Erzurum'dan kadınlara 'ortak mücadele' çağrısı
09:05
Nazan Türtük / JINHA
ERZIROM - "Yeni yaşam" sloganıyla HDP ile yola çıkan kadınlardan biri de Erzurum birinci sıra milletvekili adayı Seher Akçınar Bayar. Birçok kurumda insan hakları savunucusu olarak aktif görev alan Seher, HDP'nin "Bütün etnik, dini ve cins kimliklerini kucaklayan bir yapısı" olduğuna değinirken, kadınlara da çağrıda bulunarak, hak ve özgürlük arayışında HDP çatısı altında ortak mücadele yürütme mesajı verdi.
"Yeni yaşam" iddiasıyla yola çıkan ve genel seçimler kapsamında da adayları ile eşit temsiliyeti sağlayarak "kadın partisi" olduğunu kanıtlayan HDP, ezilen kesimleri ortak mücadele çizgisinde buluşturması ile konuşuluyor. Erzurum'da da 6 HDP adayından 4'ünü kadınlar oluştururken, bu adaylardan birisi de 1. Sıra Milletvekili Adayı Seher Akçınar Bayar. Seher, 33 yaşında ve devlet sistemi tarafından dışlananların mücadelesini farklı bloklarda sürdüren bir isim. 1998 yılında Dicle Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nü kazanan Seher, 28 Şubat yönetiminin kalıntısı ve YÖK'ün başörtüsü yasağı nedeniyle üniversite eğitimini yarıda bıraktı. 2013 yılındaki 28 Şubat mağduru öğrenciler içini gelen aftan yararlanarak kazandığı bölüme devam eden Seher, yaklaşık 10 yıldır Diyarbakır'da. İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları ve Mazlumlarla Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) ve birçok sivil toplum kuruluşunda aktif olarak yer alan ve insan hakları mücadelesine birebir dahil olan Seher, İnsan Hakları Araştırma Derneği'nin de kurucuları arasında yer alan bir isim. Evli ve bir çocuğu olan Seher, HDP'nin en güçlü adaylarından.
'Türkiye'ye tek kimliği dayatmak bölücülüktür'
Türkiye'deki ayrımcı ve ötekileştiren yapıyı eleştiren Seher, HDP'nin önlerine koydukları hedefler çerçevesinde artık Türkiye'de demokrasi mücadelesinde önde giden bir parti olduğunu vurguladı. HDP'nin tüm farklılıklara, etnik ve inanç kimliklerine hitap ettiğine dikkat çeken Seher, "HDP Alevi'sinden Sünni'sine, başı açıktan başı kapalıya, Ermeni'sinden Süryani'sine bütün yapıları, sosyalistleri, liberalleri, dindarları kucaklayan bir yerde duruyor" dedi. HDP'nin Türkiye halklarını buluşturması yönüyle de tam olarak bir "Türkiye Partisi" olduğuna değinen Seher, "İktidarın kendisi HDP'ye'Bunlar bölücüdür' diyor. Oysa sadece Türkiye'de tek bir etnik yapı, tek bir dinsel yapı olduğunu iddia etmek ya da Türkiye'nin tek başına sahibi olduğunu iddia etmenin kendisi bölücülüktür" ifadelerine yer verdi.
'AKP iktidarı süresince kadın katliamları artış gösterdi'
Son süreçte de artarak devam eden kadın katliamlarına dikkat çeken Seher, AKP Hükümeti'nin 13 yıllık iktidarı sürecinde kadın katliamları ve kadına yönelik şiddetin de artış gösterdiğini hatırlattı. "Kadın öldürüldüğünde erkek 'tahrik indirimi' adı altında kısa bir sürede serbest bırakılırken, kadın öz savunma hakkını kullandığı için ömür boyu hapse mahkum ediliyor" sözleriyle Nevin Yıldırım'ı anımsatan Seher, en temel ihlal alanı olan yaşam hakkı başta olmak üzere, kadına yönelik her türlü ihlal alanları her an gündemde olduğunu vurguladı. Seher bu konuda da yasalardaki eksikliklere dikkat çekti.
"Haksız tahrik" ve "iyi hal" gerekçeleriyle mahkemelerin erkeklerin cezalarında yaptıkları indirimleri hatırlatan Seher, "Eril zihniyetin hakimleri, savcıları bu şekilde sistemi yürütüyorlar. Ezilen kadın üzerinden sistemi değerlendiriyorlar" açıklamalarında bulundu.
'Her kadın önce bireydir'
Kadının tanımı yapılırken, aile üzerinden yapıldığına işaret eden Seher, "Bir aile sahibi olabilir, bazen anne olabilir, bazen eş olabilir ama her şeyden evvel bir bireydir. Kimliğiyle, duruşuyla, varoluşuyla bir bireydir ve toplumu şekillendiren, değiştiren, dönüştüren bir varlıktır" dedi.
'Kadınlar yaşamın her alanında yer almalı'
Kürt sorununun çözülmesinin de kadın sorununu bitiremeyeceğinin altını çizen Seher, "Sayısal veriler o kadar korkunç ki, böyle bir zeminde kadınların güçlenerek ayakta kalabilmeleri için toplumsal alan ve yaşamın her alanında inşa edici bir pozisyonda yer almaları gerekiyor. Biz HDP olarak bunları önemsiyoruz. Bilhassa Kürt kadınının toplumdaki öncü ruhunun HDP'de de var olacağını düşünüyoruz" sözlerine yer verdi. Toplumun her alanında ve her düzeyinde kadınların yer alması gerektiğine işaret eden Seher, kadınların yönetim mekanizmalarına dahil olmamaları nedeniyle, onlar adına Anayasal düzenlemeler yapıldığına dikkat çekti.
'HDP'nin kadın aday oranı devrim niteliğinde'
Seher, HDP'nin aday listesinin yüzde 48'ini kadınların oluşturduğunu hatırlatırken, bu durumu "devrim niteliğinde" şeklinde değerlendirdi. HDP'nin kadın aday oranının, Türkiye demokrasisi açısından ileri bir boyut olduğuna değinen Seher, şu ifadelere yer verdi: "Biz tüm çabamızı yoğunluklu olarak kadınlara vereceğiz, kadınların yaşam içerisindeki mücadelelerini önemsiyoruz, yönetim kadrolarında olmalarını önemsiyoruz. Özelliklede çözüm süreci dediğimiz süreç içerisinde kadınlar aktif olarak yer almalılar. Çünkü bazen savaş alanlarında bazen sivil zeminlerinde aktif olarak yaşamı var ediyorlar, yaşamı inşa ediyorlar. Böyle bir zeminde biz kadınlar olarak daha güçlü bir şekilde sözümüzü söylemeliyiz, daha güçlü bir şekilde kendimizi ifade etmeliyiz ki, eril zihniyetin var ettiği erkek egemen anlayışını hep birlikte yıkalım. Çünkü kadın özgür olmadan toplum asla özgür olamaz."
(gk/gc)

