bir platformumuz vardı. Bu platformda, sendikalarda ki cinsiyetçiliğe ve ayrımcılıklara karşı mücadele etmek için ne yapabiliriz meselesi de gündeme geldi. Daha sonrasında tüzük çalışmalarına başladık" dedi. DİSK'in Genel Kurulu'na yönelik bir tüzük çalışması yapmayı amaçladıklarını ve bu tüzük çalışmasını yaparken İsviçre, Almanya, Avustralya gibi ülkelerin sendikalarındaki tüzük çalışmalarını ve kadın komisyonlarını incelediklerini söyleyen Necla, "Tüzükleri incelerken baktık ki biz rezil bir durumdayız. DİSK'in tüzüğü ile karşılaştırarak genel kurula yönelik bir tüzük taslağı hazırladık. Hazırlık sırasında batı sendikalarından ne kadar geri olduğumuzu gördük" diye konuştu.


'Sendikalardaki cinsiyetçilik'


12 senedir Petrol-İş Sendikası'nda çalıştığını dile getiren Necla, sendikada çalışan bir kadın olarak birçok şeyin kendisinde biriktiğini belirterek "Bu sendikalar ne yapıyorlar? Buradaki cinsiyetçiliğe karşı neler yapabiliriz? dedik ve tüzük çalışmasını verdik. Zaten bu tüzükte kabul edilmedi. İnsan bu duruma sinirleniyor. Kendilerine devrimci işçi sendikası diyorlar ama toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dair ya da giderilmesine dair tüzük önerisinde bulunuyoruz. Ama 'adamlar' kabul etmiyor. Böyle bir çalışmayı o noktadan sonra düşünmeye başladık" diye konuştu. Sendikaların da Türkiye'de ki diğer kurumlar gibi olduğuna işaret eden Necla, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin çok yoğun bir şekilde görünür olduğuna dikkat çekerek dünyada da bu yapılardaki sendikaların erkek işçiyi örgütleme üzerinden bir yapıya sahip olduklarının altını çizdi.


Bizden deli gibi sakladığınız ne?


İşçi sendikalarından Türk-İş'in tüzüğünü çok merak ettiğini ancak hala ulaşamadığını dile getiren Necla, batı sendikalarının internet sitelerinde tüzük ve programları olduğunu bağladıkları toplu iş sözleşmelerini bile internet sitelerine koyduklarını dile getirdi. Necla, "Bizimkiler deli gibi saklıyor. Neyi saklıyorsunuz? Kadınların iş kollarına göre üyelik paylarına bakıyorsun birde sendikalardaki kadın çalışmalarına bakıyorsun bir ya da iki tane komisyon kurulmuş. Resmi olarak kurulmuş konfederasyonlu sendikalarda bile kadın komisyonu yok. Erkek sendikacıların, söylediklerinin analizleri yapılsa bu kitaptan başka bir kitap daha çıkar. Böylelikle, neyin kadınlara engel teşkil ettiğini herkes görecek" dedi.


Öznesi erkek olan, politikalarını erkek işçiye göre ayarlayan sendikacılık…


"İşçi sınıfının özellikleri değişmesine rağmen sendikalar bu özellikleri dikkate alarak bir politika yapmıyorlar. Halen klasik öznesi erkek olan erkek işçinin taleplerinin peşinden koşan, politikalarını ona göre ayarlayan bir yapı üzerinden organize olmuşlar. Genel olarak kadına özel bir programları yok" diyen Necla, sendikaların, kadını yok saydığını ve sanki erkeklere üretilen politikaların kadınlara da çare olacakmış gibi algılarının olduğunu söyledi. Necla, sendikalardaki kadın yapılarına da baktıklarında denetim halinin varlığını gözlemlediklerinin altını çizerek batı sendikalarındaki paralel yapılara dikkat çekti. Batı sendikalarında sendika hiyerarşisine karşı bir de kadın hiyerarşi olduğuna işaret eden Necla, bunların ilişkilerinin karşılıklı olduğunu dile getirerek "Burada kadın birimi gibi hareket eden yapılar var. Kadın komisyonları, kadın bürosu, uzmanlık dairesi kurup sendika hiyerarşisi içinde kadınlar tarafından kurulan bu yapılar sendikanın demokratikleşmesini sağlayabilecek yapılardır" dedi.


'Sendikalarda kadın komisyonları kurulmalı'


"Benim en önem verdiğim şeylerden bir tanesi de sendikalar içinde sendika hiyerarşisine paralel kadın komisyonlarının kurulmasıdır" diyen Necla, kadın komisyonlarının kurulmasında batı sendikaların örnek teşkil edebileceğine dikkat çekti. Necla, "Kadın komisyonları, bir noktadan sonra en küçük fabrikadaki kadının ihtiyaç ve taleplerinden haberi olabilecek bir yapıdır. Mesela 10 kadının yan yana gelmesi ile ya da bir hareketin kadınlarının sendikada kendiliğinden bir araya gelerek oluşturdukları bir yapı değildir. Uzmanlık daireleri bir örgüt olarak sendikaların toplumsal cinsiyet politikalarını oluşturmadan kadınların taleplerinin sendikal politikalara yedirilmesine kadar birçok uzmanlık çalışması yürütecek. Ben bu sebeple sendikalarda toplumsal cinsiyet çalışmaları ile kadın ve eşitlik çalışmalarının birbirinden ayrılması gerektiğine inanıyorum" diye konuştu.


'Toplumsal cinsiyet eşitliği dersleri erkeklere de verilmeli'


Toplumsal cinsiyet çalışmasının yukarıdan aşağıya doğru örgütlenen bir özelliği olduğunu belirten Necla, kadın ve eşitlik çalışmasının kadınların güçlenmesinden, kadınlara özgüven aşılanmasına kadar, kadınlar ile birlikte yapılan ve kadınları güçlendirmeye yönelik eğitimler olduğunun altını çizerek bu eğitimlerin aşağıdan başlaması gerektiğini söyledi. Necla sözlerini şöyle sürdürdü: "Fabrikada, işyerinde kadınları güçlendirmeye başlayacağız ki kadınlar sendikal hiyerarşinin içerisinde bende yönetici olmak istiyorum temsilci olarak kalmak istemiyorum diyebilmelidir. Kadın işçiyi donatmak gerekiyor. Şube yönetimine gelebilirler. Ama o yapı tarafından yürütülebilecek iki tür politikadan bahsediyorum. Toplumsal cinsiyet çalışmaları erkeklere yönelikte olur. Çünkü erkeklerinde toplumsal cinsiyet rollerini sorgulamaları gerekiyor. En temel ilkelerinden başlayarak yürütülmesi gereken bir çalışmadır."


(fk)