'Kadın özgürlüğü için HDP'

09:05

 


Mizgin Tabu / JINHA


İSTANBUL - Farklılıkların bir aradalığı için önemli bir deneyim olan HDP'den aday adayı olan feminist avukat Filiz Kerestecioğlu, partiyi tercih etmesinin nedeninin eşit temsiliyet, eş başkanlık ve kadın özgürlüğü için verilen mücadele olduğunu belirtti.


Türkiye genelinde 7 Haziran'da gerçekleşecek olan milletvekili seçimi için HDP'ye farklı renklerden farklı kesimlerden kadınlar aday adayı oldu. Seçimlere eşit temsiliyet ile adaylarını belirleyen HDP'den İstanbul Milletvekili aday adayı olan feminist avukat Filiz Kerestecioğlu, 1980'li yıllardan beri feminist kadın hareketinde yer alıyor. "Kadınlar vardı" şarkısının söz yazarı olan Filiz, bugüne kadar kadın mücadelesinde aktif yer aldığını belirterek, HDP'nin yüzde 50 eşit temsiliyet sağladığını ve bu nedenle aday adayı olduğunu söyledi.


'Kadınların sesi olmak istiyorum'


Hem Meclis'te hem sokakta kadınların sesi olmak istediğini belirten Filiz, kadınların yaşadığı sorunları birebir mecliste ele almak ve seslerini duyurmak gerektiğini ifade etti. Filiz, HDP'nin diğer siyasi partilerden farklı olduğunun altını çizerek, "Diğer partilerde eş başkanlık sistemi yok. Oysa HDP eş başkanlığın yanı sıra kadınlara yüzde 50 temsil hakkı getiren bir partidir. HDP eşit temsiliyete önem veren ve halkların barış içinde özgürce yaşamasını isteyen bir partidir " diye konuştu.


'Sesimizin kısıtlanmayacağına inandığım için HDP'yi seçtim'


Meclisin siyaset açısından önemli bir alan olduğunu dile getiren Filiz, siyasetin sadece meclisle sınırlı kalmaması gerektiğine işaret etti. HDP'nin tüm kesimleri kapsayan bir parti olduğuna dikkat çeken Filiz, "HDP, Süryanilerin, Rumların, Yahudilerin, Çerkezlerin partisidir. Kimliklerin tamamen ortadan kalktığı daha evrensel, sınırların olmadığı bir dünya özlemiyle mücadele etmek ve sesimizin kısıtlanmayacağına inandığım için HDP'yi seçtim" dedi. Türkiye'de artarak devam eden kadın katliamlarının önüne geçilmesi noktasında İstanbul Sözleşmesi'nin önemine vurgu yapan Filiz, "İstanbul Sözleşmesinin uygulanması halinde kadınların hayatı garanti altına alınabilinecek. Şimdiye kadar mevcut yasalar doğru bir şekilde uygulanmadı bu nedenle kadınlar seslerini daha fazla yükseltmeli" sözlerini ifade etti.


'Feminizm aynı zamanda dünyayı değiştirebilecek bir ideolojidir'


Kadın mücadelesine dair Rojava'daki direnişe işaret eden Filiz, Rojava'daki kadınların verdiği mücadelenin dünya genelinde tüm kadınlara örnek olduğunu söyledi. Filiz, Rojavalı kadınların mücadelesinin en iyi yansımasının Türkiyeli kadınlarda açığa çıktığını ifade ederek, bu değişimi şöyle dile getirdi: "Ben bunu feminist bakış açısı ile söylüyorum. Çünkü feminizm aynı zamanda dünyayı değiştirebilecek bir ideolojidir. Benim için sadece bu düzen içerisinde kadın ve erkeğin eşitlenmesi değildir. Tabi ki bu düzen içerisinde eşit noktaya gelmek isteyen kadınlar gelmelidir ve bunların yolu açılmalıdır. Bizde yasal olarak bir takım şeylerin değişmesi için mücadele etmeliyiz. Aynı zamanda militarizmin ve dünyadaki erkek egemen sistemin ve ekonomideki erkek egemen bakışın da değişmesi içinde bir şeyler yapmalıyız. Yeni yaşam çağrısının benim kafamdaki karşılığı budur."


'Yeni yaşamın kurulabileceğine inanıyorum'


Kadınların yeni yaşam çağrısına dair birçok konuda değişimlerin olması gerektiğini söyleyen Filiz, "Öncelikle bütçelerin kadınların yaşamlarını organize edecek ve onların hayatlarını kolaylaştıracak bütçeler olması gerekiyor. Askerlik ve militarizm denildiğinde başka bir bakış açısı gerekiyor. Bütün bunları kadın bakış açısı ile kurduğunuz zaman kadınlar için yeni yaşam diyebiliriz. Bu bir anda değişebilecek bir şey değildir. Çünkü dünyadaki erkek egemenliği dünyadaki ezme/ezilme biçimlerinden daha önce çıkmış bir durumdur. Belki en son yok olacak olandır. Ama ben bugünden yarına adım adım yeni yaşamın kurulabileceğine inanıyorum" şeklinde konuştu.


'Kadınlar ortaklaşarak mücadele etmeli'


Farklı siyasi çevrelerde yer alan bütün kadınların ortaklaşarak mücadele yürütebileceğini ifade eden Filiz, kadınların birçoğunun bulunduğu siyasi parti içerisinde ön planda olmadığını söyledi. Filiz, siyasi partiler içerisinde konuşanların hep erkekler olduğuna dikkat çekerek, "Bütün sözleri söyleyen erkeklerdir. Bu yüzden yeni yaşam çağrısına bütün kadınlar kulak vermeli ve hep birlikte mücadele etmeliyiz. Çünkü AKP iktidarına ve istemediğimiz başkanlık sistemine kadınlar olarak hep birlikte ancak böyle karşı çıkabiliriz" diye belirtti.


'Diktatörlük anlayışına kadınlar karşı çıkabilir'


"Biz ne kadar kadın emeği ve bedenimiz bizimdir diyorsak, diğer taraftan da iktidarın çeşitli temsilcilerinin inanılmaz kötü söylemleri var. Bedenimizle uğraşacak sözler sarf ediyorlar" diyen Filiz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "ananı da al git" ve "kadın erkek eşit değildir, fıtratında yoktur" sözlerini hatırlattı. Filiz, Cumhurbaşkanının her konuda her şeyi sadece kendisinin bildiğini savunduğunu belirterek, "Tek kimlik, tek temsil ve diktatörlük anlayışına yine en fazla kadınların karşı çıkabileceğini düşünüyorum. Bunu kendi partileri içerisinde yer alan kadınlarında hazmetmemesi gerekiyor" diye belirtti.


'Birlik olalım mücadeleyi yükseltelim'


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in yanı sıra birçok AKP'linin söylemleriyle kadınları hedef aldığını dile getiren Filiz, kadınların buna karşı çıkması gerektiğini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti: "Örnek verecek olursak, Özgecan'ın öldürülmesi bir katliamdır. Toplumda bütün duyarlılıkların artmasına neden oldu. Bugün gazetelerde mor sayfaların çıkmasına neden oldu. Bu önemli bir şeydir. Fakat Özgecan'ın ardından onlarca kadın öldürüldü. Bütün bunların nedeni aslında tepeden gelen o söylemdir."


Filiz son olarak, kadın bedenine ve yaşam tarzına yönelik söylemlere karşı kadınların birlik olması gerektiğini yineleyerek, mücadeleyi yükseltme ve büyütme çağrısında bulundu.


(dc/mg)