Tek isteği çocuklarının kemiklerini bulmak
10:26
JINHA
ÊLIH - İlerleyen yaşına rağmen hayatını Kürt özgürlük mücadelesine adayan 68 yaşındaki Feleknas Batur, PKK'ye katılan ve çıkan çatışmalarda yaşamını yitiren iki oğlunun kemiklerini arıyor. Yıllardır bu arayışından vazgeçmeyen Feleknas, "Tek isteğim çocuklarımın bir mezarının olması" diyerek, mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğini belirtti.
Kuzey Kürdistan'da 1990'lı yıllarda devlet tarafından kaybedilen veya katledilenlerin akıbeti uzun yıllar geçmesine rağmen sorulmazken çocuklarını kaybeden anneler ise kaybedilen çocuklarının kemiklerinin bulunması için yıllardır adalet mücadelesi veriyor. Bunlardan biri de Batman'da yaşayan 68 yaşındaki Feleknas Batur. Batman Barış Anneleri Meclisi'nde yer alarak uzun yıllardır mücadele yürüten Feleknas, hayatını Kürt özgürlük mücadelesine adadığını söyledi. PKK saflarına katılan iki çocuğunun ardından ilerleyen yaşına rağmen mücadelesinden biran olsun vazgeçmeyen Feleknas, "Çocuklarım Süphetullah ile Fehmi PKK saflarına katıldıktan sonra çıkan çatışmada şehit düştüler. Şehit düştükten sonra onların kemiklerine dahi ulaşamadım. Tek isteğim çocuklarımın bir mezarının olması. Yıllardır çocuklarımın kemiklerini arıyorum" şeklinde konuştu.
'Süphetullah'ı kendi ellerimle yolcu ettim'
Özellikle bölgede devlet tarafından yürütülen savaş nedeniyle insanların işkencelerden geçirildiğini, katledildiğini, köylerinin yakıldığını, zorunlu göçe tabi tutulduklarını ifade eden Feleknas, çocuklarının PKK'ye katılış hikayesini anlatarak, "Oğlum Süphetullah Diyarbakır Cezaevi'nde kalıyordu. O dönem ağır işkencelerden geçirildiler. Çıktıktan bir ay sonra 'anne ben gideceğim' dedi. Bende 'git oğlum uğurlar olsun' diyerek, çantasını hazırladım ve onu yolcu ettim. Aradan 24 yıl geçti. Okul okuyordu öğretmenliği kazanmıştı ancak gitmedi. Başkan Öcalan tutuklanınca sağ olduğu haberini almıştım ama ne zaman şehit düştüğünü bilmiyorum" diye belirtti.
'Fehmi gittiğinde yıldız gibi parlıyordu'
Oğlu Süphetullah'tan bir yıl sonra da nişanlı olan oğlu Fehmi'nin PKK'ye katılım sağladığını dile getiren Feleknas, "Amcasının kızıyla nişanlandırmıştık onu. Fehmi'ye de doktorluk gelmişti. Fehmi gittiği gün yıldız gibi parlıyordu hatta ona da 'oğlum bugün ne kadar güzelsin' dedim ve öylece gitti. İki çocuğumda Kürt özgürlük mücadelesini seçti. Yıllardır iki oğlumun kemiklerini arıyorum. Oğlum Fehmi'nin Gabar'da şehit olduğunu duymuştum. Kızım onu bulmak için İran'a gitti ama orada tutukladılar onu. Kızım 3,5 yıl cezaevinde kaldı. İki çocuğumun da ne zaman şehit olduklarını bilmiyorum. Yıllardır acı çekiyorum. Yüreğim çok yanıyor. Bir mezarları olsaydı gider rahatlardım" dedi.
'Baskılara rağmen mücadelemden vazgeçmedim'
300 haneli bir köyde yaşadığını dile getiren Feleknas, devletin köylere dönük baskılarının olduğunu söyledi. Çocuklarına ait fotoğrafları bantlayıp toprağa gömdüğünü kaydeden Feleknas, "Topraktan çıkardığımda hepsi nemlenmişti ve birçoğu gitti. Korkudan fotoğrafları sakladım çünkü bizim köyün çoğu Hizbullahçıdır" sözlerini ifade etti. Bundan bir ay önce evinin köylüler tarafından saldırıya uğradığını söyleyen Feleknas, "Evime girdiler kapı, pencerelerimi kırdılar. Köyde yalnızım ve bana karşı cephe almışlar. Bir aydır kızımın evinde kalıyorum. Köyde tek şehit annesi benim. Köydeki baskılara rağmen hiçbir zaman mücadelemden vazgeçmedim" diye belirtti.
'O köyde siyah bir lekede beyaz bir nokta gibiydim'
Ailece mücadeleye bağlı olduklarını kaydeden Feleknas, eşinin köy imamlığı yaptığını söyleyerek, "Köylüler eşime 'gazeteci imam', 'dergi ve kitap okuyan' imam diyerek dalga geçiyorlardı. Eşim davaya bağlı bir insandı. Biz bu davaya ömrümüzü verdik. Köydeki 300 hane bize düşmandı. Silahla evimin önünde nöbet tutuyorlardı eve kimin gelip çıktığını bilmek istiyorlardı. Misafirlerim dahi gelemiyordu ben onları görmeye gidiyordum. O köyde siyah bir lekede beyaz bir nokta gibiydim. Ama hiçbiri beni mücadelemden alıkoyamadı. Gözümde bir zerre ışık olana dek, bedenime kefen çekilene dek mücadelemi bırakmayacağım, davaya sahip çıkacağım" dedi.
'Ben sağ oldukça bu davayı bırakmayacağım'
Her yıl Newroz Bayramı'nı köyde tek başına kutladığını belirten Feleknas, sözlerine şöyle devam etti: "Direklere sarı, yeşil ve kırmızı bayraklar dikerdim. Sabaha doğru lastikleri ateşe verirdim ve üstünden zıplardım. Köydekiler bana 'deli' derlerdi. Ben bu davaya dünya malı için girmedim, canımı vermek için girdim. Ömrüm boyunca hep kayıpların ardından acı çektim. Hastayım ve iki bacağımda da pilatin var, ama bu davaya girince sapasağlam oluyorum. Bana 'çıkamazsın yürüyemezsin' diyorlar ama bu mücadele için çıktığımda bir şeyler yaptığımda iyileşiyorum. Çünkü ben bu davaya çocuklarımı verdim, eşimi verdim, binlerce genci verdik, gönlümüzü verdik biz bu davaya. 2 şehit annesiydim ve tüm köyü arkama aldım. Bedenimi mengene ile parça parça etsinler, o güzel gençlerin ardından şehitlerimin ardından, her şeyi itip dava uğruna can veren oğullarımın ardından asla davayı bırakmayacağım geri adım atmayacağım. Sağ oldukça bu davaya sahip çıkacağım. Soyumdan tek çocuk olana dek onlara vasiyet edeceğim."
(za/mg)
