Dünya Sosyal Hizmetler Günü'nde çalışanlar haklarını aradı

16:34

 


JINHA


AMED - Diyarbakır ve Mersin'de bir araya gelen sağlık emekçileri, Dünya Sosyal Hizmetler Günü nedeniyle açıklama yaparak, çalışma alanlarındaki eşitsizlikleri protesto etti.


Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Şubesi ile Sosyal Hizmetler Derneği, Dünya Sosyal Hizmetler Günü'nde çalışma alanlarında eşitsizlikler ve baskılar üzerine kurulu sistem işleyişini protesto etmek için Diyarbakır Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada "Üvey evlat değiliz. Eşit işe eşit ücret", "Sosyal hizmette neoliberal dönüşüme hayır", "Sosyal hizmet lütuf değil haktır", "Kar odaklı değil insan odaklı sosyal hizmet istiyoruz", "Siyasi kadrolaşmaya hayır" dövizleri taşındı. Basın açıklamasını okuyan SES üyesi Fatma Yıldızhan,  Sosyal Hizmetler Günü'nün emekçiler günü olduğunu söyledi. 


Fatma, tüm dünyada olduğu gibi bu coğrafyada da toplumsal azınlığın, zenginliğin artarak açlık sınırının altında yaşama tutunmaya çalışanların sayısının her geçen gün çoğaldığını belirterek, yönetenlerin, zenginleri ve yoksullarıyla aynı anda övünebilecek kadar arsızlaştığını söyledi. AKP hükümetinin iktidara geldiği günden bu yana sosyal yardımların sürekli olarak artırıldığına dikkat çeken Fatma, "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 6'ıncı büyük bütçeye sahip Bakanlık olurken, Bakanlığın bütçesindeki dağılıma bakıldığında en büyük iki kalem Sosyal Yardım Genel Müdürlüğü ile evde ve özel kuruluşlara bakım ödeneği oluşturmaktadır" dedi.


'Kadın sığınma evleri toplama kamplarını andırıyor'


Kadına yönelik şiddetin kaynaklarından birinin aile kurumu olduğunu söyleyen Fatma, "Kadın sığınma evleri adeta toplama kamplarını andırıyor. Şiddet önleme ve izleme merkezlerinin ise konunun çözümüne ne kadar katkı sunabileceği ortada iken bakanlığın, adında kadın olan tek genel müdürlük, kadının statüsü genel müdürlüğüne 2015 yılında ayırdığı bütçenin düştüğü görülmektedir" dedi. Fatma, hizmet verimliliği sürdürülebilirliği için yeterli personel istihdamı sağlanarak iş yükünün uygun seviyeye getirilmesi, çalışanların ekonomik özlük haklarının iyileşmesi talep etti. Fatma, sosyal hizmetlerdeki uygulamalar bir ülkenin geleceğinin aynası olduğunu aktararak, "Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak geleceğimizin karatılmaması için emeğimizin karşılığını almak için, halkın nitelikli ve gerçek sosyal hizmet halkı için ulaşabilir kamusal ve insan onuruna yakışır bir sosyal hizmet ve mücadelemiz sürecektir" diye konuştu.


Fatma, taleplerini şöyle sıraladı:


"-Taşeronlaştırmaya bir an önce son verilmesi, kadrolu ve güvenceli iş ortamının sağlanması


-Emekliliği yansıtılmayan tüm ek ödeme ve göstergelerin emekliliğe yansıtılması


-Sendika üyeleri ve sosyal hizmet emekçileri üzerindeki baskılara bir an önce son verilmesi


-Irk, renk, cinsiyet, cinsel yönelim, dil, ve siyasi görüş, ulusal soy veya sosyal köken ayrımı gözetmeksizin sosyal hizmetlerin herkese eşit ve anadilde sosyal hizmet verilmesi


-Personel açığı bir an önce giderilerek çalışanların ağır iş yükünün kaldırılması


-Yemek, servis gibi karşılanmayan haklarımızın bir ana önce düzelmesi."


Mersin'de de açıklama yapıldı


SES Mersin Şubesi, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Mersin Şubesi ve Mersin Tabip Odası, Dünya Sosyal Hizmetler Günü'ne ilişkin Tabip Odası Konferans Salonu'nda basın toplantısı gerçekleştirdi. Çok sayıda kişinin katıldığı toplantıda açıklamayı yapan Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Mersin Şube Başkanı Hasan Yaşar, dünyada olduğu gibi bu coğrafyada da toplumsal azınlığın zenginliği artarken açlık sınırı altında yaşama tutunmaya çalışanların sayısının her geçen gün çoğaldığını söyledi.


Mevcut kamu kurumları içinde en dezavantajlı konumda sosyal hizmet çalışanlarının yer aldığını aktaran Hasan, bu alanda hizmet alanlar ile çalışanların çok sayıda sorun yaşadığını söyledi. Sağlık ve sosyal hizmet konusunda en çok haksız uygulamaya maruz kalanların başında kadınların olduğunu ifade eden Hasan, kadınlara yönelik şiddetin kaynaklarından biri olan aile kurumu, çarenin başlıca adresi olarak gösterilmeye çalıştığını belirterek, "Kadın sığınma evleri adeta toplama kamplarını andırıyor. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin ise konunun çözümüne ne kadar katkı sunabileceği ortada" dedi.


Sosyal hizmet çalışanlarının sorunlarının bir an önce çözülmesini isteyen Hasan, sorunlarının çözümü için örgütlenerek mücadele edeceklerini belirtti.


(ekip/mg)