Öteki' ötekiler Roman kadınlar...

12:53

Handan Tufan / JİNHA

İZMİR - Yarın Dünya Romanlar Günü. 'Öteki' ötekiler olarak her türlü ayrımcılığın mağduru olan Roman kadınlar, kimliklerinin yüzlerine bir kabahatmiş gibi vurulmasından şikayet ediyor. İzmir'de yaşayan gecekondularda yaşayan, erken yaşta evlenmeye ve çok çocuk yapmaya mahkûm edilen Roman kadınlar, bunun yanı sıra ekonomik şiddetle karşı karşıya ve belli meslekler dışında iş bulamıyor.

8 Nisan 1971 yılında Londra'da düzenlenen Birinci Uluslararası Roman Kongresi'nde 8 Nisan'ın Dünya Romanlar Günü olarak kutlanmasına karar verildi. Kutlanması gerek duyulan her gün gibi Romanların da sorunları yıllık aralıklarla hatırlanmaya muhtaç. Romanlar günümüzde ciddi boyutlarda ayrımcılığa ve dışlayıcılığa uğrayan toplulukların başında geliyor. Özellikle Avrupa'ya bakıldığında Romanlar en "öteki" ötekiler olarak görüldüğü bir dönemden geçiliyor.

'Nüfus cüzdanı vermeyen ülkeler var'

Romanlara yönelik ayrımcı ve dışlayıcı uygulamalara geçmişte de sıkça rastlanıyor. II. Dünya Savaşı'nda Nazilerin hışmına uğrayan ve büyük acılar yaşayan Romanlar, savaş sonrası dönemde de kötü ve ırkçı muamelelere maruz kaldı. Sayılarının 12 milyon civarında olduğu tahmin edilen Avrupa'daki Romanların karşılaştıkları temel zorluk, kültürel ve sosyal birikimlerinin yerleşik düzenlerle bir arada yaşamasının mümkün görülmemesi olarak ifade edilebilir. Romanlar, yaşam biçimlerinden ve kimliklerinden ötürü izolasyon, fişlenme, sınır dışı edilme ve kısırlaştırma gibi uygulamalara konu oluyor. Yaşadıkları ülkelerde hırsız, güvenlik tehdidi, düzen bozucu gibi genellemeci önyargılarla karşılaşıyor. Ayrıca Romanların insandan sayılmayarak nüfus cüzdanı dahi edinemedikleri ülke örnekleri bulunuyor. Bir diğer deyişle Romanlar bir türlü var olan değerler sisteminin ve önceden düşünülmüş düzenin içerisinde yer alamıyor.

Ekonomik şiddet

Romanların durumu Türkiye'de de farklı değil. Çoğunlukla Ege ve Marmara bölgelerinin çeşitli illerinde yaşayan Romanlar, genel olarak güvencesiz işlerce çalışıyor. Kadınlar ise ya çiçek satarak, yada evlere temizliğe giderek yaşamlarını idame ediyor. İzmir'in Bornova ilçesi Mevlana Mahallesinde yaşayan Roman kadınları, yaşadıklarını toplumun öteki olduğunu her seferinde yüzlerine vurduğunu söylüyor. Genel olarak gecekondularda yaşayan kadınlar, erken yaşta evlenmeye ve çok çocuk yapmaya mahkum edilmiş. Bunun yanı sıra ekonomik şiddetle karşı karşıya olan kadınlar iş bulmakta da zorluklar yaşıyor.

'Evi temizlememi istemiyorlar'

Leyla isimli Roman kadın, genel olarak ev temizliğine gittiğini söylüyor. 3 çocuğunun olduğunu söyleyen Leyla, "Kızım ilkokul beşe kadar okudu. Sonra evlendi. Şimdi bir çocuğu var. Kocası günlük işlere gidiyor. Zor geçiniyorlar. Oğullarımın bir işi yok. İş bulamıyorlar. Hayat bizim için çok zor. Evlere temizliğe gidiyorum. Roman olduğumu söyleyince evi temizlememi istemiyorlar. Temizliği iyi yapamayacağımı söylüyorlar. Bu işi bile bazı zamanlarda bize çok görüyorlar" diyor.

'Aç kalmamak için çoçuğumu evde bırakıp gidiyorum'

"Kimisi çiçek satmaya gider, kimisi temizliğe gider. Bende sokaklarda pedleri topluyorum" diyen bir başka Roman kadın Aynur ise, "Eşlerimizde ya hamallık yapar yada iş bulamazlar. Devlet bizim için hiç bir şey yapmıyor. Sanki biz insan değiliz. Roman çocuklarının kimisi esrar içiyor. Kimisi eroin. Bu çocuklar çaresizlikten ve sahipsizlikten bunlar içiyor. Anne baba sevgisi görmedikleri için bir arayış içine giriyor. Ben mesela aç kalmamak için çocuğumu evde bırakıp gidiyorum. Çocuklarıma zaman ayıramıyorum" diye belirtiyor.

(fk)