Yaşam savunucuları: Roboskî'de katliam devam ediyor

14:13

 


JINHA


HABER MERKEZİ - Roboskî'de sınır ticaretinde kullandıkları iddiasıyla askerler tarafından vurularak öldürülen katırlarla ilgili olarak yaşam savunucuları ortak bir bildiri yayınlayarak, katırların katledilmesinde devleti, hükümeti ve Türk Silahlı Kuvvetlerini sorumlu tuttu.


Roboskî'de katırların katledilmesine yönelik; Bağzı Üniversiteler Platformu, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), Derin Ekoloji Derneği, Dört Ayaklı Şehir, Dünya Yalnız Bizim Değil Platformu (DYBD), Engelli Hayvanları Koruma ve Hayvan Hakları Derneği, "Faytona Binme Atlar Ölüyor" Platformu, Sesonline.net İnternet Gazetesi, Yeryüzüne Özgürlük Derneği ve Yunuslara Özgürlük Platformu tarafından ortak bir açıklama yayınlandı. "Canlılara bomba yağdıran, kurşun sıkan, her türlü hukuksuzluğu meşru kılan, kan üzerinden siyaset yapan iktidar düzenine karşı, Roboskîli katırların ve insanların yanında olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz" denilen açıklamada, Roboskî'de 24 Mart'ta 8 katırın askerlerce kurşunlanarak öldürüldüğü hatırlatıldı.


'Yaşamı savunmaya çağırıyoruz'


Aynı yerde 78 katır hakkında itlaf kararı çıktığına dikkat çeken yaşam savunucuları, ortak bildiride, "Canlıların üzerine hiç düşünülmeden bomba yağdırılmasını, kurşun sıkılmasını sağlayan yasaların varlığı, tüm bu yapılanların meşru ve doğru olduğunu göstermez" dedi. Yaşam savunucuları, "İnsan-hayvan demeden yaşama karşı suç işleyen, halklar arasında nefreti körükleyen devlet politikalarına, katliamlara karşı hak ve özgürlüklere duyarlı tüm kesimleri dayanışmayı büyütmeye; katliamları, sınırları değil, tür-ırk-etnik ve dinî kimlik ayrımı yapmadan yaşamı savunmaya çağırıyoruz" diye belirtti.


'Her türlü hukuksuzluğu meşru görüyorlar'


Yayınlanan ortak bildiriden şunlar belirtildi: "24 Mart 2015'de sınırı geçmek üzere olan ve insan faydası için köleleştirilmiş 8 katır, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) askerleri tarafından vurularak katledildi. Kana bulanmış bir coğrafyada, tahakküm ilişkilerinin en altında kalan, yaşam hakkı yük ve mal taşıma işleviyle sınırlandırılmış bu hayvanlar, bölgede on yıllardır devam eden savaşın ismi anılmayan kurbanlarıdır. Tahakküm ilişkilerine karşı bütünlüklü bir muhalefet perspektifini benimsemeyen, hayvanları canlı olma vasıfları ile değil; gözden çıkarılabilir, yaşamı ikincil, ölümü 'zaiyat', mal olarak tanımlayan yaklaşım, görüş ve haberleri kınıyoruz. Türkiye'de, ölümlerin gündelikleşmesinden, kamuoyunda da katledilenler arasında tür, etnik kimlik, ırk, sınıf ayrımcılığına dayanan hiyerarşik bir değer sıralaması yapılmasından endişe duyduğumuzu ifade ediyoruz. Roboskî'de askerin katlettiği 8 katır, Türkiye'de yaşama, umuda, barış ve adaletin katledilmesi demektir. Canlıların üzerine hiç düşünülmeden bomba yağdırılmasını, kurşun sıkılmasını sağlayan yasaların varlığı, tüm bu yapılanların meşru ve doğru olduğunu göstermez. Canlılara bomba yağdıran, kurşun sıkan, cenazelere dahi saldıran, demokratikleşme hamleleri adı altında kamuoyu gündemini meşgul ederken her türlü hukuksuzluğu meşru kılan, kan üzerinden siyaset yapan iktidar düzenine karşı, Roboskîli katırların ve insanların yanında olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz. Orada hiç olmamaları ve var oluştan gelen hakları ile özgürce yaşamaları gerekirken, sınır ticaretinde, silahların, bombaların, mayınların gölgesinde insanlarca sömürülen katırların katledilmesinde devleti, AKP hükümetini ve TSK'yi sorumlu tuttuğumuzu belirtmek istiyoruz. Hayvana, insana, yeryüzüne özgürlük."


(fk/mg)