Medyaya 'sokak hayvanları katil değil, etik ol' çağrısı

16:53

 


JINHA


HABER MERKEZİ - Eskişehir'de bir kadının ölü bulunmasının ardından medyada sokak köpeklerine yönelik nefret ve linç ifadeleri içeren haberlerle ilgili ortak bir açıklama yapan hayvan hakları savunucuları ve barolar, "Erinç Pütün'ün ölümünün sokak köpeklerine mal edilmesini ve medyanın, sokak köpeklerine yönelik toplumsal şiddeti kışkırtarak itlaf ve tecrit politikalarını meşrulaştıran haberlerini kınıyoruz" dedi.


24 baro ve hayvan hakları savunucuları Eskişehir'de Erinç Pütün'ün ölü bulunmasının ardından medyada sokak köpeklerine yönelik nefret ve linç ifadeleri içeren haberlerle ilgili ortak bir açıklama yaptı. "Erinç Pütün'ün ölümünün sokak köpeklerine mal edilmesini ve medyanın, sokak köpeklerine yönelik toplumsal şiddeti kışkırtarak itlaf ve tecrit politikalarını meşrulaştıran haberlerini kınıyoruz" denilen açıklamada, "Gelinen son noktada, Erinç Pütün'ün ölü bulunmasını takiben, bedenine sadece ölüm muayenesi yapıldığı görülmüştür. Pütün'ün başkaca sebeplerle yaşamını yitirmiş olabileceği ihtimali üzerine gidilmediği ve bu olaydaki bütün şüpheleri ortadan kaldıracak klasik otopsinin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Henüz otopsi raporu dahi açıklanmamışken, yaşamını yitiren kişinin hatırasına saygı gösterilmeden ve hatta olay ile ilgili başka gerçeklerin ortaya çıkmasını engelleyecek nitelikte mesnetsiz haberlerin ivedilikle kamuoyunda paylaşılması, hâlihazırda ciddi yaşamsal tehdit ve tehlikelere maruz bırakılan sokak köpeklerini açık hedef hâline getirmiştir. Bu nedenle bu olay ile ilgili tüm olasılıklar soruşturulmadan, klasik otopsi sonucunda olay kesinlik kazanmamışken, büyük  başlıklarla kamuoyuna "Çok sevdiği köpekler sonu oldu", "Her gün beslediği sokak köpekleri parçaladı", "Katil köpekler" gibi hedef gösterici ve sorumsuzca yapılan haberlerden son derece rahatsızız" denildi.


Sokak hayvanları katil değildir


"Sokak köpekleri katil değildir, insan yemezler; insanların aksine taammüden ya da planlayarak yaşam hakkına ya da beden dokunulmazlığına kastetmezler" diye belirtilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Buna rağmen, ilgili haberlerin yeterli delil olmaksızın hayvanları "suçlu" göstermesi, Türkiye'de iktidarın söylem ve pratiklerine meşruiyet sağlamayı ilke edinmiş, sorumsuz habercilik anlayışının bir göstergesidir. Hayvan katliamlarının, toplamaların, ormana ve insansız alanlara terk ederek, sürgüne göndererek öldürmelerin arttığı, tecrit politikalarının ve soykırım mantığının merkez üssü olacak olan toplama kamplarının inşa edildiği, hayvanların şehirlerdeki varlığının tehdit altında olduğu şu günlerde, bu tarz haberler, yaklaşan felaketlere kamu nezdinde meşru zemin yaratmayı hedeflemektedir. Hayvan psikolojisi ve davranışları hakkında uzmanlığı bulunmayan akademisyenlerden hayvanlar aleyhine görüş alınması, sokak ortasında köpek kurşunlamış bir avukatın demeçlerinin kullanılması, bu haberlerin arkasında yatan politik itkiyi de ortaya koymaktadır. İnsana ve hayvana yönelen nefret söylemlerini köpürterek, temkinsizce, magazin malzemesi ve sansasyon unsuru olarak kullanan medya organları, toplumsal cinnet, histeri ve şiddetin artmış olduğu şu günlerde, birçok katliama ve drama adeta kapı aralayan, farklı kesimleri birbirine düşman eden birer manipülasyon aracı haline gelmiştir. Bu tür haberler, Türkiye'de medyanın iktidar pratiklerini meşrulaştırma itkisiyle, adaleti ve hak arayışını sabote ettiğinin en önemli kanıtlarıdır. Medya, yalnızca hayvanların katledilmesine gerekçe sunmakla kalmayıp, Erinç Pütün'ün yaşamını yitirmesine ilişkin başlatılan adlî süreci de manipüle etmekte, dolayısıyla işlenmiş suça ortak olmaktadır.


Medyaya 'etik ilkelere uy' çağrısı 


Benzer bir yaklaşımın, üç sene önce Ankara'da İranlı bir şahsın yine sokak köpekleri tarafından öldürüldüğü iddiası üzerini sergilendiği kaydedilen açıklamada, "Medyanın çarpıtıcı ve manipüle edici haberlerinin akabinde, bu kişinin ölümünü takip eden üç gün içerisinde yedi sokak köpeği yakılarak katledilmiştir. Eskişehir'de ve farklı illerde de benzer bir katliamın yaşanabileceğini, böyle bir olayın yaşanması hâlinde, bu katliamın sorumlularından birinin de sokak köpeklerini hedef gösteren yayın politikalarıyla,  medya etik ilkelerine aykırı davranan yazılı ve görsel medya olacağını şimdiden duyuruyoruz. Çünkü sokak köpeklerinin sürü psikolojisinden dolayı saldırganlaştığını iddia eden bu haberlerde kullanılan demeçler, makul mantık silsilesinden mahrum oldukları gibi, insan-köpek ilişkisine, köpek doğasının ve psikolojisinin bilinen ve yıllardır deneyimlenen temellendirmelerine de ters düşmektedir. Bu olayda yaşandığı üzere, iddia veya varsayım düzeyindeki henüz aydınlatılmamış durumlarda,  köpekleri kendinden menkûl birer "tehlike" olarak yorumlamak doğru, bilimsel ve ahlakî bir yaklaşım olmaktan uzaktır. Bu durumların, devletin insan-hayvan bir arada yaşama pratiklerine son vermeye yönelik yanlış uygulamalarını, bunun sonucunda topluma sirayet etmiş olan düşmansı tavrı, yaşatılan hak ihlâllerini de kapsayan bir çerçevede değerlendirilerek yorumlanması daha doğru olacaktır. Sokak hayvanlarına bir "sorun" ve "tehdit"miş gibi yaklaşıldığı sürece, haklara saygılı bir anlayışın oluşturulamayacağı aşikârdır ve bu yaklaşım sonucunda var oluştan gelen yaşam hakkı gibi temel hakların gasbı karşımıza çıkmaktadır" denildi.


(fk)