Women on Waves rotasını Suriyeli kadınlara çeviriyor

18:40

JINHA

İSTANBUL - Uluslararası kürtaj hakkı grubu olan Women on Waves (Dalgalar Üstündeki Kadınlar-WOW), Suriyeli mültecilerle dayanışmak amacıyla sunum eşliğinde basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Dr. Marlies Schellkens, çatışma ortamlarında kadınların yaşadıkları şiddetin görmezden gelindiğine dikkat çekti.

Uluslararası kürtaj hakkı grubu olan Women on Waves (Dalgalar Üstündeki Kadınlar-WOW), Suriyeli mültecilerle dayanışmak amacıyla yapacağı çalışmalar öncesinde Taksim Vardar Palace Otel'de sunum eşliğinde basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda grubun yıllardır gezdikleri ülkelerdeki deneyimlerinin ve kadınların kürtaj hakkına erişimi için verdikleri mücadeleler aktarıldı. Grubun tanıtımın yapıldığı sinevizyon gösterimi ardından Women on Waves üyesi Dr. Marlies Schellkens, çatışma ortamlarında kadınların yaşadıkları şiddetin görmezden gelindiğine dikkat çekerek, Suriye'deki kadınların yaşadıkları şiddetin ve tecavüzün boyutlarının çok korkunç olduğunu dile getirdi.

'Türkiye'de de kadınların kürtaja erişimi engelleniyor'

"Suriye'den kaçma eylemi bile başlı başına tehlikeliydi" vurgusu yapan Marlies, aylarca dünya kamuoyunun Suriyeli kadınların yaşadığı tecavüzü işlediğini belirtti. Asıl meselenin tecavüze uğradıktan sonra gebe kalan kadınların bu gebelikten kurtarılmalarını sağlamak olduğuna işaret eden Marlies, "Bir şeklide kamplarda yaşayan Suriyeli kadınlara ve Türkiye'de yaşayan kadınlara yardım etmeye çalışacağız, çünkü Türkiye' de de kadınların kürtaja erişimi engelleniyor" diye konuştu.

'Yasal olan kürtaj hakkı fiiliyatta uygulanmıyor'

Women on Waves üyesi Hazal Atay ise, Türkiye'de yasal olan ancak fiiliyatta uygulanmayan kürtaj hakkına değinerek, "Türkiye'de kürtajda neredeyiz onu tartışmak gerekiyor. Türkiye'de kürtaj yasal ama devlet yetkililerinin sürekli yaptıkları açıklamalarla kadınlar kürtajın yasak olduğunu düşünüyor" dedi. 2011 yılından beri kadınların kürtaj konusunda üzerlerinde çok ciddi bir baskı olduğunu ifade eden Hazal, 2011 yılında yapılmak istenen uygulamalara, kadınların "Benim bedenim, benim kararım" diyerek itiraz ettiklerini ve hükümetin geri adım attığını hatırlatarak ancak 2011 yılından beri birçok hastanenin keyfi uygulamalarla kürtaj yapmadığına dikkat çekti.

'Hali hazırda olan tıbbi düşük hapları toplatıldı'

Toplantıda, medikal kürtaj ile ilgili bilgiler aktaran Hazal, medikal kürtajın cerrahi kürtajdan daha güvenilir ve erişiminin daha kolay olduğunu vurgulayarak bu yönteme "Tıbbi düşük yöntem" denildiğini ifade etti. Tıbbi düşük yöntemin, Türkiye'de Başkent Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi'nin ortak çalışması ile birçok ilde 260 kadın üzerinde uygulandığını ve tıbbi düşük hapların piyasaya sunulabileceği kararı verildiğini söyleyen Hazal, " 2012 yılında piyasada hali hazırda satılan ilaçlar da Sağlık Bakanlığı'nın aldığı kararla toplatıldı. Tıbbi düşük yönteme Türkiye'de hiçbir şekilde uygulama alanını sağlanmıyor" vurgusu yaptı.

'21 milyon kadın yasadışı koşullarda kürtaj oluyor'

Her yıl 43 milyon kadının kürtaj olduğunu bunlardan 21 milyonunun yasa dışı koşullarda gerçekleştiğini belirten Hazal, "Her yıl 47 bin kadın illegal ve sağlıksız koşullarda kürtaj olduğu için ölüyor. Dünya Sağlık Örgütü de bizim söylediklerimizi söylüyor" dedi. Kamplarda yaşayan kadınların sorunları ile ilgili de konuşan Hazal, kamplarda yaşayan kadınların tecavüz sonrası gebelikten kurtulmayı bilmediklerini, bilseler dahi kadınların, gebeliği sonlandırma erişimine ulaşamadığının altını çizdi. Hazal, kadınlara yardım hattı açtıklarını ve kamplarda görevli olan doktorlarla görüşerek kadınların bilgilenmesini sağladıklarını söyledi.

Sunum soru-cevap kısmının ardından sona erdi.

(ed-dc/mg)