'Ekoloji mücadelesi ve hukuk' tartışıldı

13:06

 


JINHA


WAN - Çevre ve Ekoloji Hareketi Avukatları (ÇEHAV) ile Van Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 'Ekoloji Mücadelesi ve Hukuk' paneli başladı. Toplantıda konuşan Av. Alptekin Ocak, "Kürtler hepimizin hukukuna sahip çıkıyorlar. Sizin mücadeleniz bizlere umut veriyor. Özellikle kadınların yer aldığı konum bizlere büyük bir ders veriyor" dedi.


Çevre ve Ekoloji Hareketi Avukatları (ÇEHAV) ile Van Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 'Ekoloji Mücadelesi ve Hukuk' toplantısı Van'da Nûda Kültür Merkezi'nde başladı. Toplantıya DBP İl Eş Başkanı Miraz Çalli, Van Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Av. Erhan Aksoy, Van Baro Başkanı Av. Murat Timur, belediye eş başkanları, STK temsilcileri, avukatlar ve mahalle meclisleri katıldı. Gün boyunca sürecek olan toplantıda "Su hakkı, HES'ler ve mücadele pratikleri", "Kıyı sahil şeridi ve sulak alanların korunması", "Van'ın mevcut çevre sorunları çerçevesinde ekoloji mücadelesi nasıl ortaklaştırılabilir?" konuları tartışılacak.


Ekolojik toplum paradigması çerçevesinde mücadele çağrısı


Yaptıkları çalışmalarla ile ilgili bilgi veren Av. Deniz Gedik, 2009 yılında kurulan bir hareket olduklarını belirtti. Van'da toplantı yapma amaçlarının coğrafyanın büyük bir tehlike ile karşı karşıya kalması olduğunu söyleyen Gedik, çok sayıda hidroelektrik santral ve ocaklar yapıldığını hatırlatırken, çevre katliamlarıyla karşı karşıya olduklarını dile getirdi. Toplantının açılış konuşmasını DTK Van Ekoloji Komisyonu Üyesi Fatih Şahin yaptı. Diyarbakır'da düzenlenen toplantılarda Van'ın ekolojik pilot kent olarak kararlaştırıldığını ifade eden Fatih, yaptıkları bu toplantı ile kent ve çevre talanının önüne geçmek istediklerini vurguladı. Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmayla, iktidarın, neo liberal politikalarla Türkiye'nin her yerini HES, baraj, devasa havaalanları ve köprülerle talan ettiğinin altını çizen Fatih, demokratik kesimlerin doğa talanına karşı, ekolojik toplum paradigmasını hayata geçirmek için ortak mücadele etmesinin gerekliliğine dikkat çekti.


'Su hakkı temel bir insan hakkıdır'


"Su hakkı, HES'ler ve Mücadele Pratikleri" başlığı ile başlayan panelin ilk oturumunda konuşan Av. Olguner Olgun, su hakkının temel bir insan hakkı olduğunu kaydederken, ücretsiz olması gerektiğini, var olan sistemin bu mevcut durumuyla yürümediğini belirtti. "Suya erişim herkesin temel hakkıdır" diyen Olguner, yönetimlerin de bunu sağlamak zorunda olduklarını ifade etti. Olguner, tüm inanç ve hukuk sistemlerinde suyun kutsal olarak kabul edildiğinin altını çizerken, suyun Anayasal hak niteliği taşımasının önemli olduğunu, çünkü buna ilişkin bir dava sürecinin gelişebileceğini söyledi.


'Bölgede bir varoluşa tanıklık ediyoruz'


Ardından Karadeniz bölgesinde çevre talanına ilişkin sunum yapan Av. Alptekin Ocak da, Kürt bölgelerinde ekoloji ve suya çok önem verildiğine işaret etti. Bölgede yok sayma politikalarına karşı dil, kültür ve yaşamın tüm alanlarında bir varoluşa tanıklık ettiklerini kaydeden Alptekin, "Kürtler hepimizin hukukuna sahip çıkıyorlar. Bu talepleri artık herkes savunuyor. Sizin mücadeleniz bizlere umut veriyor. Özellikle kadınların yer aldıkları konumları, bizlere büyük bir ders veriyor. Asıl soru; 'Savaş bittikten sonra ne olacak?' Buna kafa yormazsak büyük sorunlar yaşayacağız. Batı'da yaşanan tahribatı burada da yaşama gibi bir korkumuz var" diye konuştu.


'Devlet yıllarca kirli politikalarla bölgenin doğasını talan etti'


Ankara Barosu'ndan Av. Emre Baturay Altınok da, toplantının bir deneyim aktarma toplantısı olduğunu kaydetti. "Çözüm süreci bir nihayete erdiğinde, barış geldiğinde, savaş hukuku sonlanacak ve bu savaş hukuku normalleşecek. Savaş bittikten sonra burası artık sermaye için makul bir hal alacak" ifadelerine dikkat çeken Emre, devletin savaş hukuku ile kirletici faaliyetler devreye koyduğunu söylerek, devlet eliyle bölge doğasının yok edilme noktasına getirildiğine işaret etti. Bundan sonraki yıkımlara karşı herkesin hazır olması gerektiğine değinen Emre, yaratılacak toplumsal etkinin destekçileri olacaklarını kaydetti. Emre, "Siz savaş hukukuna karşı, biz ise sermayeye karşı bir savaş içerisindeyiz. Bu mücadele ortaklaşmalıdır" dedi. Panelin ilk oturumu soru-cevap bölümü ile sona ererken, verilen aranın ardından "Kıyı Sahil Şeridi ve Sulak Alanların Korunması" oturumu ile panel devam etti.


(va/gk/fk)