Kürtçe'yi azimle öğrendi şimdi KURDÎ-DER eş başkanı

09:02

 


Vildan Atmaca / JINHA


WAN - Yağmur Koldaş'ın anadil mücadelesi dinleyenlerin şaşırtıyor. Asimilasyon nedeniyle anadilinden uzak büyüyüne Yağmur, katıldığı bir toplantıda konuşulanları anlamayınca eksikliğini hissederek, Kürtçe öğrenmek için KURDÎ-DER'e başvuru yaptı. Kürtçeyi azimle ileri derecede öğrenen Yağmur artık kursiyer olarak başladığı KURDÎ-DER'in eş başkanı.


Cumhuriyet tarihi boyunca tekçi anayasal sistemin en büyük mağdurları Kürtler ve diğer halklar oldu. Tek dil, tek din, tek bayrak anlayışının günümüze kadar uzandığı Türkiye'de Kürt siyasi hareketi ve ulusal mücadelesinin kazanımları olarak tekçi yaşam dayatmasına karşı adeta seferberlik içine girilerek, Kürt dilini, kültürünü yaşatmak adına birçok kurum açıldı. Bu kurumların başında Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği (KURDÎ-DER) geliyor. Dilinden koparılan halkı tekrar dili ile buluşturmayı amaçlayan KURDÎ-DER, bu amacı ekseninde kurslarına dahil ettiği öğrencilerini Kürt dili alanında en donanımlı şekilde yetiştiriyor. Tekçi devlet politikasının mağdurlarından bir olan KURDÎ-DER Erciş Şube Eş Başkanı Yağmur Koldaş, uzun yıllar sonra anadiline duyduğu özlemini KURDÎ-DER Erciş Şubesi ile tanışarak giderdi. Kursiyer olarak katıldığı dil derslerinde anadilini öğrenen Yağmur, anadilini zenginleştirmek ve yaygınlaştırmak için mücadele ettiğini söyledi. "Bir insanın ana dili kişiliğinin aynasıdır" diyen Yağmur, "Dilimden koparılmak, bana her gün ağır bir yük gibiydi. Bir anne özlemiydi, dilime olan özlemim. Kendi akrabalarım ve çevrem anadilimde konuştuklarında kendimi insanların yanında yabancı hissediyordum" diye konuştu.


'Önce kendini eleştir sonra bizleri'


Lise ve üniversite öğrenimlerini Türkiye'nin çeşitli kentlerinde tamamlayan Yağmur, yaşadığı şartlar ve devletin asimile politikaları nedeni ile dilinden ve kimliğinden uzaklaştığını ifade etti. Okullardaki eğitimlerin Türkçe olması ve Türkiye'de okumasının kendisini anadilinden daha çok uzaklaştırdığını kaydeden Yağmur, "Ana dilimin yokluğunu 2012 yılına kadar hissetmedim. Erciş'te ilk defa kadın özgürlüğü ile ilgili bir toplantıya katılmıştım. Katıldığım toplantıda tek kadın bendim. Ben de bu konu ile oradakilere Türkçe eleştiride bulundum. Onlar da bu eleştirimi Türkçe yaptığım için ve Kürt dili için yürütülen mücadeleden uzak olduğum için beni eleştirdi" ifadelerine yer verdi.


'Dilimiz yok edilip silinmeye çalışıldı'


Dilinin eksikliği karşısında ilk defa girdiği o toplantıda utandığını sözlerine ekleyen Yağmur, "İstemeyerek de olsa 'İnsan kendini hangi dilde rahat ifade edebiliyorsa o dili konuşabilmeli' dedim. Biliyorum ki bu söylediğim bir bahanedir. O bahanenin arkasına saklandım" dedi. Yağmur, aldığı eleştiriler sonrası anadilini öğrenmek için çaba sarf ettiğini ve tanıştığı KURDÎ-DER aracılığı ile anadil eğitimine başladığını belirtti. Özellikle Zilan katliamından sonra Kürt halkının kendi dilinden uzaklaştırılarak Türkleştirilmek istendiğine işaret eden Yağmur, "Erciş halkı olarak dilimizden uzaklaştırıldığımız yetmemiş gibi bir de Kürtçe ile Türkçe karışımı bir dil konuşuluyor toplumda. Dilimizle çok fazla oynanılmıştı" dedi.


'Tek kelime dahi Kürtçe bilmiyordum'


Kürtçe tek kelime dahi bilmediği için anadilini öğrenme aşamasında ciddi zorluklarla karşılaştığını ifade eden Yağmur, eğitim aşamasında yaşadığı zorlukları şu ifadelerle aktardı: "Kürtçe dil eğitimlerine başladık ve eğitimlerinde çok zorlandım. Hatta o kadar çok zorlandım ki artık ağlamaya başladım, neden anadilimi yazamıyorum konuşamıyorum diye. Hiç unutmam, hocamız bize ders vermişti, 'Gün içerisinde neler yapıyorsunuz' diye. Ben de bir iki kelime yazdım ve bıraktım. Çünkü yazamadım ve çok üzüldüm. Bir de baktım gözyaşlarım defterime akıyor. O sırada kardeşim geldi ve neden ağladığımı sordu. Kürtçe yazamadığım için ağladığımı söylediğimde beni eleştirdi, 'Bu kadar mı uzak düştün dilinden' dedi. Daha sonra gittim ve bunu arkadaşlarla ve hocamla paylaştım. Hocalarımın önerileri ile her geçen gün anadilime biraz daha yaklaştım ve öğrenimim daha da kolaylaştı."


'Ölene kadar dilime sahip çıkacağım'


Anadilinden uzak yaşamayı "bir evladın annesinden uzak olması kadar acı" sözleriyle dile getiren Yağmur, "Ölene kadar anadilime sahip çıkacağım. Çevreme, aileme, hatta gelecek nesillere anadilin ne kadar kutsal olduğunu, yaşadığım zorlukları örnek göstererek hatırlatacağım" sözünü verdi. Bir insanın diline sahip çıkmasının kutlu bir durum olduğunu kaydeden Yağmur, "Yıllar önce bir arkadaşım hakim karşısında kendini Kürtçe savundu ve o an kayıtlara 'Bilinmeyen bir dil ile kendini savundu' şeklinde geçti. Bu da benim canımı daha çok yaktı ve dilimi öğrenmem için beni daha hırslandırdı" şeklinde konuştu.


'En iyi arkadaşım Kürtçe sözlüğümdü'


Aldığı eğitim sonucu çeşitli kitaplar okuyarak anadilini geliştirdiğini ifade eden Yağmur, yanında Kürtçe sözlüğü ayırmadığını belirterek, "En iyi arkadaşım Kürtçe sözlüğüm olmuştu. Şu an bile evimde başucumdadır. Anadil dersi sırasında sürekli hocaya 'Hocam bunun Türkçe karşılığı nedir' demekten utandım ve oturduğum sıraya sözlüğümü aldım ve artık yavaş yavaş anadilimi öğrendim. Dilimi geçte olsa öğrenmek benim için bir başarıydı. İnsanın kendi dili çok önemli ve değerlidir" diye belirtti.


Kursiyerlikten eş başkanlığa


"Anadilini öğrenmenin sevinci paha biçilemez bir değerdir" diyen Yağmur, bu sevinci ve değeri herkesin yaşayabilmesi için görev üstlendiğini söyledi. Fırsat bulduğu her anda anadilini yaşatmak ve yaymak için kolları sıvadığını sözlerine ekleyen Yağmur, arkadaşlarının kendisini önermesi üzerine  22  Kasım  2014 tarihinde gerçekleşen KURDÎ-DER Erciş Kongresi Eş Başkanlığına seçildi. Yağmur, yaklaşık beş aydır üstlendiği görevi severek yürüttüğünü dile getirerek, özellikle anne ve babalara seslenerek "En iyi eğitim evde başlar ve anneler verir. Annelere büyük görevler düşüyor dil konusunda. Çocuklarınızı anadillerinden uzaklaştırmayın" dedi.


(gk/mg)