Kadınlar için üretim ve alternatif istihdam alanı

09:04

 


Bêrîtan Canözer/JINHA


AMED - Diyarbakır ve çevre illerde kadınlara ulaşarak ürettiklerini satmaları için aracılık eden Alternatif Üretim ve İstihdam Derneği, iki yılda, 2 bin kadına ulaşarak, ekonomik anlamda alternatif bir model yarattı. Köylerden ve kentlerden her kadının üretimini doğrudan alıcıya ulaştırmak için 'Sûken Kurdistanê' sitesi üzerinden ürünleri sergileyen derneğin amacı 10 bin kadına ulaşarak, emeğinin karşılığını almasını sağlamak.


2013 Mayıs ayında kurulan Alternatif Üretim ve İstihdam Derneği, kendi ayakları üzerinde durmak isteyen tüm kadınlara alternatif istihdam alanı yaratmak için çalışıyor. Derneğe başvuru yapan kadınların, içli köfteden, sabundan meyve yapmaya kadar her türlü üretimlerini aracısız alıcı ile buluşturuyor. Derneğe ulaştırılan kadın emeği ürünler, 'Sûken Kurdistanê' online internet sitesi üzerinden satışa çıkarılıyor. Kürdistan ve Türkiye'nin hemen hemen her ilinden, ilçesinden, köyünden kadınlar üretimlerini satışa sunmak için derneğe ulaşıyor. Dernek bu kadınlarla iletişime geçerek, ürünlerini fotoğraflıyor ve site üzerinden satışa sunuyor. Aracısız alıcıya ulaşan ürünlerden gelen gelirler, dernek aracılığı ile sahibine ulaştırılıyor. Satışa sunulan el emeği ürünler arasında tandır ekmeği, ev yemekleri, yazma, örgü işleri, hamurdan, tahtadan ve bezden bebekler, ahşaptan süs eşyaları, sabundan meyveler, kuklalar bulunuyor.


'Önceliğimiz evlerinde üretim yapan kadınlar oldu'


Kadınlara ulaşarak onları istihdama katan ve onlarla sürekli iletişim halinde olan Alternatif Üretim ve İstihdam Derneği koordinatörlerinden Gülbahar Örmek, bu işe tandır ekmeği ile başladıklarını söyledi. Gülbahar, sokaklarda ya da belediyeye bağlı tandır evlerinde tandır ekmeği satan kadınlara ulaşarak, onları farklı illerden tandır ekmeği talebinde bulunan kişilerle buluşturduğunu belirtti. Bazı dükkânlarla iletişime geçtiklerini ve onlardan tandır ekmeği yapan kadınların yaptığı ekmekleri satmalarını istediklerini anlatan Gülbahar, "Görüştüğümüz dükkan sahipleri kadınlara destek olmak için tandır ekmeklerini satacaklarını ve bundan kar almayacaklarını söylediler. Kadın evde ne yapıyor, neyle uğraşıyor kimse bilmiyor. Bu yüzden bizim önceliğimiz evlerinde üretim yapan kadınlara ulaşmak oldu. Evinde çorap, yazma, seccade, hırka yapan kadınlara, dikiş makinesini odasının bir köşesine koymuş parçacıdan aldığı parçalarla çocuklarına elbiseler diken kadınlara ulaştık ve ürettiklerini satabilmeleri için yardımcı olduk" diye konuştu.


'Kadınlarımıza iş imkanı sağlanmıyor'


On beşer kişiden oluşan iki gruplarının olduğunu ve bu gruplarda yer alan kadınların içli köfte yaptıklarını belirten Gülbahar, "30 kadının yaptığı bu içli köfteleri onlardan alıp bir organizasyon şirketine veriyoruz ve oradan alınan parayı içli köfteleri yapan kadınlara veriyoruz. Kadınların yaptığı her şey çok değerlidir ve emeklerine fiyat biçmek mümkün değildir ama amacımız onlara bir şeyler kazandırmak bu yüzden elimizden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyoruz" diye konuştu.


'Kürtçe satış'


Online satış yaptıkları sitenin dilinin Kürtçe olduğunu aktaran Gülbahar, "Bir internet sitemiz var ve onun aracılığı ile ürünleri satışa sunuyoruz, tanıtıyoruz. Sitemizde Kürtçe yayın yapıyoruz ve bunun da bir ilk olduğunu düşünüyorum. Kadınların yaptığı ürünlerden esnaflarımıza da veriyoruz, satışını yapmalarını istiyoruz. Gün gün de kadınların sayısı artıyor ve arttıkça ne kadar işsiz kadının olduğunu görüyoruz. Ne yazık ki kadınlarımıza iş imkanı sağlanmıyor ve yeteneklerini gösteremiyorlar. Biz kimseyi zorla bu işe sokmuyoruz, işi anlatıyoruz ve kadınlar da kabul ediyor. Bizim amacımız sadece onlar için bir şeyler yapabilmek" dedi.


Her şeyi geri dönüşümle yeniden üretiyorlar


"Kadınlara sadece iş imkanı da sağlamıyoruz aynı zaman da işlerini kolaylaştırmaya da çalışıyoruz" diyen Gülbahar, "Çalışan kadınlar için çocuklarına bakabilecek birilerini buluyoruz, evde yemek yapmamışsa yemek yapıp gönderiyoruz. Hamileyse ve yanında birinin bulunması gerekiyorsa yanına güvendiğimiz, tanıdığımız birini gönderiyoruz. Hem gönderdiğimiz kişi kazanıyor hem de ihtiyacı olan daha rahat oluyor" dedi. Kadınların yaptığı ve en çok beğenilen ürünün sabundan yapılan meyvelerin olduğunu söyleyen Gülbahar, "Evde kullanılmış ve küçülmüş sabunları getirip değiştirip dönüştürerek meyve yapıyoruz. Mesela elma yapıyorsak ona elma kokusunu veriyoruz ya da çilek yaptıysak çilek kokusunu veriyoruz. Hem ekonomik hem de ekolojik oluyor. Geri dönüşüm hocalarımız var ve hiç bir şeyi çöpe atmıyoruz her şeyi değerlendiriyoruz" diye kaydetti.


Aynı zaman da şiddet gören, kalacak yeri olmayan, ailesi tarafından dışlanmış kadınlarında derneğe başvuru yaptığını anlatan Gülbahar, "Bize başvuran kadınları DİKASUM, Selis, Kardelen ve diğer kadın kurumlarına yönlendiriyoruz ya da elimizden gelen bir şey varsa biz destek olmaya çalışıyoruz" dedi.


'Kültür ve değerlerimiz kadınlar sayesinde kaybolmamıştır'


Diyarbakır Ticaret Odası ve diğer işveren örgütleri aracılığı ile köylerde sebze meyve üreten kadınların ürünlerinin satışına da destek olduklarını belirten Gülbahar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Köylerde sebze meyve ekmiş kişiler bize gelip satmak istediklerini söylüyorlar biz de onlar için pazarlarda yer ayırıp satış yapmaları için yardımcı oluyoruz. Kadının yaptığı her şey değerlidir. Geçmişten günümüze gelen tüm kültür değerlerimiz kadınlar sayesinde daha fazla değer kazanmış ve tarihten silinmemiştir. Tandır ekmeği, ulusal kıyafetlerimiz, hamurdan ve bezden bebeklerimiz ve daha fazlası ne varsa hepsi kültürümüzü yansıtan şeylerdir. Bizim burada amacımız hem bunları yeniden üretime koymak hem de kadınlara destek olmak ve onları yaşama katmaktır. Bunu öncü alarak işimizi yürütüyoruz ve bu esasta adım atıyoruz. Böylelikle işimize yeni deneyimlerde katmış oluyoruz. Bugüne kadar destek istemek için başvurduğumuz herkes bize destek sundu ve talebimizi geri çevirmedi. Onların yardımıyla da kadınlara daha kolay yardımcı olabildik."


(fk)