Mart ayı 'Çocuk Adalet Sistemi Sorun Raporu' açıklandı
19:02
JINHA
AMED - ÇAÇAV, Mart ayı 'Çocuk Adalet Sistemi Sorun Raporunu' açıkladı. Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Gazal Bayram, önleyici stratejiler geliştirilmesine katkı sunmak adına, çocuk adalet sistemi içerisindeki çocuklara dair verilerin toplanması ve izleme mekanizmalarının etkin bir şekilde işletilebilmesini sağlayacak sürdürülebilir bir sistemin kurulması gerektiğini söyledi.
Çocuk Hakları Alanında Çalışan Avukatlar Ağı (ÇAÇAV), 2015 Mart ayı "Çocuk adalet sistemi sorun tespit raporunu" açıkladı. Diyarbakır Barosu'nda gerçekleştirilen basın toplantısında raporu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Gazal Bayram okudu. Gazal, çocukların adalet sistemi içerisinde "suça sürüklenen çocuk" veya "mağdur" çocuk olarak yer aldığına dikkat çekerek, "Ancak çocuk adalet sistemi sadece bu ikili ayrımla çocukları ele almamaktadır. Her çocuğun hakları vardır. Devlet her çocuğun esenliğini sağlamakla yükümlüdür. Her çocuk korunmaya veya desteğe ihtiyaç duyabilir. Ancak bu korunma ve destek çocuğun sahip olduğu insan haklarını ortadan kaldırmaz. Bu rapor çocuğun insan hakları perspektifinden çocuk adalet sistemini değerlendirmeyi hedeflemektedir" dedi.
'Rapor toplanan verilerin derlenmesiyle oluşmuştur'
Gazal, avukatlarla yapılan görüşmelerin ve avukatlardan toplanan anketler ile avukatların kendi deneyimleri ve gözlemleri üzerinden edindikleri bilgilerin bir araya getirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Çocukların dahil olduğu dosyalardaki yapısal hak ihlallerinin, çocuk hakları savunucuları tarafından görünür kılınmasının raporda amaçlandığına dikkat çeken Gazal, "Bu raporda yer alan kimi gözlemlerin, kamuoyunun yakından bildiği olaylar olduğu da dikkate alınarak, çocukların kendilerine ve dosyalarına ilişkin bilgiler kodlanmıştır, şifrelenmiştir. Rapor, toplanan verilerin derlenmesi neticesinde oluşturulmuştur" şeklinde konuştu.
Gazal, suça sürüklenen çocuklara dönük herhangi bir koruyucu önlem alınmadığına vurgu yaparak, raporda şu noktalara değindi:
"-Cumhuriyet savcısı sadece çocuğun ifadesini almaktadır. İfade alınması hariç tüm soruşturma işlemleri kolluk tarafından yapılmaktadır.
-Savcı, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin alınması için talepte bulunmamakta, bu tedbirlerin alınmasını mahkemeye bırakmaktadır. SSÇ, aynı zamanda KİOÇ ise olsa dahi savcılık bu çocuklara ilişkin herhangi bir önlem almamakta, bu hususu değerlendirmemektedir.
-Çocuğun, soruşturma aşamasında ifadesi alınmadan önce ailesine yeterli bilgi verilmemektedir.
-Çocukların tutuklanması ve göz altına alınması sırasında halen kelepçe, ters kelepçe, zincir ve benzeri aletler kullanılmaktadır.
-Müdafi olmadan ifade alınmakta, kimi zamansa ifade alındıktan sonra müdafiin ifade tutanağını imzalaması istenmektedir. Çocuk şube, baroya ivedi bir şekilde haber vermemektedir. Bazen de hiç haber verilmemekte, hatta bu sebeple baro tarafından çocuk şubeden liste istenildiğinde tepkiyle karşılanmaktadır.
'Çocuklara ilişkin hükümler mevzuatta dağınık halde'
Gazal, çocukların Türkiye'deki yargı sisteminin yapısal sorunlarından etkilendiğini dile getirerek, "Uzun yargılama süresi, SEGBİS ile duruşmaya katılım gibi adil yargılanma hakkı ile çelişen uygulamaların yanı sıra, devletin çocukları koruyamadığı işkence, kötü muamele, özel hayatın gizliliği gibi hak ihlalleri yaşanmaktadır. Çünkü çocuklara ilişkin hükümler mevzuatta dağınık haldedir. TCK, Çocuk Koruma Kanunu, TMK çocuğa ilişkin birbiriyle uyumsuz hükümler içermektedir. Mevzuat çocukların insan haklarına dair uluslararası arası mevzuat ile uyumsuzluklar barındırmaktadır" diye konuştu.
Gazal son olarak, önleyici stratejiler geliştirilmesine katkı sunmak adına, çocuk adalet sistemi içerisindeki çocuklara dair verilerin toplanması, izleme mekanizmalarının etkin bir şekilde işletilebilmesini sağlayacak sürdürülebilir bir sistemin kurulması gerektiğini söyledi.
(be/mg)

