Selene Verri: Avrupa'da model olacak kadına özgü bir anayasa yok
09:12
Beritan Elyakut-Zehra Doğan/JINHA
AMED - Avrupa feminist hareketinden Selene Verri, Avrupa'da kadın örgütlülüğüne ilişkin "tıpkı bir kapalı kutu gibi" benzetmesinde bulanarak, kadınların Ortadoğu ve dünyada kadınların yaşadığı hak ihlallerine karşı güçlü bir örgütlülük gösteremediğini söyledi. Selene, "Temel sorun, kadınların başka kadınlara karşı düşman olmasından kaynaklanıyor. Kadınlar dayanışma yerine, daha iyi maaş almak, daha yüksek konumda olmak, televizyona çıkmak gibi şeyler için yarış haline girerek sistemi kabul etmesi eril zihniyeti güçlendiriyor" dedi.
Seçim sürecini izlemek ve HDP'ye destek vermek adına Kürdistan'a gelen Lyon Kürt Halkını Destekleme Komitesi'nden Feminist aktivist Selene Verri, Avrupa'da bulunan kadın hareketlerinin örgütlülüğü ve Avrupa'da devam eden ekonomik krizle beraber kadınların maruz kaldığı temel hak ihlallerine ilişkin konuştuk. Avrupa Parlamentosunun özelde kadınlara dönük hazırladığı bir anayasanın olmadığını ifade eden Selene, "Krizle beraber kadınlar daha çok mağdur ediliyor. İşverenler kadınların hamileliğini gerekçe göstererek, kadınların istihdam etmesine engel oluyorlar. Kadınlar için işsizlik oranı, erkeklerden fazlalaşıyor. Kadınlar ucuz iş gücü olarak görülüyor, birçok işveren kadının geçimini dahi sağlayamamağı derecede düşük ücretle kadınları köle gibi çalıştırıyor" diye konuştu.
'İtalya'da kürtaj sorunu önümüzde engel olarak duruyor'
Avrupa'da din sorunun da büyük bir tehlike olarak karşılarında durduğuna vurgu yapan Selene, "Dine karşı değilim, bütün inançlara saygı gösteren bir ülke yanlısıyım ama şu anda sadece Avrupa'da değil her yerde aşırıcılık yükseliyor. Bu nedenle farklı dinlere sahip aşırıcılar tarafından karşımıza çıkabiliyorlar" şeklinde konuştu. İtalya'da kürtajla ilgili büyük sorunların olduğuna dikkat çeken Selene, 1970'li yıllarda kürtajın yasal olarak yapılmasının kabul edildiğini söyledi. Selene, "Yasaya göre bir doktor, yani bir jinekolog, inanç nedenleriyle kürtaj yapmayı reddedebilir ve şimdi kürtaj yapmak isteyen jinekologlar her gün daha da azalıyor. Aslında bu doktorlar devlet hastanesinde kürtaj yapmıyorken, özel hastanede yapıyorlar. Bunun nedeni ise devlet hastanesinde bu prosedür için çok iyi bir maddi karşılığın verilmemesinden kaynaklanıyor" dedi.
'Temel sorun kadınların yarış halinde olması'
Göçmenler için kürtajın daha büyük sorun teşkil ettiğine vurgu yapan Selene, bazı göçmenlerin fakir ve okumamış olmamalarından kaynaklı ayrımcılığa maruz kaldıklarını söyledi. Avrupa'ya gelen göçmenler arasında kadınların çoğunlukla ev işçisi olduğunu dile getiren Selene, "Her şey giderek daha da kötüye gidiyor. Fakat buna karşı örgütlü bir duruş yok. Temel sorun, kadınların başka kadınlara karşı düşman olmasından kaynaklanıyor. Kadınlar dayanışma yerine, daha iyi maaş almak, daha yüksek konumda olmak, televizyona çıkmak gibi şeyler için yarış haline girerek sistemi kabul etmesi eril zihniyeti güçlendiriyor" diye konuştu.
'İtalya'da kadına dönük şiddet daha fazla'
Avrupa'da çok sayıda feminist grup olduğunu ve birçoğunun farklı görüşleri savunduğunu dile getiren Selene, Avrupa'da kadına dönük psikolojik şiddetin olduğunu ve bu nedenle feministlerin psikolojik danışma alanlarıyla daha çok uğraştıklarını ifade etti. İspanya'da kadına karşı şiddete karşı büyük bir kampanyanın birkaç yıl önce hayata geçirildiğine değinen Selene, İtalya'da kadına dönük şiddetin daha fazla olmasına rağmen bir kampanyanın hayata geçirilmediğini belirtti. Fransa'nın feministlerin çoğunlukta olduğunu dile getiren Selene, "Fransa feminist bir ülke olarak görünüyor ama bu doğru değil. Çeşitli eşitsizlikler var, bir sürü şiddet var ve özellikle bunun kabul edilmesi söz konusu oluyor. Kadınlar, kariyeri olabildiği için özgür olduklarını düşünüyorlar ancak bu yeterli değil. Daha ideolojik bir zeminin hazırlanması gerekiyor" dedi.
'Erkekler de ayrımcılığın farkına varmalı'
Selene, Avrupa'da ve Fransa'da yapılması gereken en önemli değişimin, erkeklerin sistemin kendileri için de iyi olmadığını anlamalarını sağlamaktan geçtiğinin vurgusunu yaparak,"Bu sistemden gerçekten faydalanan erkeklerin sayısı aslında çok az ve sistemden faydalanmak için sisteme adapte olmak gerekiyor. Sisteme adapte olmak demek kendine karşı şiddet ve baskı yapmak demektir ve bence ilk şiddet bu zihniyetten geçer" şeklinde konuştu.
'Sağcılar giderek çoğalıyor'
"Avrupa'da kadın çalışmalarını daha çok STK'lar hayata geçiriyor" diyen Selene, Avrupalı kadınların örgütlülüğünü, "tıpkı bir kapalı kutu gibi" sözleriyle tanımlayarak kadınların Avrupalı kadınların sorunlarına sıkışıp kaldığını ifade etti. Selene son olarak 700 göçmenin Akdeniz'de boğularak yaşamını yitirmesine dikkat çekerek, yaşanan trajedinin ardından dahi sağcı hareketin güçlendiğinin vurgusunu yaptı. DAİŞ çetelerinin Kobanê'ye saldırmasının ardından Avrupa'da genel olarak Kürdistan'daki kadınlara ve Kürtlere dönük bir algı oluştuğunu kaydeden Selene, "Kürtler, özellikle Avrupa'da çok bilinmiyordu ama şimdi bilinmeye başladılar. Bir medyatik etki yaşandı. Bir andan YPJ kadınlar kahraman oldu. Bütün bu trajedi, bütün bu korku ortamında, en az bu savaş, Kürdistan kadınları konusunda Avrupa'daki insanların vicdanlarına bir etki oldu" dedi.
(fk)
