Erkek şiddetine karşı ilk adımını atarak yaşama tutundu
09:03
JINHA
SÊRT - Siirt'te çocuk yaşta zihinsel engelli biriyle zorla evlendirilen A.Y., "hayatımın pişmanlığını yaşadım" dediği ikinci evliliğinde de sürekli şiddete maruz kaldığını anlattı. Uzun yıllar gördüğü şiddet nedeniyle boşanmak istediğini ancak "toplum ne düşünür" düşüncesiyle bu kararından birçok kez vazgeçtiğini belirten A.Y., ardından toplumun ne düşündüğüne bakmaksızın erkek şiddetine karşı Berfin Kadın Merkezi'ne başvurarak ilk adımını attı.
Erkek egemen zihniyetin ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yoğun yaşandığı Türkiye'de gün yüzüne çıkmayı bekleyen binlerce kadın hikayesi var. Kimi kadın şiddet gördüğü eşinden zarar görmekten ya da çocuklarından koparılmaktan korktuğu için sesini çıkarmazken, kimi kadın ise toplum baskısı yüzünden içinde bulunduğu köle yaşama mahkum oluyor. Siirt'te yaşayan ve çocuk yaşta zorla evlendirilen A.Y. de bu kadınlardan sadece biri. 31 yaşındaki A.Y., yaşam hikayesini ve verdiği mücadeleyi ajansımıza anlattı. İlk evliliğini 17 yaşında yaptığını ikinci evliliğini ise 18 yaşında yaptığını belirten A.Y., "İlk evliliğimi ailemin zoruyla yaptım. Bana isteyip istemediğimi dahi sormadılar. Zihinsel engelli biriyle evlendirildim. Bana defalarca zarar vermeye kalkıştı. Ailem bana zarar vereceğini düşünerek benim eve dönmemi istedi. İki ay sonra ailemin evine döndüm" dedi.
'Yaşadıklarım anlatmakla bitmez'
Bir yıl sonra ikinci evliliğini yaptığını söyleyen A.Y., bu evliliğinde de hayatının pişmanlığını yaşadığını dile getirdi. İkinci evliliğinde ise sürekli şiddete maruz kaldığını kaydeden A.Y., "İkinci evliliğimden iki kız, iki erkek olmak üzere 4 çocuğum oldu. Çocuklarım hastalandığında doktora tek başıma götürüyordum, kimse benimle gelmiyordu ve çocuklar umurlarında bile değildi. Bütün evi badana yaptılar bir tek ben ve çocuklarımın kaldığı odayı boyamadılar. Bizim odamızda da rutubet vardı. Bu yüzden çocuklarım sürekli hastalanıyordu" sözlerini ifade etti. Yaşadığı sıkıntıların büyüklüğünü 'Yaşadıklarım anlatmakla bitmez" şeklinde ifade eden A.Y., gördüğü şiddet nedeniyle ikinci evliliğini de bitirdiğini kaydetti.
'Toplum baskısından boşanamıyordum'
Boşandığı için üzerinde mahalle baskısının da olduğunu sözlerine ekleyen A.Y., "Gördüğüm şiddet nedeniyle ikinci evliliğimi bitirmek istiyordum ancak toplumdan dışlanmaktan korktuğum için buna çok geç karar verdim. Ancak daha sonra toplumun ne düşündüğüne bakmaksızın kararımı verdim. Çocuklarımın sağlıklı ve huzurlu bir ortamda büyümelerini istiyorum. Bundan sonra benim için sadece çocuklarım var. Kimseye muhtaç olmayayım bu bana yeter. Ne kadar sıkıntı çekersem çekeyim artık umurumda değil" şeklinde konuştu. Yaşadıklarının ardından çevresinden duyduğu Berfin Kadın Danışma Merkezi'ne gitmeye karar verdiğini dile getiren A.Y., "Geldiğimde çaresiz ve tükenmiş bir haldeydim. Buradaki çalışanlar olmasaydı ben ve çocuklarım şu an perişan bir halde olurduk. Sağ olsunlar bizim için çok koşturdular" dedi.
'Şimdi daha güzel bir hayat yaşıyor'
Bölgede yaşayan kadınların birçoğunun imam nikahlı olduğunu belirten Berfin Kadın Danışma Merkezi Sosyologu Esra Celile Ası Güneş, bu nedenle bazı kurumlara yaptıkları başvurunun 'resmi nikah yok' gerekçesiyle çeşitli zorluklar yaşadıklarını ifade etti. Celile, "A.Y. için çeşitli kurumlara başvuru yaptık ancak resmi nikahı olmadığı için yardım edemediler. Biz de prosedürleri bildiğimizi fakat A.Y'nin eşini şikayet ettiği takdirde daha fazla zarar görebileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak hareket etmemiz gerektiğini belirttik. Bu noktada anlayış gösteren iki kurum kadın arkadaşımıza desteğini sundu. Şu an çok daha güzel bir hayat yaşıyorlar. En azından o sağlıksız, kendini köle gibi hisseden, erkeğe mahkûm, tahakkümcü bir ortamdan uzaklaştırdık arkadaşı. Merkezimizde rutin olarak desteğini sunuyor" diye belirtti.
'Zorluklara karşı birlikte mücadele vereceğiz'
Kadın danışma merkezindeki kadınlar olarak kendilerinin de aynı zihniyetin mağduru olduklarını söyleyen Celile, Siirtli kadınlara çağrıda bulunarak son olarak şunları belirtti: "Berfin Kadın Danışma Merkezi'nde çalışan kadınlar olarak biz de mağdur oluyor, tüketiliyor ve yıpratılıyoruz. Burada erkek-egemen zihniyete karşı bir savaş veriyoruz. Ama şunu söylemek istiyorum; bizim elimizde sihirli değnek yok. Buraya gelen her kadın arkadaş buraya geldikten sonra hayatının tozpembe olacağını, hayatının bir anda güzelleşeceğini düşünüyor. Ama durum bu değil. Buraya gelip bizden destek isterlerse onlara destek olacağız ve içinde bulundukları durumdan hep birlikte çıkaracağız. Birlikte mücadele vereceğiz."
(şö/mg)

