'Kadınların öfkesi artıyor mücadele azmi yükseliyor'

09:01

 


Bêrîtan Elyakut/JINHA


MÊRDÎN - Kobanê'de YPG/YPJ direnişçileri karşısında ağır yenilgiler alan DAİŞ çetesi yönünü savunmasız halka çevirerek, Şubat ayında Süryani köylerine saldırdı. Süryani halkına yönelik saldırıları değerlendiren Mardin Belediye Eş Başkanı Februniye Akyol Akay, DAİŞ'in korku salma politikalarının kadınlar üzerinde istenilen etkiyi yaratmayacağının altını çizerek, "Kadınların öfkesi artıyor mücadele azmi yükseliyor" dedi.


DAİŞ çeteleri 24 Şubat 2015 tarihinde Hesekê'ye bağlı Habur Nehri kıyısında bulunan yaklaşık 35 Süryani köyüne saldırdı. DAİŞ çeteleri saldırıda çoğu kadın, çocuk ve yaşlı olmak üzere 350 kişiyi kaçırdı. Saldırının ardından DAİŞ çeteleriyle ilişkileri olan Arap aşiretleri ile Süryani metropoliti arasında görüşmeler başladı. Süryani kadınların ve çocukların kurtarılması ve kadınların hedef alınmasını değerlendiren Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Februniye Akyol Akay, DAİŞ çetelerinin genel saldırılarının kadınlar üzerinden gerçekleştiğine dikkat çekerek, "Toplumun köleleştirilmesi kadınların köleleştirilmesiyle başladı. DAİŞ çeteleri de önce kadınlara saldırarak, tecavüz ederek, pazarlarda bir mal gibi satarak toplumu köleleştirmek istiyor" dedi.


'DAİŞ savunma birlikleri olmayan halka yöneldi'


Kadınların boyunduruk altında tutulmaya çalışıldığını ve köleleştirilmek istendiğine vurgu yapan Februniye, "YPG/YPJ ve YBŞ güçleri Şengal'de DAİŞ çetesine karşı tarihi bir direniş sergiledi. Ardından çeteler yönlerini Kobanê'ye döndüler ve burada da YPJ'nin görkemli bir kadın direnişiyle karşılaştılar. Çeteler Kürtlerle baş edemeyeceğini anlayınca savunmasız bir halk arayışına girdi. Savunma birlikleri olmayan Süryani halkını hedefine aldı. DAİŞ çetelerinin ilk saldırıları yine Sürayani halkının yoğun yaşadığı Musul oldu" diye belirtti. Musul'da Êzidî ve Süryani kadınların kaçırıldığının altını çizen Februniye, Süryani kadınların kaçırılmasının çok fazla gündemleştirilmediğini söyledi. Februniye, "Êzidî halkına o süreçte daha büyük saldırı gerçekleştiğinden kaynaklı oraya daha fazla ağırlık verildi. Bu saldırıda da yine kadınlar, çocuklar, erkekler kaçırıldı ve katledildiler. Şuanda 300 kişiden fazla insandan haber alamıyoruz ve haber alamadığımız kesimin çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor" diye konuştu.


'Widad Süryani kadınlar için bir sembol oldu'


Halkların ve özellikle kadınların Kürt hareketinden cesaret alıp silahlı mücadeleye katıldığını ifade eden Februniye, Süryani kadınların DAİŞ'e karşı fedai eylem gerçekleştiren Arîn Mirxan'dan cesaret aldığını söyledi. Kobanê direnişine katılan Süryani kadınlardan Widad Yunan'ı örnek gösteren Februniye, "Widad Yunan gibi birçok Süryani kadın YPJ'ye katıldı. Widad halkı için bedenini siper edip son kurşununa kadar mücadele etti ve Süryani kadınlar için bir sembol oldu. Widad'tan sonra birçok Süryani kadın silah alarak cephelerde DAİŞ'e karşı mücadele etti. İnanıyorum ki Süryani savunma birlikleri karşısında DAİŞ çetelerinin saldırıları boşa çıkacaktır" şeklinde konuştu.


'DAİŞ'in saldırıları kadınların öfkesini artırıyor'


Süryani kadınların kurtarılmasına dönük bölgenin metropolitinin DAİŞ ile iletişim halinde olan Arap aşiretleri ile görüşmeler gerçekleştirdiğini kaydeden Februniye, "Şu ana kadar DAİŞ'in elinde bulunan 23 kişinin serbest bırakıldığını ancak geriye kalanlardan haber alınmadığını öğrendik. DAİŞ çeteleri kaçırdıkları Süryani kadınları, erkekleri ve çocukları kendilerini güvencede tutmak amacıyla kaçırdılar. Son görüşmelerde DAİŞ çeteleri koalisyon güçlerinin hava saldırılarını durdurmaları noktasında şart koşmuşlar ancak doğruluk payı nedir bilmiyoruz. Şuan için görüşmeler gizli şekilde yapılıyor" diye belirtti. DAİŞ çetelerinin kadına dönük saldırılarının kadınların öfkesini daha fazla arttırdığını kaydeden Februniye, DAİŞ'in korku salma politikalarının kadınlar üzerinde istenilen etkiyi yaratmayacağının altını çizdi.


(mg)