Kayıp yakınları: İnsanlığa karşı işlediğiniz suçlarla yüzleşin
14:39
JINHA
HABER MERKEZİ - "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" eylemlerine Diyarbakır, Batman, İzmir, Yüksekova ve Cizre'de devam edildi. Kayıp yakınları, "Devlet her şeyi biliyor. Devlet bildiği her şeyi açıklamak zorunda ve geçmişle yüzleşmek zorundadır. Onurlu bir barışın gerçekleşmesinin yolu da yüzleşmekten geçer. Artık bu uygulamalarınızdan vazgeçin. Geçmişte insanlığa karşı işlediğiniz suçları ve katilleri açığa çıkartın" çağrısı yaptı.
DİYARBAKIR
İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları her hafta olduğu gibi eylemlerinin 322'nci haftasında da "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" sloganıyla Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya gelerek, faili meçhul bir şekilde kaybedilen yakınlarının akıbetini sordu. Eylemde kayıpların fotoğraflarının bulunduğu ve "Onlar bir gece ansızın evlerinden alındılar ve bir daha geri dönmediler" yazılı pankart açılırken, kayıp yakınları, kaybettirilen yakınlarının fotoğraflarını taşıdı. Eylemde konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Kürdistan'da işlenen faili meçhul cinayetlerin faillerinin herkes tarafından bilindiğini belirterek, Kürt işverenlerin katledilmesine ilişkin Mehmet Ağar, İbrahim Şahin, Korkut Eken ve Ayhan Çarkın'ın aralarında bulunduğu 19 kişi hakkında açılan davanın duruşmasında, eski MİT'çi Mehmet Eymür ifadelerini anımsattı. Raci, "Devlet her şeyi biliyor. Devlet bildiği her şeyi açıklamak zorunda ve geçmişle yüzleşmek zorundadır. Onurlu bir barışın gerçekleşmesinin yolu da yüzleşmekten geçer. Artık bu uygulamalarınızdan vazgeçin. Geçmişte insanlığa karşı işlediğiniz suçları ve katilleri açığa çıkartın" diye konuştu. Ardından İHD Bölge Temsilcisi Abdulselam İnceören, 10 Eylül 1996'da Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde özel hareket timleri tarafından katledilen Hatice Alay'ın katlediliş öyküsü anlatıldı. Abdulselam İnceören, evinden bir kilometre uzaklıkta ve Dicle Emniyet Müdürlüğü'nün karşısında bulunan bahçeyi sulamaya giden Atalay'ın emniyetin arka kısmında bulunan Ziyaret Tepesi'nden sürekli konuşlandırılan özel hareket timleri tarafından uzun namlulu silahlarla ateş edilerek katledildiğini aktardı ve "Açılan ateş sonucu Atalay yaralanırken, hastaneye ulaştırılması saat 18.00'e kadar askerlerce engellenir ve olay yerinde yaşamını yitirir. Daha sonra olay yerine savcı ve doktorun gelmesinin ardından Hatice Atalay'ın cenazesini ailesine teslim edilir" dedi. Açıklama ardından 10 dakikalık oturma eylemi yapıldı.
İZMİR
İHD İzmir Şubesi, gözaltında kayıpların akıbetini sormak için Konak Eski Sümerbank önünde açıklama yaptı. Siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin de katıldığı açıklamada, "Kayıplar belli failler nerede" pankartı açılarak, gözaltında kaybedilen yurttaşların fotoğrafları taşındı. Açıklama yapan İHD Ege Bölge Temsilcisi Ali Aydın, 10 Nisan 1981 yılında İstanbul İdealtepe'de gözaltına alınan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Nurettin Yedigöl'ün hikayesini paylaştı. Ali, insan hakları savunucuları olarak gözaltında kayıpların akıbetini sormaya devam edeceklerinin altını çizerek, Yedigöl dosyasında da 34 yıldır süren cezasızlığın son bulmasını istedi. Açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldı.
BATMAN
Batman İnsan Hakları Derneği (İHD) Batman Şubesi ve Kayıp yakınlarının "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 322'ncisi Gülistan Caddesinde gerçekleştirildi. İHD Batman Şube Başkanı Mehmet Bağatır, "Savaş durumunda dahi olsa, insanlığa karşı işlenmiş suçlar üzerinden 100 yıl dahi geçse zaman aşımı olmaz ve faillerden ve sorumlularından hesap sorulmaya devam edilir. Olayların failleri ve sorumluları yargı mercileri önünde kendilerinden hesap sorulmadan mevcut hukuki düzenlemeler dahilinde zamanaşımıyla kurtulacaklarını düşünmeye devam etsinler"dedi. Ermeni halkına yönelik 1915'te geliştirilen soykırımın bu yıl yüzüncü yıldönümü olduğuna da değinen Mehmet, "Aradan bin yıl geçse bile insanlığa karşı işlenmiş suçlardan olan soykırımın hesabı soruluyor sorulmaya devam edecektir" şeklinde konuştu. Açıklamanın ardından kayıp yakınların 5 dakika oturma eylemi yaptı.
CİZRE
Şırnak'ın Cizre ilçesinde 90'lı yıllarda faili meçhul cinayetler ile kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetinin sorulması amacıyla 329'uncu kez bir araya gelen Dayikên Şemiyê (Cumartesi Anneleri) "Kayıplar bulunsun failler yargılanmasın" dedi. Sanat Sokağı'nda düzenlenen oturma eyleminde faili meçhul cinayetlere kurban giden ve kaybedilenlerin fotoğraflarının bulunduğu "kayıplar albümü" açıldı. Kayıp yakınlarının fotoğraflarını taşıyan annelere Cizre Belediye Eş Başkanı Leyla İmret, MEYA-DER, HDP, DBP, İHD yöneticileri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri ile çok sayıda yurttaş da destek verdi. Her hafta bir kaybın hikâyesinin anlatıldığı eylemde bu hafta 1992 yılında Mardin'in Dargeçit (Kerboran) ilçesinde askerler tarafından yapılan baskında gözaltına alınan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Nezir Acar'ın hikâyesini kardeşi Salih Acar tarafından anlatıldı. Salih Acar, 1992 yılında ağabeyinin 2 arkadaşı ile birlikte köye baskın düzenleyen askerlerce gözaltına alındığını belirterek, gün ortasında askerlerin öncülüğünde bu gözaltının JİTEM tarafından yapıldığını ifade etti. Ağabeyinin misafir olarak gittiği bir evde gözaltına alındığını dile getiren Salih, "Ancak ağabeyimden bir daha haber alamadık. Kemiklerini dahi bulamadık. Yıllar geçmesine rağmen halen bir izine rastlamadık. Artık bu ülkede insanların yaşamlarını yitirmesini istemiyoruz. Katiller adalete hesap verinceye kadar adalet arayışımızı sürdüreceğiz" dedi. Konuşmaların ardından 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı.
YÜKSEKOVA
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde İHD ve kayıp yakınları tarafından "kayıplar bulunsun failler yargılansın" sloganı ile her hafta düzenlenen oturma eyleminin 54'üncü buluşması yoğun yağmur altında gerçekleştirildi. Sanat Sokağı'nda yapılan eyleme siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katılarak, kayıpların fotoğraflarını taşıdı. Saygı duruşunun ardından konuşan, İHD Yüksekova Temsilcisi Muhyettin Ünal, "90'lı yılların faili meçhulleri ve 54 Kürt iş adamının listesinin deşifre olduğu bu süreçte Mehmet Ağar, Tansu çiller ve o dönemin sorumluları mahkemeye çıkarılamıyorsa bunda yaşanan aldatmanın bir ispatıdır" dedi. Daha sonra 14 Nisan 1995'te Cuma namazı çıkışında JİTEM elemanları tarafından kaçırılıp katledilen ve mezarına ulaşılamayan iş insanı Kadir Keremoğlu'nun akıbeti ve failleri soruldu. Dedesinin kaybediliş hikayesini anlatan Arif Keremoğlu, "Yaptığımız araştırmalar sonucunda dedemi, Şeyhmus Durak'ın kaçırdığını, Yeşil ve Alaattin Kanat'a teslim ettiğini öğrendik. Daha sonra MİT'in bir haber kaynağından, dedemin infaz edildiğini öğrendik. Cesedi için haraç istendi. 20 yıldır adalet isteğimiz için savcılara, hakimlere gittik. Dedemin katillerinin adını soyadını delillerle verdik. Ama katilleri Van'da elini kolunu sallayarak dolaşıyor" diyerek, 20 yıldır adalet aradıklarını söyledi. Konuşmalar ardından kayıp yakınları 5 dakikalık oturma eylemi düzenledi.
(ekip/fk)

