Van'da kadınlar polisin engeline rağmen 'Deng bide jiyana xwe' dedi
14:55
JINHA
WAN - KJA öncülüğünde başlatılan "Kadın yaşamı örgütlüyor, ahlaki-politik toplumu inşa ediyor" kampanyası kapsamında kadınların yapmak istediği yürüyüş polis tarafından yol trafiğe kapatılarak engellenince, kadınlar güzergah değiştirerek, trafiği kilitledi. Engele rağmen eylemi gerçekleştiren kadınlar "Yaşama ses ver" çağrısını yineledi.
Kongreya Jinên Azad (KJA) öncülüğünde 1 Nisan'da Van'da "Deng bide jiyana xwe" ve "Kadın yaşamı örgütlüyor, ahlaki-politik toplumu inşa ediyor" şiarlarıyla başlatılan kampanya kapsamında Feqiyê Teyran Parkı'ndan Kadın Parkı'na kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Bini aşkın kadının katıldığı yürüyüşe belediye eş başkanları, HDP Van Milletvekili adayları, DBP ve HDP il ve ilçe eş başkanları ile yöneticileri, Barış Anneleri Meclisi, KJA delegeleri de katıldı.
Kadınlar polis engeline karşı yolu kapattı
Feqiyê Teyran Parkı'ndan HDP il binasına gerçekleştirilmek istenen yürüyüş için yapılan bir saati aşkın süre görüşmeye rağmen polisin izin vermemesi üzerine kadınlar ters güzergahta yürüyerek trafiği kapattı. Araçların da kornalarla destek verdiği yürüyüşte "Erkek vuruyor devlet koruyor", "Şiddete karşı isyandayız güçlüyüz", "Kadına uzanan eller kırılsın" ve kadına yönelik şiddetle mücadele mesajları veren çok sayıda döviz, pankart ile lolipop, Kader Ortakaya, Arîn Mîrkan, Deniz Fırat, Özgecan Aslan, Sibel Bulut, Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan'ın resimleri taşındı. Kadınların yöresel kıyafetleri ile katıldığı yürüyüşte sık sık "Jin jiyan azadî", "Jin jiyane jiyanê nekuje", "Kadına uzanan eller kırılsın", "Erke vuruyor devlet koruyor", "Gelsin baba, gelsin koca, gelsin devlet, gelsin polis, gelsin cop, inadına isyan inadına özgürlük" sloganları atıldı.
'Kadın mücadelesi 'güçsüz kadın' algısını yıktı'
Kadınların yürüyüş haklarını kullanmalarına izin vermeyerek toma, çok sayıda sivil polis ve çevik kuvvet ile engel olan polise tepki olarak, trafiği kapatarak gerçekleştirilen yürüyüşün ardından kitle adına açıklama yapan Rojîn Kadın Yaşam Merkezi Sosyologu Alev Şahin, tarihte ilk saldırıların ve sömürü politikalarının kadınlara dönük gerçekleşmesinin tesadüf olmadığını ifade etti. Açıklamasında "Rosa Lüxemburg, Klara Zetkin ve Mirabel kardeşlerin evrelerle dünyaya kazandırdığı bu hakikat, Kürdistan haklı davasına Beritan, Zilan, Sakine Cansız, Leyla Şaylemez, Fidan Doğan ve Arînler'de vücut bulmuştur" diyen Alev, kadınların, uyuyan algıları yeniden dirilten öncü bir hareketin öncü yüzleri olmalarının, 40 yıla yakın bir süre içerisinde kadının toplumda kırmızı çizgiye tekabül etmesinin kanıtı olduğuna işaret etti. Alev, erkek sisteme karşı savaşan kadınların, toplumda "güçsüz yaratık" olarak oturan kalıbı boşa çıkarttığına vurgu yaptı.
'Kürdistan gerçeğinin zeminini dolduranlar kadınlardır'
Kadın mücadelesi ile öz yönetim, iç örgütleniş, öz savunma gibi birçok değişimin de gerçekleştiğini kaydeden Alev, toplumun en küçük birimi olan aileden başlayarak, tüm toplumun örgütlenişine tanrıçalık yapan kadınların "Kürdistan gerçeğinin zeminini ve içini" doldurmayı başardıklarına dikkat çekti. Kadınların "tarihi yaşamamış" değil, "tarihi yaşatmış" birer hakikat olmaya devam ettiklerini söyleyen Alev, "Yaşama Ses Ver' sloganıyla örmek istediğimiz sistemimizi 'Kadınlar yaşamı örgütlüyor, ahlaki politik toplumu inşa ediyor' şiarıyla başlattığımız 1 Nisan ile 10 Mayıs tarihleri arasında sürecek olan kampanyamızla bu kentin kadına yönelik şiddet başlıklarının fizibilitesinin sonucunda bu şiddet biçimlerinin ortadan kalkmasına dönük kurumsal alt yapılarıyla mücadeleyi yükselteceğimizi belirtiyoruz" diye konuştu. Açıklama, kadınların "Jin Jiyan Azadî" sloganları ile sona erdi.
(şa-gk/fk)
