Van ve Diyarbakır’da siyasi tutsaklar için dayanışma çağrısı

14:31

 


JINHA


WAN/AMED - TUYAD-DER Van Şubesi ile TUHAD-DER Diyarbakır Şubesi, 18 Mart Dünya Politik Tutsaklarla Dayanışma Günü nedeniyle açıklama yaparak, siyasi tutsakların yaşadığı sorunlara dikkat çekildi ve tüm Türkiye halklarına siyasi tutsaklarla dayanışma çağrısı yapıldı.


VAN


TUYAD-DER Van Şubesi, 18 Mart Dünya Politik Tutsaklarla Dayanışma Günü nedeniyle Sanat Sokağı'nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve siyasi partinin de destek verdiği basın açıklamasında "Tüm siyasi tutsakların zindan direnişini selamlıyoruz yalnız değilsiniz" pankartı taşındı. Etkinlikte kitle adına basın açıklamasını gerçekleştiren TUYAD-DER Van Şube Başkanı Ahmet Aygün, gün geçtikçe tüm dünyada siyasi tutsak sayısının arttığına işaret etti.


'Demokrasi mücadelecileri zindanlarda tecrit ediliyor'


Kitle adına basın açıklamasını okuyan Ahmet Aygün, "Zulme, baskıya ve sömürüye karşı, insanlığın dinmeyen özgürlük tutkusu ağır bedeller ödenerek gelişmiştir" dedi. Ahmet, emekçilere, siyasi örgüt ve kurumlara, insan hakları savunucularına saldırı geliştiren güçlerin militarizmle, iç güvenlik yasalarıyla demokratik hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmanın biçimlerini devreye soktuklarına işaret etti. Emperyalist güçlerin hüküm sürdüğü tüm kıtalarda demokrasi ve özgürlük için mücadele edenlerin zindanlarda tecrit edildiklerine işaret eden Ahmet, "Başta ABD olmak üzere diğer AB ülkeleri, kendilerini demokrasinin sahipleri olarak görmektedirler. Bağımlı-yarı feodal ve yarı-sömürge ülkelere demokrasi pazarlayarak, kendilerini aklamaktadırlar" şeklinde konuştu.


'F tiplerinde tecrit en üst düzeyde'


ABD'nin bazı eyaletlerinde idamın hala bir ceza olarak fiili uygulandığını hatırlatan Ahmet, "AB ülkelerinde de zindanlar sorunu ABD'den farklı değildir. Başta Fransa cezaevleri olmak üzere, izolasyon ve tecrit bakımından faşist diktatörlük altındaki yönetimleri aratmayacak durumdadır" ifadelerine yer verdi. Ahmet açıklamasında, Türkiye cezaevlerinin de birer işkence merkezi konumunda olduğuna vurgu yaparken, F tipi cezaevlerinde işkence, kötü muamele ve hak ihlallerinin de AKP hükümeti tarafından sürdürüldüğünü kaydetti. Türkiye'de sadece Kürt oldukları için 9 bin insanın tutuklandığını sözlerine ekleyen Ahmet, F tipi cezaevlerinde politik tutsaklara dönük keyfi yasakların, tecrit ve izolasyonun en üst biçimde uygulandığını belirtti.


10 yılda bin 677 tutsak yaşamını yitirdi


Konuşmasında hasta tutsaklar sorununa da işaret eden Ahmet, yüzlerce hasta tutsağın cezaevlerinde ölüm kalım mücadelesi verdiğini söyledi. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2002-2012 yılları arasında bin 677 tutuklu ve hükümlünün çeşitli nedenlerle yaşamını yitirdiğini belirten Ahmet, "Türkiye ve Kuzey Kürdistan cezaevlerinde 2 bini aşkın çocuk, 120'si ağır olmak üzere yüzlerce hasta, 4 bin 530 kadın tutuklu durumda. Cezaevlerinde çocuğu Kürt 9 binin üzerinde siyasi tutsak bulunmakta" dedi.


Siyasi tutsaklarla dayanışmayı yükseltme çağrısı


16 yıldır İmralı'da bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride de dikkat çeken Ahmet, şu ifadelere yer verdi: "2013-14 yılında 2 bin tutuklu ve hükümlü avukat ve ailelerinin ulaşımı zor şehirlere sürgün edilmiş durumda. Bu temelde tüm saldırganlıklara karşı yılmadan mücadele eden ve geleceğimiz için duvarlara inat yüreklerinde özgürlük bahçelerini büyüten siyasi tutsakları selamlıyor, demokratik Türkiye toplumunu siyasi tutsaklarla dayanışmayı yükseltmeye, tutsakların sorunlarına karşı duyarlı davranmaya, onlara elimizi uzatarak dünyayı bizlere zindan etmeye kalkanlara karşı mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz. Tüm devrimci tutsakların Newroz Bayramı'nı kutluyor, gelecek Newroz'da özgür bir vatanda buluşmak dileğiyle onları saygıyla selamlıyoruz."


Açıklamanın ardından kitle Van merkezi postanesine geçerek, burada siyasi tutsaklara 300 tane Newroz kutlama kartı gönderdi.


DİYARBAKIR


18 Mart Uluslararası Siyasi Tutsaklarla Dayanışma Günü dolayısıyla TUHAD-DER öncülüğünde Diyarbakır Cezaevi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Tabipler Odası, Diyar TUDAD- FED, Barış Anneleri Meclisi, Diyarbakır HDP ve DBP eş başkanları ve MEYA-DER'in de katılım gösterdiği açıklamada ilk olarak, darbe döneminde cezaevlerindeki tutuklu avukatlarından Mustafa Özer konuştu. Mustafa, meslek hayatının Diyarbakır Cezaevi'nde geçtiğini ifade ederek, "Bugün Newroz ateşi bütün dünyayı sarmış durumda. Bununda öncülüğünü bu cezaevlerinde bedenlerini ölümlere yatıran Kemaller, Hayriler direnişçi Sakinelerdir. Kürt halkı özelikle Ortadoğu coğrafyasında aranan bir aktör haline geldiyse biraz önce ismini saydıklarım sayesinde olmuştur" dedi. Diyarbakır Cezaevi'nin insan hakları yapısı olması gerektiğini dile getiren Mustafa, "Bu bina Kürt halkının miladı olarak kabul edilmeli. İnkar ve imha politikalarıyla karşı karşıya kalan Kürt halkı Newroz ateşini burada yaktı. Burası Kürt halkının kabesi olmalıdır" şeklinde konuştu.


'Anneler olarak insanlık ve adalet istiyoruz'


Darbe dönemi Diyarbakır Cezaevi'nde tutuklu olarak bulunan ve cezaevindeki insanlık dışı uygulamalara karşı açlık grevine girerek yaşamını yitiren PKK tutsağı Cemal Arat'ın annesi Sakine Arat da bir konuşma gerçekleştirdi. Sakine,  1980 askeri darbesiyle birçok kişinin cezaevlerine girdiğini ve buralarda bedenlerini ölüme yatırdığını hatırlatarak, "O dönemden beri hala cezaevlerinde olanlar var çürüyorlar. Onların cezaevlerinde olmalarının tek sebebi ise Kürt olmalarıdır. Biz anneler olarak insanlık istiyoruz, adalet istiyoruz" dedi. Ardından söz alan DBP İl Eş Başkanı Hafize İpek de demokrasi mücadelesini sonuna kadar devam ettireceklerini belirterek, "Başta Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan başta olmak üzere tüm siyasi tutsaklar serbest bırakılana kadar bu mücadeleyi devam ettireceğiz" diye belirtti.


'Önce tutsak sonra ceza' politikası


TUHAD- FED Eş Başkanı Derya Us gerçekleştirdiği basın açıklamasında Kürdistan ve Türkiye cezaevlerinde uygulanan politikanın özel savaş politikası olduğuna değinerek, "Bu politika 'önce tutsak, sonra yanlı ve demokrasiden uzak mahkemeler tarafından ceza yağdırılsın' politikasıdır. Cezaevleri özgürlük mücadelesi veren herkesi halktan uzaklaştırma aileden koparma tecrit etme ve teslim alma yeri olarak kullanılmıştır" diye konuştu. "Kürdistan ve Türkiye zindanlarında bulunan başta İmralı adasında efsanevi direnişe sahip özgür insan, önderliğimiz başta olmak üzere 18 Mart dünya Uluslararası Siyasi Tutsaklarla Dayanışma günü vesilesiyle, İran zindanlarında direnen PJAK'lı yoldaşlarımızı, Siyonist zindanlarda bulunan Filistinli tutsaklardan, Bolivya, Peru, İspanya, İrlanda ve Ortadoğu zindanlarında direnen özgürlük ve demokrasi tutsaklarını selamlıyoruz" diyen Derya, siyasi tutsaklar serbest bırakılana kadar mücadele edeceklerini söyledi.


(ekip/mg)