Irkçı söylemlere maruz kalan Kadriye'den kadınlara çağrı

09:01

 


Ceren Karlıdağ/JINHA


İZMİR- Kürt kimliğinden kaynaklı mühendis olarak işe başladığı bir fabrikada patronun ırkçı ve nefret söylemleriyle karşı karşıya kalan Kadriye Turan, "Bu olayı yaşadığım yer köklü firmalardan biri. Orada insanlık dışı uygulamalar var. Benim hem kadın kimliğime hem Kürt kimliğime karşı bir saldırı oldu" diyerek tüm kadınlara dayanışma çağrısında bulundu.


İzmir'de doğup büyüyen ve aslen Mardinli olan Kadriye Turan, üniversiteden mezun olduktan sonra bir taşeron firmanın aracılığı ile Menemen'de asansör ve yürüyen merdiven üretimi yapan bir fabrikaya iş görüşmesine gidiyor. Kendisiyle görüşen mühendis tarafından iş talebi kabul ediliyor ve makine mühendisi olarak fabrikaya işe alınıyor. Ertesi gün fabrika sahibinin işe gelmesi ile Kadriye'nin yaşadığı zor anlar başlıyor. Çalışan bütün elemanlar tek tek patronun elini öpüyor olması Kadriye'nin tuhafına gidiyor. "Hatta bu durumu şaka zannettim ilk başta. Sonra sıra bana geldi. Şok oldum. Tek söylediğim şey öpmeyeceğim oldu" diyerek gördüğü manzarayı anlatan Kadriye, "Direk memleketimi sordu. Zaten her tarafta bozkurt işaretleri vardı. Irkçı bir söylem ile karşı karşıya kalacağımı anladım. Memleketim Mardin dediğimde ise 'Seninle çalışmam için bir neden söyle. Siz bölücüsünüz' demesi üzerine bende 'Sizinle çalışmak için bir sebep söylememe gerek yok. Bunu söylüyorsanız size söyleyecek bir şeyim yok' dedim" diye belirtti. 


'Patronun köleci politikaları ile  karşı karşıya kaldım'


Kadriye, gün içinde yaşadıklarının bununla da sınırlı kalmadığını söyleyerek, "Şapkasını masamda unuttu. Fabrikadan çıkacağı sırada geri geldi ve burada bir şey unutuluyorsa çalışanların koşarak peşinden getirmesi gerektiğini söyledi. Patronun köleci politikaları ile karşı karşıya kaldım" sözlerini ifade etti. İlk gün yaşadığı şokun ardından ikinci gün tekrar fabrikaya gittiğini söyleyen Kadriye, "İkinci gün fabrika sahibinin elini öpmeyi tekrar reddettim ve işten çıktım. O sırada firma yöneticilerinden biri yanıma gelerek patron adına benden özür diledi. Yöneticinin aktarımına göre daha öncede bir erkek mühendis patronun elini öpmeyi reddetmiş ancak bu kadar baskı ile karşılaşmamış. Ancak ben hem kadınım hem de Kürdüm. Beni ilk gün işten kovmadı çünkü bana elini öptürtmek ona zafer kazandıracaktı. Oradaki insanlar bu duruma nasıl katlanıyor anlamıyorum" ifadelerine yer verdi.


İkinci nefret söylemi de taşeron firmadan!


Fabrikada çalışanların çoğunun ülkücü olduğunu aktaran Kadriye, "Hepsinin elinde bozkurt yüzüğü vardı. Bu zamana kadar hiçbiri Kürt sorunu olduğuna, Kürtlerin ayrımcılığa maruz kaldığına şahit olmamıştı. Ama benim yaşadıklarımı hepsi gördü. İçlerinden biri yanıma gelerek üzgün olduğunu söyledi. Tek tesellim belki de o kişinin biraz da olsa Kürtlerin neler yaşadığına şahit olması ve algısının değişmesi" şeklinde konuştu. Kadriye olayın ardından onu fabrikaya yönlendiren taşeron şirkete gittiğini belirterek, burada da ırkçı söylemle karşı karşıya kaldığını söyledi. Kadriye, "Fabrika taşeron firmayı aramış ve 'Neden bir Mardinli gönderdiniz' demiş. Taşeron firma bana 'Sen hiç Kürtlere benzemiyorsun biz seni İzmirli sandık' dedi. İkinci kez nefret söylemine maruz kaldım. Bende taşeron firmaya 'Siz Kürtleri ne sanıyorsunuz' diyerek sözleşmemi iptal ettim" dedi.


Kadriye'den kadınlara dayanışma talebi


Kadriye, yaşadıklarından dolayı hiçbir yere iş başvurusunda bulunmak istemediğini söyleyerek, mühendisliğin erkek mesleği olarak algılandığını ve piyasanın tamamen eril olduğunu kaydetti. Kadriye, "Bu olayı yaşadığım yer köklü firmalardan biri. Orada insanlık dışı uygulamalar var. Benim hem kadın kimliğime hem Kürt kimliğime karşı bir saldırı oldu" diyerek tüm kadınları yaşadığı nefret suçuna karşı dayanışmaya çağırıyor.


(mg)