Umudun çocuklarıyla dayanışmaya Suruç'a

09:07

 


Helin Yıldırım/ JINHA


ANTALYA - Antalya'da Kobanê'li yurttaşlar için dayanışma kampanyası başlatan genç kadınlar 'Umudun çocuklarıyla dayanışmaya Suruç'a gidiyoruz' sloganıyla 27 Mart'ta yola çıkarak topladıkları yardımları Kobanê'li yurttaşlara ulaştıracaklar. Kampanya yürütücülerinden Ebru Şahin, Suruç'ta ki dayanışmadan etkilendiklerini dile getirerek kampanyalarını orada ki dayanışma ruhu ile ortaya koyduklarını söyledi. 


DAİŞ çetelerinin Kobanê'ye yönelik saldırıları sonrası topraklarını terk ederek Türkiye'ye gelmek zorunda kalan Kobanê'li yurttaşlar için dayanışma etkinlikleri ve yardımlar devam ediyor. Ankara Sahne Dışı Sokak Tiyatrosu'nun başlattığı Suruç Çocuk Şenliği kapsamında birkaç ay önce Suruç'a gidip orada depo, bilgi işlem, dağıtım gibi görevlerde yer aldıkları sırada tanışan Özge Yılmaz ile Ebru Şahin Antalya'ya döndükten sonra, 'Neden burada bir çalışma yürütmeyelim' diyerek Kobanê'li yurttaşlar için çalışma başlattılar. 'Umudun çocuklarıyla dayanışmayla Suruç'a gidiyoruz' sloganıyla 27 Mart günü yola çıkacak olan kadınlar, Kobanê'li yurttaşlar için topladıkları gıda ve çocuk ihtiyaçları yardımlarının yanı sıra bir miktar yardım parasını da yanlarında götürecekler. Kobanê'li yurttaşlar için başlattıkları dayanışma kampanyasına iki kişi ile başlayan kadınlar, şimdi birçok kişinin katılımıyla kolektif bir çalışma içerisindeler. Kampanyanın yürütücülerinden Ebru Şahin, "Daha önce başka şehirlerin etkinliklerini görüyorduk bir şekilde bireysel olarak dâhil oluyorduk. Antalya 'da Kobané'li aileler için yardım yapıldı ama Suruç'a toplu bir gidiş olmadı. Bizde acil ihtiyaçları öğrendik ve hem bu ihtiyaçları toplayacağız hem de oraya gidip depolarda çalışacağız. Oradaki dayanışmadan çok etkilendik ve o dayanışma ruhuyla bu kampanyayı ortaya çıkardık" dedi.


'Çocuklarla ne konuşacağımı nasıl bakacağımı bilmiyordum'


Suruç'a gittiğinde çeşitli işlerde çalıştığını belirten Ebru, "Ben kampanyaya Ankara Sahne Dışı Sokak Tiyatrosu'nun başlattığı Suruç Çocuk Şenliği çalışmasıyla bundan bir kaç ay önce dahil olmuştum. Kırtasiye malzemesi toplayıp Suruç'a gidilmişti. Ve orada bazı arkadaşlar depo da, bazıları bilgi işlemde, bazıları da dağıtım da görev aldı. Aslında bir savaş vardı bunu biliyorduk ama gidip görmek daha başka bir farkındalık yarattı daha da sorumlu hissettik kendimizi. Daha önce başka şehirlerin etkinliklerini görüyorduk bir şekilde bireysel olarak dahil oluyorduk" diye konuştu. Antalya 'da Kobané'li aileler için yardım yapıldığını fakat buradan toplu bir gidiş olmadığını söyleyen Ebru, "Bizde Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Koordinasyonu ile görüştük acil ihtiyaçları öğrendik ve hem bu ihtiyaçları toplayacağız hem de oraya gidip depolarda çalışacağız" dedi.


'En acısı hepimiz Kürt'tük dil bilmiyorduk sadece bakışıyorduk'


Kampta bulunan insanlarla nasıl konuşması gerektiğini ve nasıl bakması gerektiğini bile bilmediğini belirten Ebru, "İlk Suruç'a gittiğimde gerçekten ne yapacağımı bilmiyordum nasıl davranacağımı, ne konuşacağımı hatta komik ama nasıl bakmam gerektiğini bile düşünmüştüm. Tabi bir de en büyük sıkıntımız çoğu arkadaşın Kürtçe bilmemesiydi. Çocuk şenliği yapıyorduk ama hiç birimiz onlara nasıl sesleneceğimizi bilmiyorduk. Onlarda bizi anlamıyordu 4-5 arkadaş Kürtçe biliyordu ve her yere onlar yetişmeye çalışıyordu aslında en acısı da hepimiz Kürt'tük. Dil bilmiyorduk ama karşılıklı gülüşüyorduk gülerek anlaşıyorduk. Tabi birçok şeyden olumsuz etkilendik. Her gün gelen şehit haberleri, patlamalar, sinir krizleri. Bir şeylerin ucundan tutmak küçücük de olsa gerçekten iyi hissettiriyor" şeklinde konuştu.


'Orada ki inançla üretme fikri yaratılıyor'


Kampanya yürütücülerinden Özge Yılmaz ise dayanışmanın insana inanç kattığını söyleyerek, "İki kişi çıktıkları yola şimdi birçok öğrenci, işçi ve esnafın da katılımıyla kolektif bir çalışma yürüttüklerini anlattı. Özge, "Daha önce savaşı yaşamamış ve görmemiş biri olarak var olan koşullar dehşet verici derece de etkilenmeme sebep oldu. Suruç'ta hem güzeli hem kötüyü görüyordunuz birbirine karışıyordu bütün duygular" diye konuştu. "Savaş sebebiyle topraklarını bırakıp gelmek zorunda kalan bir halk vardı bir yanda diğer tarafta muhteşem bir kenetlenme, biz dillerini bilmediğimiz insanlarla birlikte çalışmanın dayanışmasıyla karşılaştık bu insana müthiş bir inanç veriyor" diyen Özge, oluşan inancın üretme fikrini de yarattığını dile getirdi.


'Hep orada olmak isterim'


Dayanışma kampanyasını sadece maddi ihtiyaçların giderilmesi noktasında oluşturmadıklarını belirten Özge, "Orada yaşadıklarımızı hissettiklerimizi tüm arkadaşların hissetmesini ve yaşamasını istedik. Duymak ve görmek yaşamaktan çok uzak kalıyor savaş gerçeğinde. Dolayısıyla ne kadar çok insan giderse oraya geldiklerinde o kadar çok üretilecek yeni fikirler ve daha güçlü bir dayanışma oluşuyor" şeklinde konuştu. Özge, kampanya bitiminde Antalya'dan Suruç'a toplu bir gidiş planladıklarını ifade ederek, "Herkesi umudun çocuklarıyla dayanışmaya çağırıyoruz. Herkesin gitmesini istiyoruz. Savaşı ve dayanışmayı görmek hem insanı çok etkiliyor hem de üretmeye sevk ediyor" dedi. 


(dk/fk)