Dengbêj Evi'nde 40 erkeğe karşı bir kadın dengbêj
09:03
Bêrîtan Elyakut/JINHA
AMED - Diyarbakır Dengbêj Evi'nde klamlar söyleyen 40 erkek arasında tek kadın dengbêj olan Feleknazê Amedê sesi ve yorumu ile büyülüyor. Sözlü kültürün aktarıcısı olan kadınların dengbêjlik yapmasını ayıplayanlara tepki gösteren Feleknazê, klamların kadın rengi ve kadın üslubuyla ayrı bir güzel dile geldiğini belirtiyor.
Kürt tarihinin sözlü anlatıcıları, dengbêj kültürünün yaşatıldığı Diyarbakır Dicle Fırat Kültür Sanat Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Amed Dengbêj Evi'nde sözlü tarih anlatıcıları bir birinde güzel klamlara hayat veriyor. 40 erkek dengbêjin bulunduğu Dengbêj Evi'nin tek kadın sesi olan Feleknazê Amedê, Kürtlerin yaşadığı zulümleri ve Kürt kültürünün en iyi anlatıcısı olması nedeniyle dengbêjliğin kadının rengi olduğunu ifade etti.
'Denbêjlik evvelden beri kadın emeğiydi ama kadına yasaklanmıştı'
Dengbêjlik sanatının tarihinin çok eskilere dayandığını belirten Feleknazê, "Denbêjlik evvelden beri kadın emeğiydi ama kadına yasaklanmıştı. Kadının başına bir şey geldiğinde acısını kederini dengbêjlerle anlatırdı" dedi. Kadının kendi acısını şarkılarla dile getirdiği zaman erkekler tarafından uyarıldığını ve engellendiğini dile getiren Feleknazê, " Hep şu düşünde vardı. Kadın öne çıkarsa günah işler kadının sesi erkeğin sesinin üstüne çıkarsa günahtır, ayıptır kadın evine gitsin işini yapsın' denilirdi" dedi.
'Kadın yaşama dair her şeyden soyutlanmak istendi'
Aslında kadını yaşama dair her şeyden soyutlanmak istendiğini dile getiren Feleknazê, "Kadınlara deniyor ki, 'Siz kadınsınız hiçbir şeye yaramazsınız bir şeyle ilgilenmeyin sadece gidin evinizde çocuk getirin yemek yapın'. Evimizle çocuklarımızla ilgilendiğimiz zaman da yaptıklarımız işten sayamıyordu. Emeğimiz göz ardı ediliyordu. Biz elbiseleri ele yıkıyorduk, koyun sağıyorduk, hiç durmuyorduk iş yapmaktan çocuklarımızı kucağımıza almaya bile zamanımız olmuyordu. Yemek bile yaptıklarında önce erkeklere veriyorlardı. Kadınlar parayı bile tanımıyordu. Kadının başına gelenler söylenmiyor pek hepsi saklıdır" ifadelerinde bulundu.
'Kadının olmadığı toplum renksiz bir toplumdur'
Feleknazê, kadınların önü açıldığı takdirde, birçok kadının dengbêjlik yapmak isteyeceğine dikkat çeken Feleknazê, "Ben küçükken radyomuz vardı Erivan radyosu vardı akşamları dinlerdik. Meryem Xan ve Eyşe Şan vardı o zamanlar onu da çok dinleme fırsatımız da yoktu öyle iş yaparken dinliyorduk. Ama çocukken hafızam kuvvetiydi. İşte düğünlerde söylerdik eskiden çalgı aleti falan yoktu. Başlarda kadınlar kendi aralarında tek söylerdi şimdi zaman zaman erkelerle kadınlar beraber söylüyor. Kadının olmadığı toplum renksiz bir toplumdur kadınlar düğünlere de yaslara da renk verendir kadın bağırır kadın şarkı söyler içindekileri böyle ifade eder" dedi.
'Dengbêjlik sayesinde Kürtlerin tarihleri bu güne kadar geldi'
İlk başlarda arkadaşlarına yolculuk sırasında otobüslerde dengbêjler söylediğini belirten Feleknazê, "Arkadaşlarım ısrarla sesimin çok güzel olduğunu söylediler. Bende öylece dengbêj söylemeye başladım" dedi. Diyarbakır Dengbêj evinde 40 erkek dengbêj arasında tek kadın olduğunu ifade eden Feleknazê, "Kadınlar ya aileden çekindiği için gelemiyor ya da ekonomik nedenlerden gelemiyor. Ama dengbêjlik çok önemli dengbêjlik Kürtlerin tarihidir kültürüdür. Dengbêjlik sayesinde Kürtlerin yaşadıkları tarihleri kaybolmayarak bu güne kadar gelmiş " diye konuştu.
'Kürt kadınları adına direniyorum'
Kürt gençlerine de çağrıda bulunan Feleknazê, "Dengbêjliğin kaybolmasına izin vermesinler. Yaşlı olan dengbêjler yaşamını yitirirse bu sanatı gençlerin sırtlaması gerekiyor. Dengbêj evi çok önemli bir çalışma. Başka ülkelerden bile ziyarete geliyorlar ama geldiklerinde kadınları soruyorlar. Şarkıcı kadınlar var ama dengbêj kadınlar azınlıkta ben erkek dengbêjlere karşı tüm Kürt kadınları adına direniyorum benim Kürt kadınlarından isteğim o dur ki gelip bana destek versinler. Kadın dengbêjler olursa burası çok daha güzel ve renkli olur" dedi. Feleknazê yaşlıkların eril zihniyetine karşı gençlerin duyarlı olması gerektiğine değinerek, "Kadının burada ne işi var diyorlar. Kadının dağlarda çıkardığı mücadeleyi Rojava'daki direnişini hiç görmüyorlar. Özgürlük için kadın kendini siper ediyor ama burda kahvede oturan adam kadının dengbêjlik yapması ayıptır diyor" şeklinde anlattı.
(fk)

