'Küçüktü ancak duruşu büyüktü'
09:04
Bêrîtan Elyakut/JINHA
KOBANÊ - DAİŞ'in saldırılarına karşı verilen direnişte yaşamını yitiren YPJ'li Viyan Amara kod isimli Sevim Kaya'yı anlatan annesi Halime Kaya, kızı Sevim'in küçük yaşına rağmen büyük bir duruşa sahip olduğunu belirterek, "Sevim'in inatçı bir yapısı vardı ve kafasına koyduğu her şeyi yapardı" dedi.
Rojava'da DAİŞ çetelerine karşı tarihi bir direniş sergileyen YPJ tüm dünya kadınlarının umudu haline gelirken, direnişte yaşamını yitiren her bir YPJ'li kadın savaşçının hikâyesi de erk zihniyetine karşı verilen mücadelenin nedenlerini ortaya koymaya yetiyor. Bunlardan biri de DAİŞ çetesine karşı Rojava'nın Girê Spî'ye bağlı Kendal köyünde savaşırken yaşamını yitiren Sevim Kaya (Viyan Amara). 1983 yılında Van'da dünyaya gözlerini açan Sevim, devletin Kürtlere yönelik imha, inkar ve asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya kalır. Sevim, ilkokul beşinci sınıfı bitirir bitirmez PKK saflarına katılmaya karar verir. Kürt kadın mücadelesinin sembol isimlerinden Viyan Soran'ın izinde yürümeye karar veren Sevim, DAİŞ'in saldırılarından önce geldiği Kobanê'de dil eğitmenliği yapar. Hem Kobanê halkı tarafından hem de öğrencileri tarafından çok sevilen Sevim, DAİŞ saldırıları ardından 26 Şubat 2013 tarihinde Rojava'nın Girê Spî kentine bağlı Kendal köyünde katıldığı direnişte yaşamını yitirir.
'İnatçı bir yapısı vardı'
Sevim'in yaşamdaki duruşunu anlatan annesi Halime Kaya, Sevim'in uzun süre PKK saflarında mücadele ettiğini belirterek, "Sevim diğer kardeşlerine oranla farklı bir kişiliği vardı. Sevim insanları, çocukları, doğayı ve hayvanları çok seviyordu. 12 yaşındayken katılım kararı verdi. Kilim ve Kuran kurslarına gitti. O kadar zekiydi ki Kuran'ı bir ayda bitirdi. Çok zeki ve duyarlı bir çocuktu" dedi. Sevim'in inatçı bir özelliği olduğunu kaydeden anne Halime, "Okulda biri kardeşini dövseydi kesinlikle Sevim de gider onu döverdi. Kafasına bir şey koydu mu yapmadan durmazdı. Sevim'e sürekli uyarıda bulunmama rağmen bana 'Hayır ben öğretmen, müdür dinlemem kardeşimin intikamını almam gerekiyor' derdi ve dediğini de yapardı. Çok hareketli ve yerinde durmayan bir çocuktu" diye konuştu.
'Küçüktü ancak duruşu büyüktü'
"Kızım Sevim çocuktu ancak duruşu ve yaklaşımı büyükler gibiydi" diyen anne Halime, Sevim'in çok farklı olduğunu kimseyle ortak bir özelliğinin olmadığını ifade etti. Halime, Sevim'e olan özlemini ve sevgisini dile getirmekte zorlanırken, ona ait olan her şeyi söylediği ezgilerle dile getirmeyi tercih ediyor. Kızı Sevim'i uzun bir aradan sonra gittikleri Maxmur Kampı'nda gördüğünü söyleyen anne Halime, kızı Sevim'i bir an karşısında görünce tanımadığını, çok güzelleştiğini ve büyüdüğünü fark ettiğini dile getirdi.
'Kafasına koyduğu yolda yürüdü'
Sevim'in babası Cemil Kaya da devlet baskısı nedeniyle Van'a göç ettiklerini söyledi. Sevim'in PKK saflarına katılmasının ardından 5-6 yıl boyunca hiç haber alamadıklarını belirten Cemil, "Bir yakınımız oğlunun akıbetini öğrenmek için Maxmur'a gitti. Döndükten sonra bana kızımı orada gördüğünü söyledi. Bunun üzerine bende Sevim'i görebilmek için Maxmur'a gittim ancak Sevim Kandil'e geçmişti. Oraya gittiğimde onu karşımda dimdik görünce çok mutlu oldum. Ona sarıldım kokusunu içime çektim. Sevim'i orada mutlu görmek bana yetti. Sevim şehit mertebesine ulaştı ve o sevdiği, evladı olduğunu söylediği Kürdistan halkı için mücadele etti. Bir baba olarak evladımla gurur duyuyorum. Sevim çocukken de kafasına koyduğunu yapardı, bugünde kafasına koyduğu yolda yürüdü" sözlerini ifade etti.
'Savaşın sıcaklığının farkındaydı'
Ayhan Kaya ise, kardeşi Sevim'in çocukluğunu çok iyi hatırlamadığını belirterek, "Aklıma gelen şey Sevim'in beni çok sevdiği ve hep korumaya çalışma anlarıdır. Sevim şakalaşmayı ve bizimle uğraşmayı çok severdi. Hep güler yüzlü olmayı tercih ediyordu" diye konuştu. Sevim'in çok zeki olduğuna dikkat çeken Ayhan, zeki olmasından kaynaklı öğretmeni tarafından ikinci sınıfa geçirildiğini ardından o dersleri de çok çabuk kavradığını farketmesi üzerine üçüncü sınıfa geçtiğini dile getirdi. Sevim ile yıllar sonra ilk kez telefonda görüştükleri anı anlatan Ayhan, "Sevim beni aradığında ve sesini duyduğumda çok heyecanlandım bir an konuşamadım. Bana 'Size yakınım artık' diyordu ancak nerde olduğunu sorduğumuzda söylemiyordu. Ben ısrarla onu görmek istediğimi söyleyince bir arkadaşı telefonu alıp Kobanê'de olduğunu söyledi. Son konuşmalarımızda ise bana 'Kardeşim beni göremeyeceksiniz ben şehit düşeceğim' diyordu. Sevim savaşın sıcaklığının farkındaydı ve her şeyi hissediyordu" diye belirtti.
Son görüşmelerinde ise Sevim'in kendisini yanlışlıkla aradığını dile getiren Ayhan, 5 dakika konuştuklarını ertesi gün Sevim'in yaşamını yitirdiği haberini aldıklarını söyledi.
(mg)

