'Savaşan kadınlar oldukça DAİŞ yenilecektir'
09:08
Vildan Atmaca / JINHA
WAN - Qamişlo'da DAİŞ çetecilerine karşı 4 Ocak 2014 tarihinde fedai eylem gerçekleştiren YPJ savaşçısı Nursel Ergün'ü annesi ve kardeşi anlattı. Anne Zerif Ergün, kızı Nursel'in çocukluğundan beri Kürt ulusal mücadelesine bağlı olduğunu ifade ederken, kardeşi Nurten Ergün ise, ablasının DAİŞ çetecilerine karşı son eylemini hatırlatarak, savaşan kadınlar olduğu müddetçe DAİŞ çetelerinin yenileceğinin altını çizdi.
DAİŞ çetelerine karşı yaklaşık 7 aydır gösterilen tarihi direnişin aktörleri oldular YPG ve YPJ güçleri. Aynı zamanda bu tarihi direnişin sayısız kahramanı da oldu. Özellikle kadın direnişi ile sembolleşen YPJ'nin sayısız kahramanları, dünya kadınlarının özgürlük umudu oldu. YPJ'li kadınlardan birisi de Viyan Zilan kod adlı Nursel Ergün oldu. Van'ın Erciş ilçesinden olan Nursel, 2006 yılında PKK saflarına katılırken, Rojava'nın Qamişlo kentine bağlı Hisêniyê köyünde 4 Ocak 2014 yılında YPG/YPJ savaşçılarının DAİŞ çetecilerine karşı girilen çatışmada çetecilerin eline geçmemek için fedai eylem gerçekleştirerek yaşamını yitirdi. Nursel'in annesi Zerif Ergün, Nursel'in Kürt halkının uğramış olduğu haksızlıklara ve ölümlere dayanamadığı için mücadelesinin peşinden gittiğini söyledi.
'Öcalan'ın kitaplarını okurdu'
Nursel'in 17 yaşında PKK saflarına katıldığını söyleyen annesi Zerif, Nursel'in küçük yaşlarda Kürt ulusal mücadelesini öğrenmek amacıyla PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın kitaplarını okumaya başladığını belirtiyor. Zerif, "Nursel Kürdistan bayraklarını eline alır, çok mutlu olurdu. Saatlerce elinden bırakmazdı. Sürekli bana Kürdistan neden işgal altında ve insanlarımız öldürülüyor diye sorardı" sözlerine değindi. Bölgede asker ile PKK'liler arasında çıkan çatışmalardan Nursel'in çok etkilendiğini ifade eden Zerif, "Yıllar önce çıkan bir çatışmadan ölenler olunca günlerce yemek yemedi Nursel. Üzüntüden kızım perişan oldu. Ben de ona kızarak 'Yeter artık kendini bu küçük yaşta harap ettin' dedim. O da bana 'Bizler evlerimizde rahat otururken, arkadaşlarımız şehit düşüyor' demişti" sözlerine yer verdi.
'Kızım başarılı ve yürekli bir savaşçıydı'
Nursel'in 1930'lu yıllarda yaşanan katliamın artacağını söylediğini belirten Zerif, DAİŞ çetecilerinin bu düşünceyi haklı çıkardığını ifade etti. Nursel'in "Kürtlere bu dünyada rahat yok. Vicdanım bu durumu kabul etmiyor" dediğini dile getiren Zerif, "Kızım küçük yaşta Kürtlere yapılan haksızlığın farkına vardı ve mücadelesini PKK saflarında verdi" şeklinde konuştu. Nursel'in koruculuk sistemine karşı tepkileri olduğunu hatırlatan annesi Zerif, kızının, bu durumun karşısında kendisini sorumlu hissettiğini ve bu sorumlulukla PKK'ye katıldığını vurguladı. Zerif, kızının kendisine çok düşkün olduğunu söyleyerek, "Kızım Nursel 'Anneme layık bir savaşçı olacağım' diyordu. Nursel gittikten sonra beni aradı ve 'Anne ben şehit düşersem sakın ağlama, hiç kimse ağlamasın. Düşmanı sevindirmeyin' derdi. Kızım köyümüzün başarılı ve yürekli savaşçılarından biriydi. Onun annesi olduğum için gurur ve onur duyuyorum. Nursel bir tek benim şehidim değil, tüm Kürt halkının şehididir" dedi.
'Savaşan kadınlar oldukça DAİŞ yenilecektir'
Nursel'in kız kardeşi Nurten Ergün ise, Nursel'in en sevdiği sanatçıları, Rotinda ve Dino'yu hatırlatarak, "Birilerinin bu halk için mücadele etmesi gerekiyordu. Ablam da gitti, mücadelesini verdi ve şehit düştü. Yıllarca gerilla şahadetlerine şahit olan ablamın yaşadığı üzüntüyü görünce, onun da bir gün gerilla olacağını hissetmiştim" dedi. Nursel'in DAİŞ çetelerine karşı fedai eylem gerçekleştirdiğini ve onlara teslim olmadığını söyleyen Nurten, savaşan kadınlar olduğu müddetçe DAİŞ çetelerinin yenileceğinin altını çizdi.
'Gitmeden anneme son bir papatya verdi'
Nurten, Nursel'in gezmeyi çok sevdiğini, sürekli dağlara gidip annesine çiçekler topladığını dile getirerek, Nursel'in gideceği zaman annesine bir papatya verdiğini kaydetti. Nursel ile yaşadığı birkaç anısını anlatan Nurten, Nursel ile zaman geçirmeyi çok sevdiğini söyleyerek, "Ablam benim peynir sevmediğimi bilirdi ve bir sabah sofraya peynir getirdi ve yüzüme falan sürdü. Ben de neden yapıyorsun dediğimde, 'Peynir yemesen cüce kalırsın' dedi. O an hepimizi güldürdü" diye belirtti.
(gk/mg)
