'Artık devletten beklentimiz yok, adaleti kendimiz sağlamalıyız'
09:02
Şehriban Aslan / JINHA
WAN - Van'da kadınlar, cins kırımı ve şiddete karşı artık devlet kurumlarından yana bir beklentilerinin olmadığını söyledi. Kader Yıldız, "Kadın şiddeti başka yerde oldu bizi ilgilendirmez' diyemeyiz. Kürt halkının özellikle de Kürt kadınlarının sessiz kalmaması gerekli. Kendi adaletimizi kendimiz sağlamalıyız" dedi.
Kürdistan ve Türkiye'de olduğu gibi Van'da da artan kadın katliamları ve kadına dönük şiddete yönelik tepkiler artıyor. Kadına yönelik şiddet karşısında farkındalık yaratmak amacıyla kentte KJA aktivistleri tarafından da 1 Nisan'da kampanya başlatılırken, kadına yönelik şiddet karşısında toplumsal dönüşüm ve eğitime vurgu yapılıyor. Neredeyse her gün kadına yönelik şiddet haberleri ile anılan Van'da halk, şiddetle mücadelede devletten herhangi bir beklentilerinin olmadığını ifade ederken, tek umutlarının kadın kurumları olduğunu söyledi. Artan kadın katliamları ve kadına yönelik şiddete ilişkin konuşan yurttaşlardan Bahar Zağlı, katliamların ve şiddetin durması için halkın bilinçlendirilmesi gerektiğine vurgu yaparken, "Başta devletin ya da kadın kurumlarının eğitim niteliğinde bilinçlendirme seminerleri yapması gerekiyor" dedi.
'Kadın kurumları ve devlet artık harekete geçmeli'
Artan kadın intiharlarının iyi bir şekilde araştırılması gerektiğine değinen Yekun Altun, "Kadını intihara sürükleyen nedenler var ve nedenin altında ya baba ya da eş çıkıyor. Devlet artık kadını koruyabilecek ve pratiğe geçirilecek yaptırımlı yasalar getirmelidir. Kadınlar da artık öz savunmasını geliştirmelidir" dedi. Bahar Zağlı ise şiddete karşı çözümün toplumun bilinçlenmesiyle olabileceğini söyleyerek, "Başta devletin ya da kadın kurumlarının eğitim niteliğinde bilinçlendirme seminerleri yapması gerekiyor. Van'da okuyan bir öğrenci olarak gördüğüm ve kadınlar tarafından en çok şikayet edilen, otobüslerde maruz kaldıkları taciz olaylarıdır. Okulda da tacizle karşılaşıyoruz. Gerek öğrenciler tarafından, gerekse hocalar tarafından tacize uğruyoruz. Buna karşı ne devlet nede var olan kadın kurumlarından hiçbir önlem göremiyorum. Kadın intiharlarında en büyük suçlu aile ve devlettir. Üstü örtülen birçok intihar ve taciz olayı var" diyerek kadın kurumlarının harekete geçmesi gerektiğine dikkat çekti.
'Kadınların savunucusu kadınlar olmalı'
Kadın haklarının savunucusunun kadınların olması gerektiğini vurgulayan Muhammed Akın, "Erkeklerin kadın haklarına 'destek' vermesi gerekiyor. Kadınlar kendi hemcinsleriyle örgütlendikleri vakit yapamayacakları şey yoktur. Kadın intiharlarını önlemek başta kadın ve erkekleri eğitmekten geçer. Devletin uyguladığı cezalar caydırıcı değil. Caydırıcı cezalar uygulanmalı" ifadelerine yer verdi. Çetin Ünal ise, erkeklerin kadına karşı uyguladığı şiddeti "acizlik" olarak gördüğünü vurgularken, "Bugüne kadar katledilen binlerce kadın var ve devletin hiçbir şey yapmadığını görüyoruz" şeklinde konuştu. Şiddeti hiçbir zaman kabul etmediklerini ve etmeyeceklerini ifade eden yurttaşlardan Mahmut Önen, özellikle son dönemlerde artan kadına yönelik şiddeti kınadıklarını vurguladı. "Kimse keyfi gidip de intihar etmez. Mutlaka bunun bir sebebi vardır. Aileden, eşten, toplumdan gelen bir baskı vardır" diyen Mahmut, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda devletten bir beklentilerinin kalmadığına işaret etti.
'Kürt kadınları sessiz kalmamalıdır'
Kader Yıldız ise, kadına yönelik şiddetin bir coğrafyası ya da milleti olmadığını söyleyerek, "Kadın şiddeti başka yerde oldu, bizi ilgilendirmez' diyemeyiz. Kürt halkının özellikle de Kürt kadınlarının sessiz kalmaması gerekir. AKP 13 yıldır iktidarda. Kadına yönelik bir desteğini ya da erkeklere yaptırımlı cezalar uyguladığını görmedik. Herkes bunu bilmesine rağmen susuyor. Sadece halktan bir beklentim var" dedi. Kader, kadın sorunu gibi, bir halkın sorunlarını çözebilmesi için bir devletin varlığının zorunlu olmadığına işaret etti. Evin Yıldız ise, "Erkek bir kadını katlettiğinde takım elbise giyip mahkemeye çıkıp 'iyi hal indirimi' alıyor. Böyle olan bir adaletten hiçbir şey çıkmaz. Cumhurbaşkanı ve başbakanın söylemlerine baktığımızda, 'Kadının tek mesleği hamileliktir', 'Eşitlik kadın ve erkeğin fıtratına terstir' diyor. Erkekler de bu söylemlerden cesaret alıp şiddet ve katliam yapıyor" diye konuştu.
(ng/gk/fk)

