İki buçuk aydır kayıp olan Kevi Elban'ı eşi mi katletti?

09:15

Şilan Özhan/JINHA

SÊRT - Turgutlu'da 13 Şubat'ta eşi ile birlikte yola çıkan Kevi Elban iki buçuk aydır kayıp. En son eşi Süleyman Elban'la birlikte Beşiri-Kurtalan arasındaki köylerde görülen Kevi'nin akibeti bilinmezken kardeşi ve çocukları eşi tarafından katledildiğini belirtiyor. Eşinden uzun süredir şiddet gördüğü öğrenilen Kevi'nin kayıp olmasına ilişkin iki kez Kurtalan emniyetine bir kez de savcılığa "Eşi öldürmüş olabilir" diyerek şikayette bulunan kardeşe ise 'delil yok' cevabı verildi. İHD'ye başvuran Kevi'nin ailesi, kadın örgütlerinden konuya müdahil olmasını istiyor.

Siirt'te 2 buçuk aydır kayıp olan 53 yaşındaki Kevi Elban'ın ailesi, eşi tarafından katledilmiş olabileceğini belirtiyor. Kevi Eşi Süleyman Elban ile yaşadıkları Manisa'nın Turgutlu ilçesinden yola çıkarak Batman'a geldi. Ardından ise Siirt'e doğru yola çıktı.8 çocuk annesi Kevi Elban'dan iki buçuk aydır haber alınamıyor. Anlatımlara göre Kevi Elban yıllarca eşi tarafından şiddete maruz kalmış. Daha önce eşi tarafından iki kez bıçaklı saldırıya uğrayan Kevi'nin korkudan hastaneye gitmediği ve adli bir işlem yapmadığı belirtildi.

'Eşinden yıllarca şiddet görmüş'

Ablası Kevi'den iki buçuk ay haber alamayan Diyaettin Ersu, Kurtalan Emniyet Müdürlüğüne kayıp başvurusunda bulunuyor. Ardından Batman Savcılığı'na da giden Diyaettin, ablası Kevi'nin eşi tarafından öldürülmüş olabileceğini iletiyor ve şikayette bulunuyor. Siirt'in Kurtalan ilçesinde oturan Diyaettin, hem emniyete hem de savcılığına başvuruda bulunduğunu ancak olumlu bir sonuç alamadığını söyleyerek, son olarak İHD Siirt Şubesi'ne başvuruda bulunduğu kaydetti. Ablasının yıllarca eşinden şiddet gördüğünü ancak kendilerinin bundan haberdar olmadığını ifade eden Diyaettin, "Eşi izin vermediği için yıllarca ablam ile görüşemedik. Kendisinin mutlu olduğunu bu yüzden de bize ihtiyaç duymadığını düşünüyorduk" dedi.

'Babasının cenazesine dahi izin vermedi'

Kayıp olayından sonra ablasının büyük oğlu ile görüştüğünü belirten Diyaettin, "Ablamın büyük oğlu bana annesinin babasından sürekli şiddet gördüğünü ancak korkudan bunu çocuklarına anlatamadığını söyledi. Ablamın oğlu bana 'Annemize ne olduğunu bilmiyoruz. Babam öldürdü mü yaraladı mı ne yaptı bilmiyoruz' dedi. Onlar da Manisa Savcılığı'na ve Manisa Emniyet Müdürlüğü'ne başvuruda bulundular" diye belirtti. Diyaettin, yeğeninin babasına annesini sorduğunu bunun üzerine eniştesinin savcılığa giderek 'Oğlum beni dövüyor' şeklinde şikayette bulunduğunu da aktardı. Diyaettin, "2005 yılında babam vefat etti ve bizde eniştemi arayarak ablamı cenazeye göndermelerini istedik ancak farklı bahaneler öne sürerek ablamı göndermedi" dedi.

'Çizdiğim kroki ile ablamın peşine düştüm'

Ablası ve eniştesinin Manisa'dan geldiklerinde uğradıkları yerlerin krokisini çizerek ablasının izini süren Diyaettin konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ben ablamın kayıp olduğunu anladığım zaman, yani 15 Mart'tan itibaren araştırmaya başladım. Nereye gittiklerini nasıl gittiklerini öğrendim. Görgü tanıklarıyla, onları gören kişilerle de konuştum. 13 Şubat'ta Manisa'dan Batman'a yola çıkmışlar. Batman'dan Beşiri'ye bağlı Kaşüstü köyünün Aktaş Mezrası'na gitmişler. Orada konuştuğum görgü tanığı, Aktaş Mezrası'na yürüyerek vardıklarını, ablamın oraya vardıklarında çok bitkin olduğunu söyledi. Görgü tanığı ablamı yorgun görünce yardım etmek istemiş ve arabasıyla onları Kaşüstü köyü yolundan Beşiri'ye bağlı Değirmenüstü köyüne götürmüş. Görgü tanığı enişteme adını sormuş ama eniştem adını söylememiş sadece 'buralıyım' demiş. Buda bizim dikkatimizi çekti. İsmini söylemekten neden çekindiğini merak ediyoruz."

'Ablamı iki köy arasında öldürdüğünü düşünüyoruz'

Değirmenüstü köyünden sonra yollarına yürüyerek devam ettiklerini öğrendiğini belirten Diyaettin, "Buradan Kurtalan'a bağlı Ergüven köyüne gitmişler. Orada eniştemin halasının oğlu oturuyor. Oraya gittiklerini öğrendiğim zaman oraya gidip halasının oğluna eniştemle ablamı görüp görmediğini sordum ama ikisini de 20 yıldır görmediğini söyledi. Sonra yengesinden öğrendim ki eniştem oraya gitmiş ama gittiğinde tek başınaymış. Oradan da Kurtalan'a yine tek başına gitmiş. Ablamı nereye götürdüğünü ya da ne yaptığını bilmiyoruz. Ama ne olduysa Değirmeüstü köyü ile Ergüven köyü arasında olduğunu biliyoruz" sözlerini ifade etti. Eniştesinin ablasını öldürdüğünden şüphelendiklerini kaydeden Diyaettin, "Ablamı öldürüp nehre attığını ya da iki köy arasında bir yere gömdüğünü düşünüyoruz. Bunu bize düşündürten şey ise ablamı sürekli dövüyor olması" diye belirtti.

'Savcı iki ifade arasındaki çelişkileri göremiyor mu?'

Batman Savcılığı'na iki kere eniştesinin ablasını öldürdüğü gerekçesiyle şikayet dilekçesi verdiğini ifade eden Diyaettin, "Savcılığa iki kere dilekçe verdim, bir kere de savcıyla yüz yüze görüştüm. Bütün bildiklerimi, öğrendiklerimi, görgü tanıklarından duyduklarımı savcılıkta anlattım, daha önce ablamın şiddet gördüğünü de söyledim ama savcı buna rağmen hala benden delil istiyor. Ablamın cenazesini kendi imkânlarımla bulduğum zaman, ona götürdüğüm zaman mı harekete geçecek merak ediyorum. Eniştemden alınan ifadeye göre ablamı kendi babasının köyü yakınında bulunan caddeye bırakmış. Ama şimdiki ifadelerinde ise benim Kurtalan'daki evime bıraktığını söylüyor. Eğer savcı da bu yalana inanıyorsa, iki ifade arasındaki çelişkileri görmüyorsa benim artık ona da söyleyecek bir şeyim yok" dedi.

Kadın örgütlerine çağrı: Harekete geçin

Her gün Kurtalan Emniyet Müdürlüğü'ne gidip bir gelişme olup olmadığını soran Diyaettin, hiçbir gelişmenin olmadığını kaydetti. Başbakan Ahmet Davutoğlu'na dilekçe yolladığını da belirten Diyaettin, dilekçesine dair hiçbir sonuç alamadığını aktardı. Her yere başvurduğunu ancak hiçbir yerden sonuç alamadığını kaydeden Diyaettin, "Peki ben başka nereye gideyim, nerden yardım isteyeyim, hakkımı nerde arayayım bilmiyorum. Buradan tüm medyaya, kadın örgütlerine ve diğer tüm yetkililere seslenmek istiyorum. Bir an evvel bu konuya ilişkin bir şeyler yapılmasını, insanların bunu duymasını ve seslerini yükseltmesini istiyorum. Annemin de, benim de diğer ağabeylerimin de artık sabrı kalmadı" diye kaydetti.

(mg)