'Viyan doğru yaşamın cevabıydı'

09:05

Bêrîtan Elyakut/JINHA

KOBANÊ - Kobanêli halkın bağrına bastığı Sevim Kaya (Viyan Amara) 26 Şubat 2013 tarihinde DAİŞ'in saldırıları sonucu yaşamını yitirmesiyle birçok genç ve kadın YPG/YPJ'ye katılma sözü verdi. Sevim'i yakından tanıyan ve cephede mücadelesini sürdürme kararı alan YPJ'li Cihan Hesen ile YPG'li Dilxwaz Bagok, "Viyan doğru yaşamın cevabıydı" diyerek, onun izinde yürüyeceklerini belirtti.

DAİŞ saldırıları başlamadan önce Kobanê'ye gelen ve eğitim-öğretim alanında çalışma yürüten Sevim Kaya (Viyan Amara), öğrencileri ve öğretmen arkadaşları tarafından çok sevilen biri oldu. Kobanê'nin kendi çocuklarıymış gibi sahiplendiği Sevim, 26 Şubat 2013 tarihinde DAİŞ saldırıları sonucu Grê Spî'ye bağlı Kendal köyünde yaşamını yitirdi. Viyan Soran'ın yolunda Viyanlaşma sözünü veren Sevim, yaşama olan duruşuyla, kararlığıyla Kobanêli tüm kadınları etkiledi. Sevim'in ardından YPJ ve YPG güçlerine katılan sevenleri, Viyan Soran'ın yolunda Viyanlaşma sözünü vererek mevzilerde yerini aldı. Sevim'i tanıyanlardan biri olan ve Sevim'in mücadelesini devam ettirme sözü veren YPJ'li Şirin Hesen'in (Viyan Rüstem) kız kardeşi Cihan Hesen, Sevim'in Kobanê'de öğretmenlik yaparak çalışma yürüttüğünü dile getirerek, "Öğretmenlikten ayrı olarak bir arkadaş gibi bizimle çalışıyordu. Bize yaklaşımı çok farklıydı ve hiçbir zaman bir kadroyla çalıştığımızı fark etmedik. Viyan bizlere bir arkadaş, yoldaş, kardeş gibi yaklaşıyordu" diye konuştu.

'Viyan bizim bir parçamızdı'

Sevim'in kadınlarla özel olarak ilgilendiğini dile getiren Cihan, her bir kadını ayrı tanımak istediğini, bir bağ kurmak amacıyla kadınlarla toplantılar düzenlediğini söyledi. Sevim'in insanları yakından tanımak amacıyla herkesin evinde misafir olduğunu belirten Cihan, "Özelde kendi ailemle onun ilişkisini anlatmak istiyorum. Viyan ruhunun güzelliğiyle, yüzünün tebessümüyle ve yakınlığıyla kendini aileden biri yapmayı başardı. Annem ve babamla olan ilişkisi çok farklıydı ve her geldiğinde ikisinin ortasında oturur saatlerce sohbet ederdi" dedi. Sevim'in ailelere sürekli olarak çalışmalardan ve Kobanê'de yaşanacaklara dair konuştuğunu söyleyen Cihan, Sevim'in artık bir parçaları olduğunu hissetmeye başladıklarını ifade etti.

'Her çocuğun içinde küçük bir Viyan var'

"Viyan evden çıktığı zaman ve o gece gelmediği zaman eksik hissediyorduk" diyen Cihan, babasının Sevim'e ismiyle hitap etmediğini kızım diye seslendiğini belirtti. Cihan, Sevim'in her gittiği ev tarafından benimsendiğini ve çok sevildiğini söyledi. Kobanê'de Sevim'in çocuklarla olan ilişkisiyle tanındığına dikkat çeken Cihan, "Viyan çocukları çok severdi, onlarla saatlerce ilgilenir ve oyunlar oynardı. Kobanê'nin her okulunda, evinde, taşlarında Viyan'ın bir anısı bulunuyor. Her çocuğun içinde küçük bir Viyan vardır. Çünkü Viyan burada tüm çocuklara, ailelere, kadınlara ruhunu, gülüşünü, sevgisini vererek yaklaştı" dedi.

'Viyan'dan sonra öfkemiz bir kez daha arttı'

Cihan, Sevim'in yaşamını yitirdiğini duydukları an okul çalışanları, öğrenciler ve ailelerin içlerinden bir parçanın koptuğunu hissettiğini ve kötü olduğunu dile getirdi. Sevim'in yaşamını yitirdiğini duyan babasını ilk kez ağlarken gördüğünü ifade eden Cihan, "Ailemizden çok kişi kaybettik ancak babamı ilk kez bu kadar içten ağlarken gördüm. Şehadet haberini duyduğumda babama koştum sordum o anda babam ellerini yüzüne vurarak 'Ax Viyanamın tu bawe xure çikir' dedi. O an aile olarak bir parçamızın bizden alındığını hissettik ve öfkemiz daha da arttı" diye konuştu. Cihan, ilk kez Kobanê'de görkemli bir merasimin Sevim için yapıldığını ve tüm halkın ayaklandığını vurguladı.

'Cinsini tanıma arayışından vazgeçmedi'

Sevim'i Kürdistan dağlarının rengi olarak tanımlayan Dilxwaz Bagok ise, Sevim'in Kürt kadın tanımına en uygun kişilik olduğunu ifade etti. Dilxwaz, "Viyan'ın içinde çok küçük yaşta evrenin gerçekliği ve hakikat arayışçılığı vardı. Bu temenni içerisinde halkın içerisinde geziyordu ve hep sorular soruyordu. Bu sorularından en büyüğü ise ana dilinin neden kendisinden çalındığıydı. Viyan sürekli olarak şunu sorardı, 'Neden kendi ana dilimizle konuşmuyoruz' diye ancak kimse sorusuna cevap olamadı" dedi. Dilxwaz, Sevim'in bireysel arayışından ve cinsini tanıma arayışından vazgeçmediğini, mücadelesini bu doğrultuda büyüttüğünü söyledi.

'Bulunduğu her ortama heyecan ve coşkusunu yansıtırdı'

Sevim'in düşündüğü hiçbir şeyi kendinde saklamadığına ve direk söylediğine dikkat çeken Dilxwaz, "Viyan her zaman halk ve özelde çocuklar için çalışma yürütüyordu. Viyan sorunlar karşısında hiçbir zaman iradesiz kalmadı ve her soruna çözüm gücü olmaya çalıştı. Ortada bir yanlışlık varsa durup eleştirisini hemen yapıyordu. Ruhu ve yüreği çok yumuşaktı ve herkese aynı şekilde yaklaşıyordu. Viyan'ın yoldaşlığa yaklaşımı bir örnekti bizler için ve ikna edici bir konuşmaya sahipti" diye belirtti. Sevim'in kendini bazı noktalarda hala eksik gördüğünü ve eğitim noktasında kendini geliştirmesi gerektiğini sürekli söylediğini dile getiren Dilxwaz, "Viyan yaşamı ve özellikle çocukları çok seviyordu. Güler yüzüyle doğru yaşamın cevabıydı, Viyan yaşam içerisinde heyecanlı ve coşkuluydu. Bulunduğu her ortama da o coşkuyu ve heyecanı yansıtıyordu" ifadelerini kullandı.

'Viyan'ın halkla ilişkileri çok güçlüydü'

Sevim'in kadın noktasında yazılar yazdığını ve derinleşme yaşadığını vurgulayan Dilxwaz, Sevim'e sürekli olarak kadın noktasında çalışmalarının bitmediğini sorduğunu ancak Sevim'in kendisine, "Her araştırdığımda daha fazla derinleşiyorum. Ben her cümlede bir derinlik daha buluyorum ve kendimi daha iyi tanıyorum" dediğini söyledi. Dilxwaz, Sevim'in halkla ilişkilerinin çok güçlü olduğunu dikkat çekerek, "Bütün halkın evini ziyaret etmek istiyordu ve halkın durumunu öğrenmek istiyordu. İnandığı düşünce ve felsefeyi herkese tanıtmak istiyordu. Öncellikli isteği dil çalışmalarının bütün Kürdistan'da yürütülmesiydi ve her yerde Kürtçe eğitim vermekti. Her alanda gözüküyordu, akademilerde eğitim veriyordu, bütün hocalarla okul çalışması yürütüyordu" dedi.

(mg)