Cinsiyetçi söyleme karşı 'Erktolia'

09:02

 


Ceren Karlıdağ/JINHA


HABER MERKEZİ - Geçtiğimiz günlerde marka, medya ve reklamlarda kullanılan cinsiyetçi dile karşı Erktolia isimli bir internet sitesi kuruldu. Erktolia hayatın hemen her alanında kullanılan cinsiyetçi dile karşı kampanyalar başlatarak kadınlara yeni bir eylemlilik alanı açıyor.


Erktolia.org isimli internet sitesi cinsiyetçiliğin her boyutuyla mücadele etmek amacıyla Dilara Gürcü ve Sibel Schinck tarafından kuruldu. Sitede yer alan öğeler ise başlıca kadın katliamlarını eril bir dille veren medyayı, cinsiyetçi reklamlar yapan kurumları hedef alıyor. Sibel ve Dilara henüz çok yeni olmasına rağmen kadınlar arasında büyük bir yankı bulan Erktolia'nın işlevlerini ve amaçlarını anlattı.


Sitenin kurucularından olan Dilara beş yıldır Fransa' da yaşıyor. Türkiye'den gitmesinin sebebini, "Bir kadın olarak Türkiye'de kendimi özgürce var edemiyordum" diye anlatıyor. Fransa' da ise pek çok feminist dernek ve örgütte aktivistlik yapıyor ve cinsiyetçiliğe karşı yazılar kaleme alıyor. Sibel Schinck ise altı yıldır Köln'de yaşıyor ve hayvan hakları, cinsiyet eşitliği ile ilgili yazılarını bir blogda yayınlıyor.


'Cinsiyetçiliğin her türüyle mücadele etmek için'


Dilara Erktolia gibi bir oluşuma ihtiyaç duymalarının sebebini "Türkiye toplumuna derinlemesine yerleşmiş olan cinsiyetçiliğin ürkütücü boyutları, kadın cinayet ve tecavüz davalarındaki adaletsiz hükümler, tacize bahane bulan ve suçlu yerine mağduru zan altında bırakan söylemler, kadının hayatın her alanında geri plana atılması ve LGBTİ'lerin gündelik yaşamda uğradığı dışlanma. Biz cinsiyetçiliğin her türüyle mücadele etmek için bu projeyi başlattık" şeklinde dile getiriyor.


'Cinsiyeti nedeniyle kimsenin katledilmediği bir dünya...'


Hedeflerinin yalnızca cinsiyetçilik sorununun olmadığı ifade eden Dilara, herkesin özgürce var olabileceği, cinsiyeti yüzünden katledilmediği, taciz edilmediği, toplumdan dışlanmadığı bir Türkiye hedeflediklerini ve bu temelde siteyi kurup çalışmalarını yürüttüklerini söylüyor. Ayrıca siteden doğru hedefledikleri öğeleri ise  "erktolia.org"'u büyütmek ve eylemlerine katılımın artması ve  başarıya ulaşması olduğunu ifade eden Dilara, hedef aldıkları kurum, marka ya da kişilerden bir özür açıklaması aldıklarında ya da kampanyalarını geri çektirdiklerinde başarıya ulaşacaklarını ifade ediyor. "Zamanla belki cinsiyetçilik üzerine makalelerin yayınlandığı bir blog da oluşturabiliriz" diyen Dilara, bunun için ileride daha büyük bir ekibe ihtiyaç duyabileceklerini ve kadınların gönüllü katılımın önemli olduğunu vurguluyor.


'Herhangi bir kâr amacı gütmeden çalışıyoruz'


Erktolia'ya ekibine destek olan herkesin gönüllü olarak çalıştığını ifade eden Sibel ise "Herhangi bir kâr amacı gütmeden çalışıyor, ihtiyaç duyduğumuz kaynakları kendi imkânlarımızla temin ediyoruz" diyor. Sibel ayrıca acil olarak sitenin hukuksal boyutuyla ilgilenecek gönüllü avukatlar aradıklarını da belirtiyor. Sitenin içeriğini şu anda çoğunlukla cinsiyet rollerine dayanarak hazırlanmış ve bunları destekleyen reklamların oluşturduğunu dile getiren Sibel ilk etapta başlattıkları eylemleri  "Bunun haricinde, cinsiyetçiliğin bir sonucu olan taciz vakalarına karşı başlattığımız bir toplu taşımada yaşanan taciz vakalarına karşı İETT'ye yönelttiğimiz bir bilinçlendirme eylemi de var. Kadın gazetecilere şiddet uygulamış Star Tv'de çalışan bir erkek kameramana karşı başlattığımız bir protesto eylemi de mevcut. Basın ve medya kuruluşlarını kadın tecavüz ve cinayet haberlerini sunarken kullandıkları dile çeki düzen vermeye davet eden bir eylemimiz ve Diyanet'e, bir hizmet olarak sundukları aile içi şiddet yardım hattına gerekli eğitim ve tecrübeye sahip personel sunması talebiyle başlattığımız bir eylemimiz var. İçeriğimiz şimdilik bunlardan ibaret fakat her hafta en az 2-3 yeni eylem başlatıyoruz" sözleri ile aktarıyor.


'Sokaklardaki cinsiyet eşitliği hareketine bir katkı...'


Sitenin tek işlevinin eylemlilik olduğu dile getiren Sibel "İnsanlar eylemlerimize katılmadıkça sitemiz hiçbir anlam ifade etmiyor" diye belirterek başlatılan kampanyaların eylemliliğe dönüşmesinin önemli olduğa vurgu yapıyor. Amaçlarının cinsiyet eşitliğini savunan her bireyin aktif olarak eylemler aracılığıyla seslerini duyurabilmesi olduğunu söyleyen Sibel " Eğer planladığımız gibi konu hakkında bir farkındalık ve eylemliliğe ulaşabilirsek, sokaklardaki cinsiyet eşitliği hareketine bir katkıda bulunabilirsek ne mutlu bize! Her ne kadar biz internet üzerinden eylemler sunuyorsak da sokak hareketini her zaman destekliyoruz. Nasıl sokak eylemlerinde 50 kişinin katılımı ile 5000 kişinin katılımı arasında büyük bir fark oluyor, aynısı bizim eylemlerimiz için de geçerli. Artan katılımlar sayesinde sesimiz daha çok duyulacak" diyor.


'MachoLand olarak Fransa, Türkiye ve İran'dayız'


Aslında her şeyin Ekim 2014'de Fransa basınında  MachoLand isimli bir internet sitesinin kurulduğunu öğrenmeleri ile başladığını ifade eden Sibel  MachoLand, Türkçe'de 'maço toprakları', 'maço dünyası' anlamına tekabül ettiğini belirtti.  MachoLand Fransa'daki cinsiyetçi söylemleri, kampanyaları, reklamları, şirketleri, kısacası cinsiyetçi olan her şeyi ifşa eden ve kullanıcılarının cinsiyetçiliğe karşı harekete geçmelerine önayak olan bir internet platformu olduğunu söyleyen Sibel   "Site kurucuları bu siteyi diğer ülkelerde de açmak istediklerini söylemişti.  Gezi direnişinden bu yana internet aktivizminin hızla arttığı Türkiye'de, bu siteyi kurmak Dilara'ya oldukça mantıklı geldiği için, MachoLand ile irtibata geçti ve siteyi uluslararası bir ağa çevirme çalışmalarına başladılar. Bu süre zarfında ben de ekibe kurucu olarak dâhil oldum. Şu an MachoLand olarak Fransa, Türkiye ve İran'dayız. Almanya ve Japonya ise yolda. Mücadelemiz küresel; çünkü cinsiyetçiliğin şiddeti ülkelere göre farklılık gösterse de, bu küresel bir sorun."


(fk)