Mısır'da genç kadınlar yeni yaşam modeli arayışında

09:04

 


Bêrîtan Elyakut /JINHA


AMED - Mısır'da Arap Baharı'yla başlayan Tahrir eylemlerinde ortaya çıkan yeni yaşam arayışının İslamcılarla diktatörlük arasında sıkıştırıldığını kaydeden Devrimci Medya Kolektifi Mosireen'in kurucusu olan Salma Said, halkın büyük bir çoğunluğunun kopya olmayan yeni bir model arayışı içinde olduğunu ve gençlik olarak bunun öncüsü olduklarını söyledi. Salma, Rojava'da ortaya çıkan modelin Ortadoğu açısında iyi incelenmesi gerektiğini söyledi.


Diyarbakır'da "Gençlik gücünü yaratacak, Ortadoğu'yu özgürleştirecek" şiarıyla düzenlenen 1. Ortadoğu Gençlik Konferansı'na katılan Mısır Devrimci Medya Kolektifi Mosireen'in kurucusu Salma Said, ülkesinde 2011'de başlayan Arap Baharı gösterileri ve ardından darbeye kadar uzanan süreci genç kadınlar cephesinden anlattı. Mısır'da devriminin halkın, kadınların ve gençlerin elinden alındığını kaydeden Salma, askeri diktatörlükle ve İslamcılar arasındaki rekabet yönüyle ellerinden alınan devrimde asıl hedeflerinin üçüncü bir model oluşturmak olduğunu söyledi.


'Yeniden harekete geçmek'


Asıl talep olan üçüncü yolu tercih etmek isteyenler için alan bırakılmadığını kaydeden Salma, Mısır halkının kendi dinamikleriyle yeniden mücadele yolunu seçeceğini dile getirdi. Salma, "Sadece kopyalamak için değil, İran modeli, Türkiye modeli dışında alternatif modelleri inceleyerek, kendimize has bir model yaratmak istedik. Bu modele ulaşmak çok zaman isteyecek gibi geliyor ama bir sonraki adımın daha küçük boyutundan başlamak gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.


'Mısırlı halk kendisini örgütlüyor'


Mısır devletinin halka herhangi bir hizmet sağlamadığını vurgulayan Salma, sadece halkı bastırmak için var olan bir polis devleti olduğunu ve bu sebeple Mısırlı halkın kendisini örgütlediğini ifade etti. Salma, Mısır devletinin zihniyetini çözümleyerek kendi yaşamları için başka bir model nasıl yaratabilecekleri üzerinden çalışmalar yaptıklarını dile getirdi. Medya kolektifinin bu anlamda önemli bir çalışma olduğunun altını çizen Salma, "Kolektif olarak başka bir model yaratmaya çalıştık. Kolektif olarak hiyerarşik olmayan, ortak karar, katılım, bilgi kaynaklarını daha çok kişiye açmayı esas alan bir gençlik örgütü yarattık. Her yaptığımız şeyin kopyalanmasına ve yaygınlaştırılmasına izin vermek amacıyla internete koyduk" diye belirti.


'Mısır'da yeni yaşam modeli hayata geçirilmeli'


2011'den 2013'ün başına kadar büyük olayların Medya Kolektifi'nin çalışmalarını durdurduğuna dikkat çeken Salma, yeni bir yaşam modelinin ülkede hayata nasıl geçirileceği sorusunun tüm bölge halkının aklının kurcaladığını söyledi. Kriz zamanlarında, savaş ortamında insanların birlik oldukları anlarda içlerindeki cevherin ortaya çıktığını dile getiren Salma, "Dünya olayları ve siyasi çatışmalar bitince insanlar arasında anlaşmasızlık olabilir. Söz konusu bir hedef değil, kendimizi geliştirmeyi öğrendiğimiz uzun bir yol söz konusu oluyor" diye konuştu.


'Kürt kadın hareketinden etkilendim'


Kürdistan'da yaşanan gelişmelerden 2013 yılından sonra öğrendiğini kaydeden Salma, "Kürdistan'da oluşturulan kadın hareketinden çok etkilendim. Kürt kadın hareketini az çok tanıyordum ancak yakın temas kurunca çokta iyi tanımadığımın farkına vardım" dedi. Salma, tesadüfi bir şekilde Gezi olaylarında bulunduğunu ifade ederek, Gezi direnişi protestolarına aktif katıldığını ardından İstanbul'a giderek bir hafta boyunca Gezi direnişçilerine dahil olduğunu söyledi. Salma, Gezi direnişinin ardından Kürt Hareketini yakından takip ettiğini söyleyerek, Mısır ve 2011 tarihinde benzer devrimlerin gerçekleştiği ülkelerde yaşanan mücadelelerle bağlantı kurmaya çalıştığını dile getirdi.


'Yürütülen mücadele biçimlerini öğrenmeye amaçlıyorum'


Salma, Mısır'da cezaevinde bulunan ve mücadele ederken yaşamını yitirenlerin ailelerine destek vermekle birlikte yeniden örgütlenmeye çalıştıklarını ifade etti. Salma, Rojava ve Kobanê direniş haberlerini takip ederken bile heyecanlandığını ve bu sebeple Kürdistan'da bulunan gençlerle mücadele coşkusunu yaşamak adına geldiğini belirterek, "Kobanê ve Rojava heyecanından kaynaklı Mısır'da yaşanan olaylardan bahsetmek yerine burada yaşanan deneyimleri öğrenmek için geldim. Okuyarak, dinleyerek ve hissederek dünyanın birçok yerinde yürütülen mücadele biçimlerini öğrenmeye amaçlıyorum" şeklinde konuştu. 


YPJ'nin mücadelesi yüzeyselleştiriliyor, iyi anlamak lazım


Salma, YPG-YPJ güçlerinin çok büyük emek verdiğini, başka bir toplum yaşam modelini kurduğunu ve şu anda bunun Rojava'da hayata geçirildiğini bildiğini söyledi. Salma, "Öncelikli bu konuda daha çok bilgiye sahip olmak için buradayım. Bu konuda kısa bir belgesel çekip memleketimdeki arkadaşlar ve yoldaşlarla bu bilgiyi paylaşmak istiyorum" dedi. Medyada Kürt savaşçı kadınlarının yüzeysel ve nesneleştiren bir şekilde yansıtıldığından kaynaklı endişe duyduğunu sözlerine ekleyen Salma, "Nesneleştirmeyen ve romantik olmayan bir şekilde o kadınların Kürt mücadelesindeki rolünü anlamak için geldim. Nasıl örgütlendikleri, nasıl savaşa katıldıklarını anlamadan silah taşıyan güzel bir kadının sadece fotoğrafı veriliyor. Direniş amacıyla silahlı mücadele yürütmek bir ulus devletin ordusuna katılmak arasında çok fark var" diye konuştu. Mısır'da YPJ'li kadınların fotoğraflarının Mısırlı kadınların devlet ordusuna katılmasını teşvik etmek için kullanıldığına dikkat çeken Salma, "Bu durumun çok yanlış olduğunu düşünüyorum. Ne kadının, ne erkeğin devlet ordusuna katılmasını istemiyoruz. Burada bu mesele öz savunma bu meseleyi daha ciddi bir şekilde ele almak istiyorum" dedi.


(cm/fk)