Sosyal yardımlar, cinsiyetçi iş bölümünü derinleştiriyor
09:10
Rozerin Tekin/JINHA
İSTANBUL- Türkiye'de sosyal yardımların keyfi davranıldığını ve sosyal yardımların kadınlar üzerinden yürütüldüğüne işaret eden Sosyalist Feminist Kolektif üyesi yazar Yeşim Dinçer, hükümetin kadınları yardımlarla aileye sabitlediğine dikkat çekti. Yeşim, "Kadınların bakım sorumluluklarını onlara sabitleyen, aile içerisindeki cinsiyetçi iş bölümünü perçinleyen ve aile içindeki cinsiyetçi iş bölümüne bağlı olarak dışarıda da cinsiyete dayalı iş bölümünü bu şekilde derinleştiren bir durum ortaya çıkıyor" dedi.
Türkiye'de, yoksul yurttaşlara verilen sosyal yardımlar, AKP Hükümeti'nin uyguladığı politikalar sebebiyle keyfi sadaka yardımlarına dönüşüyor ve kadınlar üzerinden şekilleniyor. Toplumda kabul gören ve kadının "doğal görevi" olarak kabul edilen hasta bakımı, engelli bakımı, yaşlı ve çocuk bakımı gibi sorumluluklar kadının üzerine ikinci bir deri gibi yapışıyor ve toplumsal cinsiyet rollerinden çıkamayan kadınlar eve hapsedilme politikaları ile sabitleniyor. Sosyalist Feminist Kolektif üyesi yazar Yeşim Dinçer, sosyal yardımların Türkiye'de AKP Hükümeti ile başlamadığını ancak AKP ile birlikte sosyal yardımların tutarı ve ulaştığı kişi sayısının çok fazla olduğunu söyledi.
'Erkekler kendini 'muhtaç' görmediği için kadınlar devletle muhatap oluyor'
Yeşim, Türkiye'de sosyal yardım alan yurttaşların sayısına tam olarak ulaşamadıklarının altını çizerek "Asıl Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı üzerinden yardımlara ilişkin rakamlar var. Ben 2012 rakamlarını biliyorum ve rakamlara bakınca yardımların ne kadar büyük bir kitleye ulaştığını görüyorum. 2012 de 6 milyonun üzerinde kişiye ulaşmış durumda ve bunların yüzde 70 kadınlardan oluşuyor" diye konuştu. Erkeklerin kendilerini "muhtaç" konumunda görmedikleri için sosyal yardımların öznesinin kadınlar olduğunu ve gidip bu yardımları kadınların talep ettiğini belirten Yeşim, "Bakım üzerinden verilen engelli bakımı, yatalak hastaların bakımı, okul öncesi çocuklar için verilen aşı yardımları veya aşıya götürmeleri nedeniyle verilen yardımlar gibi bütün verilen yardımlar kadınlar üzerinden yapılıyor. Çünkü bu bakım işlerini zaten öteden beri Türkiye'de kadınlar yapıyor. Yani bu değişen bir olgu değil. Bu iki unsur bir araya gelince kadınlar çok ciddi bir biçimde bu yardımların öznesi haline geliyorlar. Devletle birebir muhatap oluyorlar" dedi.
Cinsiyetçi işbölümü derinleşiyor
Yardımları alanların yüzde 70'inin kadınlardan oluştuğunu bazı araştırmacıların rakamlarından bildiklerini söyleyen Yeşim, yardımların tutarının ayda ortalama 250 lira gibi son derece düşük bir rakam olduğunu kaydederek, "Yoksulluk o kadar büyük boyutlardaki bu yardımlarda bu aileler için önemli olabiliyor. Kadınları yardımlarla aileye sabitliyor. Kadınların toplumsal konumları bu şekilde belirleniyor. Kadınların bakım sorumluluklarını onlara sabitleyen, aile içerisindeki cinsiyetçi iş bölümünü perçinleyen ve aile içindeki cinsiyetçi iş bölümüne bağlı olarak dışarıda da cinsiyete dayalı iş bölümünü bu şekilde derinleştiren bir durum ortaya çıkıyor. Bunun belli bir vadedeki sonuçları özellikle bu yönde olacaktır" sözlerine yer verdi.
'Bu ülkede nikâh dışı evlilikler ahlak dışılıkla damgalanıyor'
Eşi ölen kadınlara "dul kadınlara" yardım verilmesinin ön görüldüğüne işaret eden Yeşim, kadınlara bağlanan aylığın boşanmış kadınlara bağlanılmadığına dikkat çekerek "Boşanmış kadınların muhtaçlık durumu yok mu? Elbette var. Eşi ölmüş ve çocuğu olan muhtaç kadınlara şartlı nakit transferleri var. Çocuğunu aşıya götürürsen, eğer okula gidiyorsa, okul çağındaysa bu şartlar sağlanıyor. Ama boşanmış kadınlara ve çocuğu olmayan kadınlara bu yardım neden sağlanılmıyor" vurgusu yaptı. Yeşim, Türkiye' de nikâh dışı da evliliklerin varlığına değinerek nikâhsız beraberliklerin ahlak dışılıkla damgalandığının altını çizerek göç dalgasıyla gelen Suriyeli kadınların çoğuna nikâhsız evlilikler yaptırıldığına da dikkat çekti.
'Kadının bakım emeği görünür kılınmalı ve hak temelli olmalı'
Hükümetin kadına dönük politikalarına karşı feminist bir mücadele yönteminin olması gerektiğini dile getiren Yeşim, boşanmış kadınların ve dul kadınların ayrılmasının doğru olmadığını vurgulayarak "Bizim bu yardımları hak temelli bir siyaset üzerinden yürütmemiz gerekiyor. Bunlar, belli kriterlerle saklanıyor ve o kriterleri hükümet ahlaki normlarına göre belirliyor. Öte yandan bazı yardımlarda son derece keyfi davranılıyor. O yardımlardan bir aile alabiliyor bir aile ulaşıp alamıyor. Yardımlar, yerel yöneticilerin, Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma fonu yöneticilerinin insafına terk edilmiş durumda. Bunlar keyfi olmaktan çıkarılmalı, kadının bakım emeği görünür hale getirilmeli ve hak temelli olarak yaygınlaştırılmalı" diye konuştu.
(ed/fk)

