Dünya Romanlar Günü'ne mağduriyetlerle merhaba
10:25
Eylem Daş /JINHA
İSTANBUL- Dünya Romanlar Günü'nde Romanların yaşadıkları mağduriyetlere dikkat çeken Hatice Çetinkaya, 'Roman Açılımı'yla birlikte toplumun en alt katmanındaki Romanların görünür olduğunu belirterek, "Ancak toplumun en alt katmanındaki topluluğu siz bir anda görünür kılıyorsunuz ve o görünür kılma ile beraber bir güçlendirme söz konusu olmuyor. Bu sebeple görünür hale gelen Romanlar, ırkçı grupların saldırılarına maruz kalıyor" diye konuştu.
Bu gün Dünya Romanlar Günü. Romanlar tüm dünyada bu günü 1971 yılında Londra yakınlarındaki Orphington kentinde düzenlenen ilk Dünya Roman Kongresi'ne atfen kutlamaktadır. Kongrede alınan kararlar, o günden bu yana Romanların ayrımcılığa karşı mücadelesini şekillendirmekte ve bu doğrultuda, her yıl 8 Nisan Dünya Romanlar Günü olarak, "Barış, refah ve dayanışma için birlik!" anlayışıyla kutlanmaktadır. Türkiye'de ise Romanlar, kentsel dönüşüm politikalarıyla, yaşadıkları ırkçı saldırılarla, Ataşehir' de sabah 05.00'de evlerinin yıkılmalarıyla, Sulukule'de evlerinden atılarak şehir dışına sürgünlere gönderilmeleriyle karşılıyor bugünü. Sıfır Ayırımcılık Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Çetinkaya, Romanların dezavantajlı grupların başında geldiğine dikkat çekerek başta ayırımcılık olmak üzere eğitim, istihdam, sağlık ve barınma alanlarında bir çok sorunla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.
'Roman Açılımı farkındalık yarattı ama...'
Romanlara yönelik ayrımcılık ve dışlanmanın olduğunu belirten Hatice, "Özellikle 'Roman Açılımı'ndan sonra toplumda Romanlara karşı ciddi bir farkındalık oldu ama bu farkındalık aslında hepimiz tarafından görünen Selendi olaylarını da beraberinde getirdi. Çünkü toplumun en alt katmanındaki topluluğu siz bir anda görünür kılıyorsunuz ve o görünür kılma ile beraber bir güçlendirme söz konusu olmuyor. Bu sebeple görünür hale gelen Romanlar, ırkçı grupların saldırılarına maruz kalıyor" diye konuştu. Bu saldırıların 2012 yılında Manisa'nın Selendi ilçesinde başladığına işaret eden Hatice, Selendi'de yaklaşık bin kişinin 75 kişilik Roman grubuna saldırarak bir nevi onları zorunlu göçe zorladığını ifade etti. Roman Açılımı'ndan sonra benzer saldırıların Bursa'da, Konya'da ve İstanbul'da da peş peşe devam ettiğinin altını çizen Hatice, bu durumun toplumun belirli bir kesiminin Romanlara karşı rahatsızlık duymasının da bir ifadesi olduğunu söyledi.
'Romanlar somut adımlar atılmadığı için kırgın'
AKP hükümeti tarafından sürdürülen barınma politikalarını da eleştiren Hatice, kentsel dönüşüm uygulamalarının Romanların en temel hakkı olan barınma hakkını da ellerinden aldığını söyleyerek, bu uygulamalarla Romanların zorunlu göçe zorlandığını dile getirdi. Roman açılımı ile beraber Roman yurttaşların kırgınlık yaşadığını da değinen Hatice, "2010 yılında yapılan Roman açılımında Romanlar ilk defa muhatap alındıklarını düşünerek umutlandılar. Çünkü birçok vaat verildi ve bayram havasında kutlanıldı. Ancak 2015 yılına baktığımızda somut adımlar atılmadığı için bu Roman toplumunda hem bir umutsuzluğa hem de bir kırgınlığa neden oldu" dedi. Romanların kırgınlığının giderilmesi için kentsel dönüşüm politikalarının değiştirilmesi gerektiğini, ırkçı saldırıların önlenmesi gerektiğini ve istihdama erişimin kolaylaşması gerektiğini vurgulayan Hatice, ancak bu şekilde Roman toplumunun kırgınlıklarının giderilebileceğine dikkat çekti.
'Devlet yetkilileri saldırılara kör ve sağır kaldı'
Manisa'nın Selendi ilçesinde 5 Ocak 2010 gecesi ırkçı saldırının hedefi olanlardan biri olan Yaşar Okuyan ise "Yaklaşık bin kişilik bir grup 'Romanları burada istemiyoruz', 'Selendi bizimdir, bizim kalacak' sloganlarını atarak evlerimizi taşladı, arabalarımızı yaktı. Bu saldırılardan sonra toprağından sürülen, yapılan saldırının cezasını çeken biz olduk" dedi. Yaşar, başta Manisa Valisi olmak üzere Selendi belediye başkanının ve emniyet amirinin yapılan ırkçı saldırıdan haberleri oldukları halde seyirci kaldıklarının altını çizerek, "Bize yapılan saldırılara herkes gözlerini kapattı. Aylarca akrabalarımızın yanında yaşadık. Kızım hala psikolojik sıkıntılar yaşıyor. Biz bunları hak edecek hiçbir şey yapmadık" ifadesini kullandı.
(fk/mg)

