Kadınların anlatımıyla geçmişten bu güne Newroz

09:09

 


Bêrîtan Canözer / JINHA


AMED - Kürt halkına yönelik baskı ve zulmün yaşandığı 1990'lı yıllarda Newroz Bayramı'nı kutlayan Kürtler, ağır bedeller ödedi ancak bayramını kutlamaktan vazgeçmedi. Tüm baskılara rağmen Newroz bayramını kutladıklarını belirten Diyarbakırlı kadınlar, "Eskiden Newroz yasaklanırdı, kimsenin katılmasına izin verilmezdi şimdi de Newroz'da giyeceğimiz kıyafetlerimiz yasaklanıyor. Bizi kültürümüzden, değerlerimizden koparmaya çalışıyorlar ama başaramadılar ve başaramayacaklar" dedi.


Her yıl 21 Mart tarihinde kutlanan Newroz Bayramı bu yılda büyük bir coşkuyla karşılanıyor. OHAL döneminin yaşandığı 1990 yıllarda tüm baskı ve işkencelere rağmen Kürtler Newroz bayramını kutlayarak bu günlere getirdi. Geçmiş Newroz bayramlarını değerlendiren Diyarbakırlı kadınlardan Leyla Aslan, "Biz Newroz bayramına daha haftalar kala ne giyeceğimizi ayarlar, onun heyecanı ile yatar kalkardık. Engel olacaklardı biliyorduk ama yöresel kıyafetlerimizi giyip her şeye rağmen o alanlara çıkıyorduk" dedi. 1990'lı yıllarda devletin Newroz kutlamalarına izin vermediğini, çok baskı gördüklerini söyleyen Leyla, "Kürt halkı eskiden çok zor şartlarda Newroz'u kutlardı. Devlet izin vermezdi. 90'lı yıllarda çocuklarımızın giysilerinin soyulduğunu ve ateşe atıldığını hatırlıyorum. Panzerleri üzerimize sürerlerdi, bizi yerlerde sürüklerlerdi ama biz kutlamaktan vazgeçmezdik. Hırsımız ve coşkumuz daha çok artardı. Sırf Newroz'u kutlamak istedikleri için müebbet hapis cezası alan insanlar vardı. Hatta Newroz'dan bir gün önce evlere baskın yapılır ve Newroza katılacağını tahmin ettikleri herkesi gözaltına alırlardı. Evlere sığınanlar, dükkanlara sığınanlar, coplanarak yaralananlar vardı" sözlerini ifade etti.


'O ateş düşmana bir cevaptı'


Köyler Newrozların çok güzel ve çok coşkulu geçtiğini belirten Leyla, "Köylerde bir hafta öncesinden kutlamalar başlardı ve insanlar evlerinin içinde bile kutlamalar yapardı. Köy ortasında ateş yakar üzerinden atlardık. O ateşin üzerinden atladığımız zaman zılgıtlar çekerdik ve tüm dünya bizim olurdu. O ateş düşmana bir cevap olarak yakılırdı" dedi. "O ateş başkaldırışın ateşidir" diyen Leyla, "Yaktığımız ateş mücadelenin ve direnişin ateşiydi" diye belirtti. 1996 yılında Diyarbakır Batıkent'te kutlanan Newroz bayramını anlatan Leyla, "Batıkent'teki Newrozu kutlamaya binlerce kişi gelmişti ve herkes çok heyecanlı, coşkuluydu. Polisler, özel timler etrafımızı sardı ve saldırmaya başladı ama her şeye rağmen Newrozu'muzu kutladık ve kutlamaya da devam edeceğiz. Hiç bir şey bizi Newroz bayramımızdan koparamaz. Bu yıl da alanları o coşkuyla ve o heyecanla dolduracağız. İnşallah bu Newroz bizi Önderliğimizin özgürlüğüne götürecek" şeklinde konuştu.


'Newroz Rahşan oldu, Zekiye oldu'


Geçmişte halkın kutladığı Newroz bayramlarına çoğu zaman polis saldırıları olduğunu kaydeden kadınlardan Sabiha Yıldırım ise şunları belirtti: "En kötü Newroz kutlamamız 1992 yılındaydı. En çok Newroz şehidini 1992 yılında verdik. Cizre ve Nusaybin'de başlayan ayaklanmalar buraya da taşındı.  Tüm baskılara karşı Newroz ateşimizi yakıyorduk. Kürt halkının gücünü görsünler diye Newroz ateşimizi yakıyorduk. Hiçbir güç bizi o ateşi yakmaktan alıkoyamazdı. Biz her zaman büyük bedeller ödedik ama hiçbir şey bizi yolumuzdan çevirmedi. O yıl da öyle oldu. Newroz bedenlerde hayat buldu ve Rahşan oldu, Zekiye oldu. Onların bize miras bıraktığı mücadeleyi düşmana yenik düşürmemek için yemin ettik."


'Bizi kültürümüzden ve değerlerimizden koparamadılar'


O günden bu günlere bakıldığı zaman Newroz'un her geçen gün daha çok anlamlandığını ve daha derin duygular yarattığını belirten Sabiha, "Kürt halkı yıllarca çok zulüm, işkence gördü ama hiçbir şey onları ne Newroz'dan, ne önderliğinden, ne savaşçılarından ne de dilinden vazgeçirmedi. Onlar bize saldırdıkça biz değerlerimizi daha çok sahiplendik. Eskiden Newroz yasaklanırdı, kimsenin katılmasına izin verilmezdi şimdi de Newroz'da giyeceğimiz kıyafetlerimiz yasaklanıyor. Bizi kültürümüzden, değerlerimizden koparmaya çalışıyorlar ama başaramadılar ve başaramayacaklar. Ne mutlu bize ki yiğit, koca yürekli Kürt gençlerine sahibiz. Onlar sayesinde başımız diktir. Biz bu yıl da geçen yılların coşkusuyla Newroz kutlamasına gideceğiz. Tüm halkımızın büyük bir katılım sağlayacağını biliyoruz. Tüm Ortadoğu halklarının Newroz bayramı kutlu olsun" dedi.


(mg)