'Mevsimlik işçiler kendi toprağında üretebilmeli'

09:04

 


JINHA


AMED - Resmi verilere göre 3 milyon mevsimlik tarım işçisi baharla birlikte en ağır koşullarda ırkçılık ve ayrımcılık tehdidi altında göç yollarına düşüyor. Mevsimlik tarım işçilerinin kendi topraklarında üretebilmeleri için herkese sorumluluk düştüğünü belirten Artuklu Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. İclal Ayşe Küçükkırca, bu konuda dernek ve sendikaların birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.


Tam ya da yarı zamanlı olarak tarımda çalışmak için ürün desenine ve işçi talebine göre çoğunlukla aileleriyle birlikte yer değiştiren işgücü grubu olarak nitelendirilen mevsimlik tarım işçilerinin sayısı Türkiye'de 3 milyonun üzerinde olarak biliniyor. Türkiye'de bu işgücünün içerisinde kadınlar ve çocuklar önemli bir bölümü oluşturmakta ve kadınların dağılımda ağırlığı artmaya devam etmekte. Genellikle kırsal alanda yaşayan işçiler eğitim olanaklarından yeterince yararlanamamış ve yoksul kişilerden oluşmakta. Genellikle işleyecek toprağı bulunmayan, yetersiz toprağa sahip olan ya da çeşitli nedenlerle bu toprakları işleyemeyen aileler, tarımsal işgücü talebi yoğun olan yerlere giderek, gezici ve ya geçici olarak çalışmakta. Tarım işçilerinin özelliği gereği mevsimsel iklim koşulları, teknoloji kullanım düzeyi gibi unsurların yanı sıra ülkenin içinde bulunduğu toplu durum hareketleri de mevsimlik gezici tarım işçilerinin sayılarında değişikliğe neden olabilmekte.


'Nasıl alternatif oluşturulabilir?'


Tarımda değişen üretim yöntemleri, daha fazla mevsimlik işgücü talebi yaratırken diğer yandan da kentlere doğru gerçekleşen kitlesel göçlere katılamayan kesimlerin mevsimlik işgücüne kaynak oluşturduğu söylenebilir. Artuklu Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. İclal Ayşe Küçükkırca, mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunlarla ve yaşanan sorunların çözümüne dair değerlendirmelerde bulundu. İclal, mevsimlik tarım işçilerinin kendi topraklarında kendi olanaklarını yaratabilmeleri için öncelikli olarak güçlü bir şekilde hem dernek içinde hem de sendikalarla birlikte örgütlenilmesi gerektiğini söyledi. Mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarının uzun vadede çözülmesi gerektiğini ifade eden İclal, "Kendi topraklarımızda mevsimlik tarım işçiliğini nasıl bir alternatifle çözebiliriz. Bunun çözüm yollarını geliştirmeliyiz. Mevsimlik işçilerin kendi topraklarında kendi olanaklarını yaratabilmeleri için ilk önce güçlü bir şekilde hem dernek içinde hem sendikalarla birlikte örgütlenmememiz gerek" dedi.


'İşçiler toplumsal cinsiyete, mekânsal ve etnik problemlerle karşı karşıyalar'


Mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarına değinen İclal, "Kürdistan'dan çıkan işçiler aslında bir taraftan sınıfsal problemlerle bir taraftan toplumsal cinsiyete dayalı ciddi problemlerle mekânsal ve etnik problemlerle karşı karşıyalar. Bir taraftan bunların dikkate alınarak belli çözüm önerilerinin ortaya çıkarılması gerekiyor" dedi. Mevsimlik tarım işçileri ile ilgili ne yapılabileceği üzerine tartışmak gerektiğini dile getiren İclal, "Tarım işçiliğinin hiçbir zaman bitmeyeceğini varsayıyorsak, işçilerin istediği bu koşulların düzeltilmesi mi yoksa işe gitmeyip kendi coğrafyalarında alternatif çözüm önerileri mi oluşturmak. Birincisi daha kolay bir çözüm çünkü projelerle fazla örgütlenmeden çözülebilir" dedi.


'Köye dönüş projelerinin somutlaştırılması gerekiyor'


İclal, işçilerin isteğinin kısa vadede koşulların düzeltilmesi olmadığına dikkat çekerek, "Bu konuda asıl yapmamız gereken kendi topraklarımızda mevsimlik tarım işçiliğini nasıl bir alternatifle çözebilirize cevap olabilmek ve bunun çözüm yollarını geliştirmektir" şeklinde konuştu. Alternatif somut yerel ölçekli kooperatiflere bakıp yeni kooperatifler oluşturulması gerektiğini dile getiren İclal, "Onun dışında boş tarım arazilerinin analizi yapılması gerekiyor. Devletten bu arazilerin dağıtılması adına belli taleplerde bulunulması gerekiyor. Bununla birlikte köye dönüş projelerinin somut bir şekilde isteyen işçiler için somutlaştırılması gerekiyor"  diye belirtti.


'Sendikalar bu konuda yetersiz'


Yerel yönetimlerin ve sendikaların bu sorunlara yaklaşımını değerlendiren İclal, "Ciddi bir adım atılmıyor. Örgütlenme konusunda biraz daha sıkı çalışmalar gerekiyor. İşçilerin sendikalara gitmek gibi bir sorumluluğunun olması yanı sıra sendikaların da işçilere gitmesi gerekli" dedi. İclal, sendikaların bu konuda yeterli çaba göstermediğini söyleyerek, yerel yönetimlerinde konuya ilişkin somut bir çözüm önerisi sunmadığının altını çizdi.


'İşçiler Kürdistan'da çalışmaya başlarsa etnik problemler çözülmüş olacak'


İclal, işçilerin yaşadığı sorunların çözümünün sadece örgütlenmeden geçmediğini dile getirerek, "Eğer işçiler Kürdistan'da çalışmaya başlarsa etnik problemler zaten kendiliğinden çözülmüş olacak. O yüzden toplumsal cinsiyet ve ekonomiye dair çözümler üretilmelidir" diye konuştu. Kooperatifçiliğin ve insanların tekrardan üretim yapacakları toprakla kavuşmasının önemli bir olgu olduğunu söyleyen İclal, "Ancak bunların uzman ekonomistler tarafından küçük ölçekte yerelde mahallelerde çalışmalar yaparak başlamaları gerek çünkü bir kooperatifçilik deneyimlerine başladık. Ancak bunların güçlenmesi ve sorunların somutlaştırılması gerekiyor. Ekonomi işin temel kısmı, bununla birlikte toplumsal cinsiyete dair de düzenlemelerin yapılması gerekiyor " açıklamalarında bulundu.


(sg-pk/dk/fk)