'Failler yargılanana kadar alanlarda olmaya devam edeceğiz'

14:26

 


JINHA


HABER MERKEZİ - Diyarbakır, Şırnak ve İstanbul'da her hafta bir araya gelen kayıp yakınlarının oturma eylemi bu haftada devam etti. Failler yargılanana kadar alanlarda olmaya devam edeceklerini belirten kayıp yakınları, adalet taleplerini yineledi. 


DİYARBAKIR


İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve Kayıp yakınlarının "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 321'incisi Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirildi. Üzerinde kayıpların fotoğraflarının bulunduğu ve "Onlar bir gece ansızın evlerinden alındılar ve bir daha geri dönmediler" yazılı dev pankartın açıldığı eyleme, İHD Diyarbakır Şubesi yönetici ve üyeleri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, insan hakları aktivistleri ve kayıp yakınları katıldı. Bu hafta 5 Ağustos 1993 yılında Muş Merkez Konutbekler Beldesi'nde ellerinde uzun namlularla eve giren kişiler tarafından katledilen Muhyettin Taştekin'in akıbeti soruldu. Oturma eyleminden önce kısa bir konuşma yapan İHD Yönetim Kurulu Üyesi Muhterem Süren, Adliye Sarayı'nda gerçekleşen rehin alma eyleminin ardından avukatların hedef gösterilmesine tepki gösterdi.


Konuşmaların ardından Muhyettin Taştekin'in kayıp hikayesi okunarak 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.


ŞIRNAK


Cumartesi Anneleri de 328'inci hafta da adalet taleplerini yineledi. Sanat Sokağı'nda düzenlenen eyleme kayıp yakınlarının yanı sıra TUHAD-FED, KURDİ-DER, DBP ve HDP yöneticileri ile çok sayıda kişi katıldı. Eylemde kayıp fotoğrafları taşındı. Kayıp yakınları adına konuşan Salih Ömeroğlu, yıllardır adalet taleplerini yinelediklerini ancak seslerinin duyulmadığını belirtti. Daha sonra söz alan İHD avukatı Filiz Ölemez ise yüzlerce haftadır kayıp yakınlarının sesini duyurmak için eylem yaptıklarını ifade ederek, "Bu güne kadar faillerin bulunmasına yönelik herhangi bir adım atılmadı" dedi. Filiz, 90'lı yıllarda katledilenlerle ilgili açılan dava kapsamında son sanığında tahliye edildiğine dikkat çekerek, "Bu durum yaşanan tüm acıların görmezden gelindiğinin göstergesidir. Biz bu tahliyeleri kınıyoruz ve bir an önce faillerin adalet önüne çıkıp hesap vermesini istiyoruz" diye belirtti.


Konuşmaların ardından 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleşti.


İSTANBUL


Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri adalet arayışının 523'üncü haftasında da Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. "Failler belli, kayıplar nerede?" yazılı pankart açan Cumartesi Anneleri, ellerinde kayıplarının fotoğrafları ve kırmızı karanfiller taşıdı. Bu haftaki eylemde ilk sözü alan 10 Ağustos 2004'de devlet tarafından kaybedilen Tolga Baykal Ceylan'ın annesi Kadriye Ceylan, oğlunun devlet tarafından kaybedildiğine dikkat çekti. Oğlunun anarşist, Hristiyan, savaş karşıtı, demokrat ve hümanist olduğunu söyleyen Kadriye, Tolga'nın devletin korktuğu bütün özellikleri bünyesinde barındırdığını belirterek, oğlunun kayboluşunun tesadüf olmadığını dile getirdi.


'Alanlarda olmaya devam edeceğiz'


Kadriye'den sonra söz alan Talat Türkoğlu'nun kardeşi Münibe Türkoğlu ise kardeşinin Edirne Sosyalist İşçi Partisi'nin İl Yöneticisi olduğunu ve siyasi kimliğinden dolayı gözaltına alındığını, işkence gördüğünü, cezaevine girdiğini ve en sonunda da kaybedildiğini ifade ederek devletin, kayıp ailelerine de kayıplarının akıbetini öğrenememe işkencesini yaşattıklarını belirtti. Faillerin yargılanması gerektiğine işaret eden Münibe, "Failler yargılanana kadar alanlarda olmaya devam edeceğiz. Talat Türkoğlu'nu sağ bulamayacağımızı biliyorum ama biz ölülerimizi gömemediğimiz gibi acılarımızı da gömemedik. Gözaltında kaybedilmenin suç olarak tanımlanmasını ve gözaltında kayıp suçunun diğer insanlık suçları ile birlikte cezasızlığa uğramamasını talep ediyoruz" sözlerini ifade etti.


'AİHM Türkiye'yi yaşam hakkına ihlalden mahkum etti'


Talat Türkoğlu'nun avukatı Gülizar Tuncel söz alarak Talat'ın kaybedilmesinin ardından adli ve idari makamlara İnsan Hakları Derneği ile beraber çeşitli başvurular yaptıklarını belirterek, "Hiçbir yerden sonuç alamadık. Bu sebeple AİHM'ne başvuruda bulunduk. AİHM' de Türkiye'yi Talat Türkoğlu'nun yaşam hakkına ihlalden mahkum etti" diye konuştu.


(ekip/zd/mg)