Ermeni kadınların yüzyıllık çığlığı - (3) - DOSYA

09:28
DOSYA" class="social-twitter">

Kırımdan geçirilmiş bir halkın barış militanı: Zabel Yesayan

Şehriban Aslan/JINHA

HABER MERKEZİ - Kırımdan geçirilmiş bir halkın içinde hedef haline gelen barış elçisi bir kadın Zabel Yesayan. Yaşadığı dönemde gördüğü tüm savaşlara karşı barışın dilini kullanarak, yazılarında barış çağrılarında bulunan Ermeni kadın yazar Zabel, hem günümüz siyasal süreci bakımından, hem de kadın özgürlük mücadelesi bakımından ilham kaynağı olacak eserler bıraktı ardında.

Cumhuriyet döneminin başından bu yana Türkiye topraklarında yaşayan kadim halklardandır Ermeniler. Ve bu kadim halkın özneleridir Ermeni kadınlar. Ermeni soykırımına canlı tanıklık yapan ve tanıklık ettiği tüm sorunları ve muameleleri realist bir dille romanlaştıran Ermeni kadın yazar Zabel Yesayan, döneminde birçok ilklere tanıklık etmiş bir kadın. Zabel, 1878'te Üsküdar'da doğup büyüdü. Zabel, 1890 yılından 1895'e kadar, İstanbul'da Ermeni çocuklar için anaokulu kurmuş olan feminist Kayiane Madagyan'ın edebiyat salonuna katılır. 17 yaşında ilk şiirini, 25 yaşında ise ilk romanını yayınladı. Üniversiteye giden ilk Ermeni kadın olarak tarih kaynaklarına not düşen Zabel, Paris Sorbonne Üniversitesi'nde Edebiyat ve Felsefe bölümünden mezun oldu. Geçimini sağlamak için Guy de Lignan'ın Fransızca-Ermenice sözlüğünde düzeltmen olarak çalışan Zabel, gazetelerde kadınlar ve yoksulluk üzerine makaleler yayınlar. İstanbul'da edebiyat salonunda tanıştığı İstanbul doğumlu ressam Dikran Yesayan ile Paris'te evlenir, ardından Sofi ve Hrant adında iki çocuğa sahip olur. 1902'de ailecek İstanbul'a dönerler. Ermeni gazetelerinde ilk kadın sayfasını hazırlayan Zabel, hem Ermeni cemaatinde, hem de Osmanlı toplumunda ilk feminist çıkışlarını yaparak, ilk kadın örgütlenmelerinde yer aldı.

Yazdığı gerçekler erkeklerin hedefi haline gelir

Zabel, 1903'ten 1905'e kadar kadınlara hitap ettiği yazılarının çoğunu, tanınmasını sağlayan henüz Türkçeye çevrilmemiş ünlü romanı Isbasman Sırahin'i Meç (Bekleme Odası) yayınlar. İstanbul'da geçinemeyen aile 1905'te Paris'e döner. 1905'te Ermeni aydınlarını yerdiği Geğdz Hancarner (Sahte Dahiler) adlı romanını yayınlamaya başlar ve Ermeni erkek aydınlarının baskısıyla roman yarım kalır. 1908 yılında "Jön Türk Devrimi" olarak adlandırılan olayların ardından İstanbul'a dönen Zabel, birçok kimsenin aksine yaşanan "Jöntürk Devrimine" realist bir gözle bakarak devrime rağmen hiçbir değişimin olmadığını ve durumun daha da kötüye gittiğini görür. Yaşanan olaylara bakış açısıyla halkı açıkça başkaldırmaya ve devrime davet etmeye başlayan Zabel, bu sırada üye olduğu Taşnaksutyun Partisi'nden ise, "partinin kuruluş dönemindeki sosyalist ilkelerden uzaklaştığı" gerekçisiyle ayrılır. Anti militarist duruşu ve dönemin savaş koşulları karşısında barışın çağrıcısı olan Zabel, döneminde "barış" üzerine yazdığı yazılar ile hala anılır.

Küresel savaş ortamında barışın çağrıcısı oldu

1909 yılında bugünkü Adana bölgesinde yaşanan ve "Kilikya Ermeni katliamı" olan katliam, Zabel'i derinden etkiler ve Zabel, katliamın sonuçlarını yerinde tespit etmek üzere kurulan heyetin içinde yer alır. Üç ayını katliamın gerçekleştirildiği bölgede geçiren Zabel, bu izlenimlerini 1911 yılında Türkçe'ye çevrilen iki yapıtından biri olan Averagnerun Meç'te (Yıkıntılar Arasında) toplar. Yapıtında Osmanlı devletini barışa davet eden Zabel, "barış" dilini, Balkan savaşlarında da sürdürür ve okurlarına milliyetçi duygularını bir kenara bırakma çağrısı yapar. Ayrıca katliamın izlerini yerinde inceledikten sonra 11 sayfalık bir rapor hazırlayarak Paris Konferansı'na Ermeni delegasyonu olarak katılan Boğos Nubar Paşa'ya Zabel tarafından sunulan bir rapor da geçtiğimiz yıl tarihçi Ümit Kurt ve gazeteci Alev Er tarafından Paris'teki Nubaryan Kütüphanesi'nde yaptıkları araştırmalar sırasında bulundu. Zabel, Fransa'da "Ligue des femmes pour la paix par l'education"un (Eğitim yoluyla Barış için kadın cemiyeti) üyesidir ve aynı anlayışla "Osmanlı Kadın Dayanışması Cemiyeti" adlı bir dernek kurma girişiminde bulunur.

Sürgün edilen tek kadın Zabel…

1915 yılında sürgün edilerek hemen hepsi katledilen aydınlar listesinde bulunan tek kadın aydın olan Zabel, "234 Ermeni Aydını" listesinden, bir hastanede saklanarak sağ kurtulmayı başaran birkaç kişiden birisidir. Sürgün edildikten sonra Osmanlı görüntüsü ile Bulgaristan'a kaçmak zorunda kalan Zabel, buradan da Bakü'ye geçerek 1917'de Bakü'de bulunan Ermeni mülteci ve yetimlere yardım örgütleme faaliyetleri içerisinde bulunur. 1920'de çocuklarıyla birlikte Kilikya'da yetimhanelerde çalışan Zabel, 1921'de eşinin vefatından kısa bir süre önce döndüğü Paris'te Yerevan (Erivan) dergisinde yazı yazarak ve ders vererek geçimini sağlar. 1937 yılında Stalin kovuşturmaları sırasında Sovyet karşıtı propaganda yaptığı gerekçesiyle tutuklanıp Sibirya'ya sürgüne gönderilen Zabel, 1942 ya da 1943 yılında Bakü cezaevinde tam olarak bilinemeyen koşullar altında yaşamını yitirir. Zabel'in ölümüne ilişkin olarak, boğulduğu iddiaları öne sürülmektedir.

Zulümleri konu alan romanlar yazdı

Günümüzde yaşanan siyasal sürece, kadın özgürlük mücadelesine ışık tutacak eserleri ardında bırakan Zabel, yeni eserlere de kaynaklık ediyor. 1917 Kırım'ındaki olayları "Joğovurti mı Hokevarkı" (Bir Halkın Son Nefesi) ve "Verçin Pajagı" (Son Kadeh) adlı kitaplarında yayınlayan Zabel, 1919'da yazdığı ve 1922'de Viyana'da yayınladığı "Hokis Aksoryal" (Ruhum Sürgünde) romanı ile de sürgünlerde geçen yaşamını özetler adeta. Sovyet Ermenistan'ın destekçilerinden biri olan Zabel, 1923 yılında da "Forces Retraite" (Çekilen Kuvvetler) adlı romanı yazarak dönemin sosyal ve politik koşullarını anlattı. Zabel, 1926-27 yıllarında Sovyet Ermenistan'a ve Rusya'ya gerçekleştirdiği ziyaretleri, "Azadakrıvadz" (Kurtarılmış Prometheus) adlı kitapta yayınlar. 1933'te hükümetin davetiyle Erivan Devlet Üniversitesi'nde Fransız ve Batı Ermeni Edebiyatı dersleri veren Zabel, bu dönemde "Grage Şabig" (Ateşten Gömlek, 1934) ve Türkçeye çevrilen otobiyografisi "Silihdari Bardeznerı" (Silahdar Bahçeleri, 1935) kitaplarını yayınlar.

Osmanlı Ermeni kadınlarının feminizm anlayışlarını yapıtları çerçevesinde ele alan, yapıtlarından seçmelere yer veren ve 2006 yılında derlenen Bir Adalet Feryadı/ Osmanlı'dan Türkiye'ye Beş Ermeni Feminist Yazar adlı yapıt da, hem kadın hem de Ermeni oldukları için resmi tarihin dışına atılan, susturulan kadınların tarihine ışık tutan bir çalışmadır. Derleme eserde, Zabel'e de yer veriliyor.

Yarın: Nefret cinayetleri ile soykırım devam ediyor

(gk/mg)