İFK Mart ayı öz savunma raporunu açıkladı
13:28
JINHA
İSTANBUL – İFK’nin Mart ayı “Kadınlar hayatlarına sahip çıkıyor” raporu yayınlandı. Raporda öz savunma ile erkek şiddetine karşı duran kadınların eylemleri ve davalarına yer verilirken, “Erkek cinayetlerinde her türlü indirimi uygulayan mahkemeler, kendini savunan kadınlara gelince eli titremeden ceza veriyorsa, kadınların kendi adaletlerini sağlamak dışında seçenekleri kalıyor mu?” diye soruldu.
"Kadınlar hayatlarına sahip çıkıyor" sloganı ile İstanbul Feminist Kolektifi (İFK) tarafından her ay hazırlanan kadınların her türlü erkek şiddetine karşı geliştirdiği öz savunma raporunun üçüncüsü yayınlandı. Mart ayı raporunda tecavüzcüsünü öldürdüğü için müebbet hapis cezası alan Nevin Yıldırım’a dikkat çekilerek, “Karar duruşmasından bir gün önce, 24 yıldır evli olduğu Fatma’yı öldüren katil Kemal Balaban’a, “cinayeti haksız tahrik” altında işlediği gerekçesiyle haksız tahrik indirimi uygulayıp ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını 10 yıla indiren yargı, bir gün sonra Nevin’e müebbet hapis cezasını eli titremeden veriyorsa, kadınların kendi adaletlerini sağlamak dışında seçenekleri kalıyor mu?” diye soruldu
Canı için mücadele eden Yasemin’in yanındayız!
Raporda ayrıca evliliğinin başından beri kocası Özkan Kaymaklı tarafından şiddete, işkenceye maruz kalan, eve kitlenen, çalışmasına izin verilmeyen, hem kendisinin hem bebeğinin hayatı tehlike altında olan Yasemin geçen Temmuz’da kendisinin ve bebeğinin canını kurtarmak için Özkan Kaymaklı’yı öldürmesiyle ilgili görülen dava hatırlatıldı. İFK, “Tıpkı Nevin gibi Yasemin’in hayatı da erkek yargı mensupları tarafından didik didik ediliyor, şiddet hikayesinin bu olayla ilgisi yokmuş gibi Yasemin sadece ‘işlemek zorunda kaldığı cinayet’ten yargılanmaya çalışılıyor. Öyle ki, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi sanki soruşturmaya değer hiçbir şey yokmuş gibi davayı daha ilk duruşmadan alelacele kapama çabasına girişti. Aile, toplum, hukuk, devlet, herkes erkek şiddeti karşısında susuyor ve kadınları bu yaşama mahkum edip erkekleri aklamak için işbirliği yapıyorsa, hayatına sahip çıkmak isteyen kadınlara başka hangi seçenek bırakılıyor?” denildi.
Kadınların erkek şiddetine direnişi meşru müdafaadır!
İFK Mart raporu şöyle:
“Üçüncüsünü paylaştığımız bu raporda yine geçtiğimiz bir ay içinde, kendisini korumak, canını kurtarmak için şiddetine, tacizine maruz kaldığı erkekleri yaralamak ya da öldürmek durumunda kalan kadınların haberlerini derledik. Nevin’in, Yasemin’in ve başka kadınlarla ilgili devam eden davaların haberlerini ve erkek şiddetini izlemeyen, müdahale edenlerin haberlerini de bu sayıda okuyacaksınız.
Erkek şiddetini önlemek için aileyi değil kadını güçlendirecek, boşanmayı değil şiddeti engelleyecek politikaların oluşturulmasını bu raporlar vesilesiyle yine ve yeniden gündeme taşımak istiyoruz. Biliyoruz
ki şiddet uygulayan erkekler engellenemediği için kadınlar, kendilerini korumak adına şiddete başvurmak zorunda kalıyorlar. Talebimizi yineleyelim: Kadınların erkek şiddetine karşı çaresiz bırakıldığı erkek egemen sistemde, kendini kurtarmak için yaptığı her savunma bir meşru müdafaadır ve bu tavrın hukuktaki karşılığı cezasızlık olmalıdır!
Kadınlar erkek şiddetine direniyor
Zonguldak Ereğli’de 1 Mart’ta sevgili olan genç bir kadın ve erkek sokakta kavga etmeye başladı. Erkek kadına tokat attı, kadın bu tokada, önce tokatla, sonra tekmelerle karşılık verdi. Çevredekiler bu anları kameraya kaydetti. Olay yerine polis geldi, kadın ve erkek birbirlerinden şikayetçi olmadılar.
Adana’da Aysel, 2 Mart’ta işe gitmek için bindiği otobüste arka koltukta oturan Hüseyin Y.’nin tacizine uğradı. Koltukların arasından elini uzatarak tacize devam eden Hüseyin Y.’ye Aysel tepki gösterdi. Otobüs şoförü tartışma çıkmasına tepki göstererek karayolu üzerinde tacizci Hüseyin Y.’yi ve Aysel’i araçtan indirdi. Aysel burada kendisini korumak için çantasında taşıdığı bıçakla Hüseyin Y.’yi yaraladı. Hüseyin Y. hastanede tedaviye alınırken Aysel de gözaltına alındı.
Babalarıyla beraber yaşayan Helin ve Gülşen, babalarıyla yaşadıkları tartışma üzerine evden ayrıldı. Helin’le aynı iş yerinde çalışan Ferit Demir’in yalnız yaşadığını, isterlerse yanına taşınabileceklerini söylemesi üzerine, Ferit Demir’in evine taşındılar. Bir süre sonra Ferit Demir’in kendisine ilgi duymaya başladığını fark eden ve onunla bir ilişki yaşamak istemeyen Helin, Gülşen ile beraber 5 Mart’ta evden ayrılmaya karar verdi. Ferit Demir eşyalarını toplayan kadınlara gitmemeleri için engel olmaya çalıştı. Bu esnada Helin, kendini korumak ve evden rahat çıkabilmek için Ferit Demir’e ait olan silahı eline aldı. Ferit Demir silahı Helin’in elinden almaya çalışırken silah patladı ve Ferit Demir yaralandı. Panikle evden çıkan kadınlar ertesi gün karakola gidip olayı aktardılar. Ferit Demir hayatını kaybetti.
Eskişehir’de Cansu, sevgilisi Adem Tutsak’tan 9 Mart’ta ayrılmak istedi. Adem Tutsak ise çıkardığı tabancasıyla intihar edeceğini söyledikten sonra Cansu’nun eline silah vererek kendisini öldürmesini istedi. Silah kullanmayı bilmeyen Cansu’nun elinde patlayan silah, Adem Tutsak’ı başından yaraladı. Cansu’nun ambulansı aramasıyla hastaneye kaldırılan Adem Tutsak bir gün sonra hayatını kaybetti.
Orhan S. yıllar boyunca tüm ailesine şiddet uyguladı. Dayaktan bıkan karısı Sevgi, kızı Müzeyyen, oğlu Fatih ve kızının erkek arkadaşı Halil Kav’ın, Orhan S.’yi 9 Mart’ta dövmesi sonucu Orhan S. hayatını kaybetti. Başlayan soruşturmada, Orhan S.’nin ailesine şiddet uyguladığını öğrenen jandarma, cesetteki darp izlerinden de şüphelenerek Sevgi’yi gözaltına aldı. Sevgi’nin şiddetten bıktıkları için cinayeti işlediklerini ifade etmesinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildiler.
Dersim’in Alibaba Mahallesi’nde yaşayan 6 yıllık evli Burçin, 30 Mart’ta kocası Çetin Özel tarafından maruz kaldığı şiddete dayanamayarak evini terk etti ve annesi N.’nin evine geldi. Çetin Özel Burçin’in peşinden kayınvalidesi N.’nin evine geldi, N. ile tartışmaya başladı ve kaynanasını dövdü. N. ise kendini ve kızını korumak için mutfaktan aldığı ekmek bıçağı ile Çetin Özel’i yaraladı. Hastaneye kaldırılan Özel kurtarılamazken N. de Adliye’deki sorgusunun ardından tutuklandı.
Devam eden davalar
Kendisini taciz eden A.K.’nin erkek kardeşi G.K.’ya, “Abine sahip mi çıkıyorsun, hastaneye mi yatırıyorsun, ne yapıyorsan yap. Bıraksın peşimi. Bu nedir ya. Aylardır bununla uğraşıyoruz. Bir geceleri evimi aramadığı kalmıştı, onu da yaptı. Mahkemeye verdim. Hapis cezası alacak, haberin olsun. Ben artık uğraşamıyorum, ölümü gelmiş, bizden olmasın” diye mesaj atan kadın hakkında tehdit suçundan dava açıldı. Savcı, takipsizlik verdiği soruşturmanın 8 Mart’ta açıklanan kararında bu mesajların tehditten ziyade “bir erkeğin bitmek tükenmek bilmeyen takip ve telefonla tacizlerine maruz kalan bir kadının isyanı” olduğunu belirtti.
İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 19 Mart’taki duruşmasında, kocasına yumruk atan ve bıçakla tehdit eden kadına ‘eşe karşı basit yaralama‘ ve ‘silahla tehdit‘ suçundan, karısını bıçakla yaralayan adama ise sadece ‘eşe karşı basit yaralama‘ suçundan ceza verildi. Mahkeme, karısını bıçaklayan kocayı, beş ay hapse mahkum etti. Mahkeme kadına ise kocasına attığı yumruk nedeniyle, ‘basit yaralama’ suçundan beş ay, bıçağı eline alarak salladığı için de ‘silahla tehdit‘ suçundan bir yıl sekiz ay olmak üzere toplam iki yıl üç ay hapis cezası verdi. Mahkeme kadının attığı yumrukla, adamın karısını bıçaklamasını bir tuttu.
Kendisinin ve çocuğunun hayatına kast eden evliliğinin başından beri şiddetine maruz kaldığı kocası Özkan Kaymaklı’yı 11 Temmuz 2014’de kendini savunurken öldürmek zorunda kalan Yasemin’in tutuklu yargılandığı davanın 3’üncü duruşması 19 Mart’ta Bakırköy 13. Ceza Mahkemesi’nde görüldü. “Erkek adalet değil, gerçek adalet” talebiyle davayı takip eden ve tüm kadınlara duruşmaya katılım çağrısı yapan İstanbul Feminist Kolektif (İFK) üyeleri, Yasemin’in çocuğu ile birlikte sistematik şiddete maruz kaldığını ve öldürülmemek için öldürmek zorunda kaldığını belirterek Yasemin’in meşru müdafaadan serbest bırakılmasını talep ediyor.
Bir sonraki duruşma 13 Mayıs’ta görülecek.
Isparta’nın Yalvaç ilçesinde yaşayan Nevin kendisine tecavüz eden ve tehditle, silah zoruyla kendisiyle ilişkisini sürdüren Nurettin Gider’i 29 Ağustos 2012’de öldürüp başını bir çuvala koyarak köy meydanına atmıştı. Tecavüz sonucu hamile kalan Nevin’in çocuğu aldırması devlet tarafından engellendi ve doğurmak zorunda bırakıldı. Nevin’in tutuklu yargılandığı davada, “Yaşadığım hiçbir şeyde rızam yoktu, gönüllü bir ilişki yaşamadım,” beyanı dikkate alınmazken, tanık olarak dinlenen akrabaların, köylülerin “rızası vardı”, “ilişkisi vardı” iddiaları esas alındı. 25 Mart’ta görülen karar duruşmasında Nevin’e müebbet hapis cezası verildi. Mahkeme, hüküm verirken hiçbir gerekçe göstermeksizin iyi hal indirimi uygulamadı.
Kastamonu’nun İnebolu ilçesine bağlı Göçkün köyünde N. isimli kadın, uzun süre boyunca kendisine tecavüz eden Murat Çodur’u Aralık 2013’te öldürmüştü. N. ayrıca E.C. isimli adamın da cinsel saldırısına maruz kaldığını beyan etti. Devam eden davanın 27 Mart’ta görülen karar duruşmasında Mahkeme, N.’yi müebbet hapis cezasına çarptırdı. N.’nin kendisine tecavüz ettiğini beyan ettiği ve tutuksuz yargılanan E.C. hakkında ise 18 yıl ağır ceza kararı verildi.
İFK’nin eylemleri
Dersim’de kadınları taciz eden Hayri Güler 20 Mart’ta kadınlar tarafından sokakta dövülerek cezalandırıldı. Yeni Demokrat Kadın’dan kadınlar, Dersim’de birçok kadının tacizci olduğunu beyan ettiği bir erkeğe şiddet uyguladılar. Öz savunma haklarını kullandıklarını söyleyen kadınlar, erkek şiddeti ve tacizine karşı sessiz kalmayacaklarını duyurdular. Daha önce de, kadına şiddet uyguladığı ve taciz ettiği beyan edilen erkekleri teşhir eden YDK, bu sefer birçok kadın tarafından şikayet edilen bir erkeğe karşı şiddet kullandı. Konuyla ilgili bir açıklama da yapan kadınlar, şiddet ve tacize karşı erkekleri cezalandırmaya devam edeceklerini belirtti.
Isparta’nın Yalvaç ilçesinde yaşayan Nevin kendisine tecavüz eden ve tehditle, silah zoruyla kendisiyle ilişkisini sürdüren Nurettin Gider’i 29 Ağustos 2012’de öldürüp başını bir çuvala koyarak köy meydanına atmıştı. Olayı öğrendiği andan itibaren davanın takipçisi olan feministler, Nevin’le dayanışma göstermek için İstanbul, Antalya ve Adana’dan karar duruşmasını izlemek üzere Yalvaç’a gittiler. 25 Mart’ta görülen duruşma öncesinde “Nevin’in sesi sesimiz, öfkesi isyanımızdır / Nevinleri değil, tecavüzcüleri yargılayın!” yazılı pankart açarak Adliye’nin önünde açıklamalarını okuyan 30 kadar kadın, bina kapısında polis barikatı ile engellenerek Yalvaç Adliyesi’ne alınmadı. Aralarında çok sayıda avukat olmasına rağmen Yalvaç Başsavcısı Mustafa Manga’nın “Dağıtın!” talimatıyla kadınlar adliyenin önünden uzaklaştırılmaya çalışıldı. Adliye girişinde itilip kakılarak düşmelerine ve dört kadının yaralanmasına neden olan şiddet olayı sonrasında Adliye bahçesinden ayrılmayan feministler, Nevin cezaevi aracına bindirilene kadar Nevin’le dayanışma sloganlarını atmaya devam etti. Sloganlarla Nevin’e sesimizi duyurmaya çalıştılar.
Şiddeti izleme müdahil ol
İzmir’in Çeşme ilçesinde T.Y. 6 Mart’ta yıllardır şiddet uyguladığı, boşanmak üzere olduğu ve kendisinden ayrı yaşayan karısı M.’yi buluşmaya zorladı. Daha önce de ölüm tehditlerine maruz kalan M. yanına kendini korumak için bıçak aldı. Arabayla giderken yolda kendisine saldıran T.Y.’ye direnmeye çalışsa da adam silahla tehdit ederek M.’yi eve götürdü. Evde karısına işkence uygulayan T.Y., “İnfaz vaktin geldi” diyerek son kez ablasını aramasını söyledi. Ablasını arayan M., kocasının ölüm tehdidi karşısında telefonda bir şey söyleyemedi; ama sesindeki gerginliği ve korkuyu anlayan ablası durumu hemen 156 Jandarma İhbar Hattı’na bildirdi. Gece 03.30 sularında eve gelen Jandarma Ekipleri M.’yi evden çıkardıklarında işkence görmüş olduğu anlaşılıyordu. Evde yapılan aramada ruhsatsız tabanca, bıçak, sopa ve elektrik kablosu ele geçirildi. M., ŞÖNİM’e götürülürken T.Y. Adliyeye sevk edildi.
Diyarbakır’da bir hastanede çalışan Berna’nın eşi Mert Ava 12 Mart’ta hastaneye gelerek önce Berna ile tartışmaya, sonrasında vurmaya başladı. Bu durumu gören Doktor Şerif Turhan’ın engel olmak istemesi üzerine Mert Ava yanında taşıdığı bıçakla Şerif Turhan’ı bıçakladı. Olay yerinden kaçan Mert Ava yakalandı. Ameliyata alınan Şerif Turhan’ın ise durumun iyi olduğu belirtildi.
Kayseri’de Fehmi Nart, 13 yaşındaki M. isimli kız çocuğunu para verme bahanesiyle yanına çağırdı. Fehmi Nart, parka götürdüğü çocuğa elle tacizde bulunmaya başladı. Bir süre devam eden tacizi çevredekiler fark etti ve aileye haber verdiler. Ailenin şikayetiyle göz altına alınan Fehmi Nart 13 Mart’ta çıkarıldığı mahkemede suçunu inkar etti. ‘Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçunu işlediği gerekçesiyle, 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Van’da 14 Mart’ta Cumhuriyet Caddesi’nde yürürken bir erkek yanındaki kuru sıkı tabancayla karısına ateş etti. Yere yığılan kadını çevredekiler bir araçla hastaneye götürdü. Kadına ateş eden adama ise tepki göstererek dövmeye başladılar. Ancak, bu tepki bir süre sonra ‘linç’ etmeye dönüştü. Polis müdahalesi ile adam kalabalığın elinden alındı. Polis kocayı gözaltına alınca da mahalleli dağıldı.”
(fk)

