Asûrî ve Süryani kadınların direniş sembolü: Widad ve Şemira

09:06

 


Zinarîn Aydîn/JINHA


QAMIŞLO - DAİŞ'in saldırılarına karşı topraklarını savunan Widad Yunan ile Şemira Şiba, Asûrî ve Süryani kadınların direniş sembolü haline geldi. Direnişte çok sayıda çeteyi de öldüren Widad ve Şemira'ya ne olduğu henüz bilinmezken, Habur Süryani Kadınlar Birliği Yönetim Üyesi Şamîra Şemo, öz savunma bilinciyle hareket eden kadınların teslimiyeti asla kabul etmediğini ve mücadeleyi esas aldıklarını söyledi.


Cizîrê ve Kobani'de ağır darbeler alan ve YPG'nin Til Hemîs operasyonundan kaçan DAİŞ çetesi, 23 Şubat günü Habur'a bağlı Asûrî/Süryani/Keldani köylerindeki sivil halka saldırdı. DAİŞ'in Asûrî/Süryani/Keldani köylerine saldırdığı sırada  büyük bir direniş sergileyen Widad Yunan ile Şamira Şiba, Asûrî ve Süryani kadınların sembolü haline geldi. Çetelerin saldırılarına karşı topraklarını savunan ve bu sırada birçok çeteyi öldüren Widad ve Şemira'ya ne olduğu ise henüz bilinmiyor. Her iki kadından da şimdiye kadar herhangi bir haber alamadıklarını belirten Habur Süryani Kadınlar Birliği Yönetim Üyesi Şamîra Şemo, her iki kadın şahsında direnen Asûri ve Süryani kadınlarının mücadelesini anlattı.


'DAİŞ 300 kadın ve çocuğu kaçırdı'


 DAİŞ'in Habur ve çevresindeki köylere karşı geliştirdiği saldırılar ile Asûri/Süryani/Keldani halkını yok etmeyi amaçladığını belirten Şamîra, bu saldırılar ile kültürel ve toplumsal bir soykırımın gerçekleştirilmek istendiğini kaydetti. Şamîra, DAİŞ'in Bağdat, Musul ve Şengal'deki saldırılarından sonra Asûri/Süryani/Keldani halkına yönelmesinin düşündürücü olduğunu ifade ederek, "Bugüne kadar birçok defa Asûri/Süryani/Keldani halkımıza karşı bu yönlü saldırılar oldu, Şimdi de Habur'a dönük yapılan saldırılar ile bu bölgenin sömürüsü yapılmakta. Bundan kaynaklı halk oradan göç etmek zorunda kalıyor. Bunun dışında çocuk ve kadınlardan oluşan yaklaşık 300 kişi kaçırılmış. Kiliseler ve evler yakıldı, siviller katledildi. Saldırılara karşı YPJ ve YPG savaşçıları büyük bir direniş sergiliyor" diye konuştu.


'Widad yaklaşık 7 DAİŞ'liyi öldürüyor'


Habur'daki saldırılara karşı direnenler arasında birçok kadının da yer aldığını kaydeden Şamîra, birçok kadının teslimiyeti ve köylerini terk etmeyi kabul etmeyerek, mücadele etmeyi esas aldıklarını dile getirdi. Şamîra, direnen kadınlardan halen haber alınamadığını ifade ederek, "Haber alamadığımız kadınlardan birisi Süryani olan Wîdad Yunan, Habur asayişinde yer alıyordu. DAİŞ saldırılarına karşı o da arkadaşlarının yanında savaşa katıldı. Widad yaklaşık 7 DAİŞ'liyi öldürdü, sonrasında ondan bir daha haber alamadık. Şimdi ise onun şehit düşüp düşmediğini ya da rehine olarak DAİŞ'in elinde olup olmadığını bilmiyoruz" şeklinde konuştu.


'Ya beraber yaşayacağız, ya da beraber öleceğiz'


Bir diğer Süryani kadın olan Şamîra Şiba'nın Çocukları Savunma Güçleri içinde yer aldığını dile getiren Şamîra, "Şamîra çocuklarından uzak durmak istememiş, bu yüzden savunma güçleri içinde yer alıyordu. Savunma güçlerine yemek yaparak hem onlara yakın olmak hem de destek vermek istemiş. Her ne kadar oradaki savaşçılar halkla birlikte onun da daha güvenli bir yere geçmesini istese de kabul etmemiş ve 'bende sizin gibi topraklarımdan ayrılmak istemiyorum, burada yanınızda elimden ne geliyorsa yapacağım' demiş. 'Ya beraber öleceğiz ya da beraber yaşayacağız' demiş. Bu tutumunu kendi gözleriyle gören kişiler bize anlattı" ifadelerine yer verdi. Şamîra, her iki kadının da kendi ülkesi için her şeyi yapmaya hazır ve kendilerini feda edebilecek bir kişiliğe sahip olduğunu söyledi. Şamîra, şimdiye kadar toplumun kadınları 'namus' sözcükleri üzerinden değerlendirdiğini dile getirerek, kadınların verdiği mücadele sonucunda bu durumun değiştiğine işaret etti.


'Bu direniş kadının özgürlükte ısrar direnişidir'


Asûri/Süryani/Keldani kadınlarının Kürt kadınlarıyla birlikte öz savunma bilinci ve sorumluluğuyla mücadele etmesi gerektiğinin altını çizen Şamîra, konuşmasının sonunda şu sözlere yer verdi: "Savunma bizlerin doğal hakkıdır. YPJ şahsında özgür onuruyla yaşayan, özgür kadın cevheri ortaya çıktı. YPJ içindeki maneviyatı yükselten ve bunu kendi iradesiyle ortaya çıkartan bir kadın kimliğine sahip. Bu Kobanê direnişiyle de ispatlandı ki bu direniş bir kente karşı, kadının özgürlükte ısrar direnişiydi. Bu vesileyle tüm direnişçi kadınları saygı ve selamlarımı yolluyor, ülkelerini savunmak, özgürlüğe ulaşmak için şehit düşenlerin önlerinde saygıyla eğiliyorum."


(şg/dc/mg)